Özgün bir deneyim: “Bakü Komünü”

Tarihçi Ronald Grigor Suny’nin “Bakü Komünü” isimli eseri, kozmopolit bir petrol ve işçi kenti olan Bakü’de Paris Komünü’nden esinlenerek ilan edilen ve son derece özgün bir deneyim olan Komün’ü en ince ayrıntılarıyla okuyucuya sunmakta. Aras Yayıncılık etiketiyle raflarda yerini alan kitap, Kudret Emiroğlu tarafından Türkçeleştirildi.

Bir asrı geride bırakan Ekim Devrimi üzerine yapılan yeni çalışmalar, Devrim’in bir merkezden başlayarak çevreye yayıldığı şeklindeki geleneksel algıyı önemli ölçüde kırmış bulunuyor.

Ronald Grigor Suny’nin 1972 tarihli “Bakü Komünü” kitabı bu açıdan öncü bir eser olarak kabul ediliyor.

Suny, Bakü Komünü’nde yalnızca çevreden bir bakışla Ekim Devrimi’nin bütünlüğüne katkıda bulunmakla kalmıyor, aynı zamanda devrim tarihi içinde son derece özgün bir deneyim olan Bakü Komünü’nü gölgeden aydınlığa çıkarıyor.

Suny, Bakü’nün bütün çelişkileri ve işçi hareketinin kendine has özellikleriyle birlikte işçi hareketi için nasıl önemli bir merkez haline dönüştüğünü gösteriyor.

Rusyalı, Ermeni, Müslüman gibi farklı gruplardan emekçilerin bir arada yaşadığı kozmopolit bir petrol ve işçi kenti olan Bakü’de Bolşevik Isdepan Şahumyan’ın önderliğinde, Paris Komünü’nden esinlenerek ilan edilen Komün’ün başardıkları ve karşılaştığı sorunlar, toplumsal hareketler açısından çıkarılabilecek pek çok kıssaya zemin oluşturuyor.

Siyasal tarihte nadir rastlanan bu ‘demokratik ve barışçıl geçişi’ Suny en ince ayrıntılarıyla okuyucuya sunmakta.

“Bakü Komünü” aynı zamanda, Kafkasya’nın kavgalı iki halkı –Ermeniler ve Azerbaycanlılar– arasındaki gerilimlerin tarihsel arka planına dikkat çekmesi açısından da dikkat çekiyor.

Künye

Kategori: Tarih
Dili: Türkçe
Çevirmen: Kudret Emiroğlu
Özgün dili: İngilizce
Editör: Lora Sarı, Onur Koçyiğit
Kapak tasarımı: Melisa Arsenyan
Baskı bilgileri: 1. Baskı, Temmuz 2019

Arka kapak

Şehirdeki istikrarsız siyasal denge ve şehir dışındaki düşman köylü sınıfı dikkate alınınca Sovnarkom’un giriştiği askeri harekat ancak hata olarak değerlendirilebilir. Bolşevikler dört aylık dönem içinde sosyalist ekonomi kurmak istediler ve şehirde ve taşrada kendi tabanlarını güçlendirmeden savaşa giriştiler. Şahumyan’ın karşılaştığı diğer zorluklar, askeri girişimin başarısızlığından kaynaklanıyordu. İşçilerin memnuniyetsizliği, yiyecek seviyesi açlık derecesine kadar düşünce arttı. Düzenli Türk birlikleri Azeri ulusçularla Kızıl Ordu’ya karşı birleşince şehir halkını felç eden bir korku sardı ve bu korkuyla İngilizlerin uzattığı halata tutundular. Bolşevikler sovyete İngilizlerin İran’daki küçük kuvvetleriyle Bakü’ye yeterli yardımda bulunamayacağını söylerken haklıydılar, fakat Temmuz ortasında durum o hale gelmişti ki, artık işçiler ve sovyetteki temsilcileri merkezi Rusya’dan gelecek yardımı bekleyebilecek sabrı gösteremiyorlardı.

Marx’ın tavsiyesi, 1871 Paris’i için ne kadar yerinde olmuşsa da Bakü Komünü’nün felaketi oldu. Bolşevikler burjuvazinin ekonomik gücünü kırmayı ve devlet iktidarını ellerine geçirmeyi becerdiler. Ama “Versailles”a karşı savaş kaybedildi ve bu savaşta işçiler morallerini yitirdiler. Ve onların kopuşu yalnız Bolşeviklerin yenilgisini değil, bütün sosyalistlerin ve şehrin kendisinin yenilgisini getirdi. Nihai zafer ulusçularındı.

Ronald Grigor Suny hakkında

Michigan, Chicago ve daha pek çok üniversitede tarih dersleri verdi. Ünlü Ermeni kompozitör ve etnomüzikolog Krikor Mirzayan (Mirzoev) Süni’nin torunudur.

Uzmanlığını Sovyetler Birliği’nde Rus olmayan halklar üzerine yapmış olan Suny, “The Baku Commune, 1917−1918: Class and Nationality in the Russian Revolution” ve “The Making of the Georgian Nation” gibi daha pek çok kitap yazdı.

Suny, Stalin’in gençliği ve Sovyetler sonrası Rusya üzerine kitap çalışmalarını sürdürüyor.

Suny’nin 1993 yılında basılan ve modern Ermeni kimliği ve milliyetinin inşasını incelediği “Looking Toward Ararat: Armenia in Modern History” kitabı, 2015 yılında Aras Yayıncılık tarafından “Modern Tarihte Ermenistan: Ararat’a Bakmak” adıyla yayımlandı.

Ermeni Soykırımı üzerine son yıllarda yayımlanan en önemli çalışmalardan biri olan “They Can Live in the Desert but Nowhere Else” adlı kitabı (2015) ise Aras Yayıncılık tarafından 2016’da, “Ancak Çölde Yaşayabilirler” başlığıyla çevrildi.

Kaynak: KARINCA

İlginizi çekebilir