NİYET DEMOKRASİYİ Mİ KORUMAK YOKSA BİR ÜLKEYİ Mİ İŞGAL ETMEK?- Mustafa Durmuş

Venezüella’ya karşı Trump’ın öncülüğünde yürütülen ve Latin Amerika’nın bazı gerici devlet yönetimlerinin de açıktan desteklediği savaş giderek tırmanıyor.

En son, kendisini devlet başkanı ilan eden muhalefet lideri Guaidó Kolombiya ordusunun da yardımıyla ülkeden kaçtı ve Kolombiya’ya sığındı. Bununla da kalmadı ABD’ye, kendi ülkesine karşı askeri müdahalede bulunması için çağrıda bulundu (1).

Bu arada ABD Başkanı Trump’ın Venezüella’nın seçilmiş başkanını devirmek için neden bu denli istekli ve gayretli olduğuna ilişkin değerlendirmeler de birbiri ardına geliyor.

ABD’de yerleşik önemli bir kuruluş olan Kamu Bankacılığı Enstitüsü’nün (PBI) Başkanı Ellen Brown’a göre (2), Venezüella’ya karşı açılan ekonomik savaşın ve ülkenin fiilen işgal edilmek istenmesinin tek nedeni bu ülkenin dünyanın en geniş petrol rezervlerine sahip bulunması ve ABD’li petrol şirketlerinin bu alandan bir süredir çıkartılmış olması değil.

Banka kamulaştırmaları finans kapitali rahatsız etti

Ayrıca Chavez’den bu yana bankacılık alanında yapılan devrim niteliğindeki millileştirmeler ve kamulaştırmalar da bu ülkeye karşı açılan savaşta önemli bir rol oynuyor.

ABD finans kapitali ve ülkedeki işbirlikçiler bu devrimden rahatsızlar, çünkü Chavez 2010 yılında bankacılık hizmetlerini zorunlu kamu hizmeti olarak ilan etti. Ardından Hükümet özel ticari bankaları özel sermaye lehine kurtarmayı reddetti. Tersine bu bankaların birçoğunu kamulaştırdı, toplumsallaştırdı.

Öyle ki toplam banka mevduatlarının yüzde 12’si büyüklüğünde mevduata sahip 7 bankayı kamulaştırıldı. Ayrıca en az 16 bankacı tutuklanırken, ülkeyi terk eden 40’dan fazla bankacı için yolsuzluk suçlamasıyla tutuklama kararı çıkartıldı. Böylece 2011 yılı sonunda ülkede banka sayısı 59’dan 37’ye düştü. Kamuya ait bankaların aktiflerinin toplam bankacılık aktifleri içindeki payı 2011 Mart ayı itibarıyla yüzde 35’e kadar yükselirken, yabancı bankaların payı yüzde 13,2’ye geriledi.

Yani petrol (enerji) ve finans alanında ABD’li çok uluslu şirketlerin çıkarlarının zedelenmesi ülkeye karşı açılan savaşta etkili olan en önemli ekonomik faktörler.

Anti- kapitalist deneyimler korkutuyor

Kuşkusuz bu nedenlerin yanı sıra öne çıkan bir de politik neden var. ABD’nin dibindeki bir başka ülkede yaşanan anti-kapitalist bir düzen kurma girişimi hem diğer Latin Amerika halklarını etkiliyor, hem de ABD’de sosyalist düşüncenin (özellikle de gençler arasında) giderek yaygınlaşmasına yardımcı oluyor. ABD sermayesi ve Sağı bundan son derece rahatsız.

Kısaca, büyük küresel medya kuruluşlarının ülkede olup bitene ilişkin olarak yaydıkları yanlı ve kirli enformasyon gerçeği yansıtmıyor.

Uluslararası finans kapitalin, petrol şirketlerinin, Batılı emperyalist devletlerin ve onların Venezüella’daki yerli işbirlikçilerinin ülkede demokrasiyi korumak ya da kurmak gibi bir niyetleri yok. Başta Venezüella olmak üzere Latin Amerika’da emperyalist –kapitalist sömürüyü sürdürmek için bağımsız bir ülkeyi işgale hazırlanıyorlar.

Brezilya’da Bolsonaro’nun bazı Batılı devletlerin desteğiyle iş başına getirilmesinin ardından Venezüella’ya karşı saldırının hızlandırılması tesadüf değil. Tıpkı bir zamanlar Irak’ın savaşla parçalanarak işgal edilmesinin ardından, sıranın Suriye’ye gelmesi gibi… (25 Şubat 2019)

Dip notlar:

(1) “Venezuela crisis: Colombia border points closed amid aid stand-off”, https://www.bbc.com/news/world-latin-america (23 February 2019).
(2) https://www.truthdig.com/…/the-venezuela-myth-keeping-us-f…/ (7 February 2019).

İlginizi çekebilir