‘Nobel Ekonomi Ödülü’ iklim değişikliği ekonomisinin babası Nordhaus’un

Nordhaus’un ödülü alması iklim değişikliği mücadelesinde yer alan herkesi hem meselenin yaygın şekilde görünür olması hem de bu alanda çalışanlara kıymet verilmesi açısından heyecanlandırdı.

William Nordhaus, 77 yaşında. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü mezunu. Yale Üniversitesi’nde çevresel ekonomi alanında çalışan bir profesör.

İklim değişikliği ve ekonomi arasındaki etkileşimi tanımlayan “ilk nicel modeli” ortaya koymasıyla biliniyor.

İklim değişikliğinin sonuçlarını uzun dönemli makroekonomik analizlerle birleştirdiği çalışmasıyla bu yıl Nobel Ekonomi Ödülü’nün sahiplerinden biri oldu.

İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi de açıklamasında, Nordhaus’un fosil yakıt kullanımının iklim üzerindeki etkisiyle ilgili 1970’li yıllarda başladığı çalışmaları sonucunda, 1990’lı yılların yarısında ekonomi ve iklim arasındaki karşılıklı etkiyi açıklayan entegre değerleme modelini geliştiren ilk kişi olduğunu vurguladı.

Ödülü aldığının açıklanmasının ardından uluslararası medyada sanırım yüzlerce haber ve makale çıktı. Business Insider’daki haber, Nordhaus’un “iklim değişikliği ekonomisinin babası” olarak kabul edildiğinden bahsediyordu.

Nordhaus, iklim değişikliğiyle mücadele için dünya genelinde karbon emisyonlarına vergi getirilmesi önerisini getirmişti. Buna göre, vergiler yoluyla, havayı, suyu, toprağı kirletenler, insanların ve diğer canlıların üzerine saldıkları emisyonların bedelini ödeyecek. Emisyonları kısmak için devlet düzenlemesi yerine vergi yönteminin kullanılmasıyla, şirketler hava kirliliğini azaltmak için yenilikçi yollar geliştirmeye teşvik edilecek.

Karbon fiyatlandırma, hem iklim değişikliği ile mücadele hem de sürdürülebilir büyüme tartışmalarının odağındaki bir mesele.

Bu yıl Fransa’da iklim finansmanı politikaları üzerine çalışan İklim Ekonomisi Enstitüsü’nün yaptığı bir çalışmaya göre, dünyada çok az sayıda idari bölgede açık bir karbon fiyatı uygulanıyor. Nisan 2018 itibariyle 46 ülke ve 26 eyalet/şehir karbon vergisi ve Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) içeren karbon fiyatlandırma politikalarını benimsemiş. Ancak, karbon fiyatlandırma politikalarını benimseyenlerin sayısı giderek artıyor. Karbon gelirleri hem çevre hem de ekonomi için giderek daha önemli hale gelen bir finansman aracı…

Akademi açıklamada, Nordhaus’un geliştirdiği modelin teorilerle fizik, kimya ve ekonominin deneysel sonuçlarını entegre ettiği ve bugün ekonomiyle iklim alanlarında nasıl birlikte ilerleneceği, karbon vergileri gibi alanlardan iklim politikaları uygulamalarının sonuçlarını değerlendirmeye imkan sağladığı ifadelerine yer verildi.

Nordhaus, kazandığı ödül nedeniyle düzenlenen toplantıda, “İnsanlığın daha az karbon üretmesi tamamen mümkün. Emisyonlarımızı düşürmeye bir kere başlayınca, bunun aslında tahmin ettiğimiz kadar zor olmadığına şaşıracağız. Politikalar bilimin ve yapılması gerekenin çok fazla geride kalıyor” dedi.

Akademi, bu yılki ödüllerle ilgili açıklamasında şu notu da düşmeyi unutmamış:

“Bu yılki ödülü alanlar kesin cevaplar ortaya koymaz ancak elde ettikleri bulgular, sürdürülebilir küresel ekonomik büyümeyi nasıl başarabileceğimize dair soruları yanıtlamaya çok daha yakınlaştırdı.”

İşin ilginç yanı, Nordhaus’un ödülü kazandığının açıklanması, tam da Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) 6 binin üzerinde bilimsel çalışmayı inceleyerek hazırladığı ve önemli tespitler içeren “1,5ºC Küresel Isınma Özel Raporu”nun açıklanmasından neredeyse saatler sonra gerçekleşmesiydi.

Bu rapor, sadece hükümetleri veya bilim insanlarını ilgilendirmiyor. Endüstri Devrimi’nden itibaren gezegenin doğal eşiklerini bir hayli zorlamış durumdayız. Eğer küresel ısınmayı 1,5ºC’nin altında tutmayı başarmak ve yeryüzündeki tüm canlılar için yaşanabilir bir gelecek istiyorsak, iklim krizine karşı harekete geçmek veya geçmemek arasında bir seçenek bulunmuyor. Olması gereken belli. Bugünden başlayarak fosil yakıtların olmadığı bir geleceği inşa etmek için hızlanmak gerekiyor.

Raporun politikacılara yönelik bölümünde özetle:

“İnsan faaliyetleri, sanayi öncesi döneme göre yaklaşık 1°C’lik bir küresel ısınmaya sebep oldu. Bu artış hızı aynı şekilde devam ederse, küresel ısınma büyük ihtimalle 2030-2052 yılları arasında 1.5°C’ye ulaşacak. 1.5°C’lik bir artışta, doğa ve insanlar üzerindeki iklime ilişkin riskler, şimdikinden daha yüksek ama 2.0°C’lik artıştan ise daha az olacak.

Küresel ısınmanın doğa ve insanlar üzerindeki etkileri şimdiden gözlemlenmeye başladı. Birçok karasal ve okyanus sistemiyle bu sistemlerin sağladığı hizmetler halihazırda küresel ısınma yüzünden değişti.

İklim modelleri, günümüz ile 1.5°C ve 1.5°C ile 2.0 °C artış arasında çok kuvvetli değişiklikler ortaya çıkacak. Karasal ortalama sıcaklıklar, insanların yaşam alanlarında görülen aşırı sıcaklıklar, bazı bölgelerde kuraklık ve yağış azlığı ihtimallerinde büyük artışlar bunlardan sadece birkaçı.”

Nordhaus’un ödülü alması, iklim değişikliği mücadelesinde yer alan herkesi hem meselenin daha yaygın şekilde görünür olması hem de bu alanda çalışanlara kıymet verilmesi açısından heyecanlandırdı.

E tabi, iklim değişikliğiyle ekonomi arasındaki ilişkiyi doğrudan ortaya koyan bir çalışma Nobel alınca, hala bu ilişkinin kritikliğinin farkına varamamış klasik iktisatçılar da durur mu? Hemen ortaya çıktılar.

Bazı iktisatçılar, Nordhaus’un çalışmasının “çok ısrarcı” olduğunu, insanlığın iklim değişikliği tehdidiyle başa çıkabilme yeteneğini tehlikeye attığını iddia eden deli saçması açıklamalar yaptılar. Aslında, kimin ne dediğinin belli bir noktadan sonra çok da anlamı yok sadece geçtiğimiz birkaç ay içinde dünyanın pek çok noktasında meydana gelen aşırı hava olaylarına bağlı felaketler meselenin ne derece kritik olduğunu görmeye yeter de artar bile…

Science dergisinde çıkan makalede, çevresel ekonomi üzerine çalışanlar, Nordhaus’un çalışmalarının “iklim değişikliğiyle yüzleşmeye yönelik ilk adım” olduğunu söylüyor ki, haksız sayılmazlar. Hiç şüphe yok ki, bundan böyle iklim değişikliğini her geçen gün daha fazla konuşacağız…

Kaynak: Artı Gerçek – Pelin Cengiz

İlginizi çekebilir