Mezopotamya’yı Tuvallerde Yaşatıyor

Adı Gökhan Aslan, Diyarbakırlı bir ressam. Ankara Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun olduktan sonra kendi atölyesinde resim yapmaya başladı. 20 yıldır resim çizen Aslan’ın en büyük esin kaynağı tarih.

Diyarbakır sokaklarını gezerek, tarihi eserlerin üzerindeki sembolleri fotoğraflayan Aslan, bu sembolleri tuvallerde yaşatıyor. Amerika’nın Sesi’ne konuşan Aslan, ”Benim esin kaynağım Diyarbakır’ın surları, kiliseleri, köprüleri, camileri oldu. Taş olarak gördüğümüz bütün olgular oldu. Aslında bölgenin geneli böyle bir yapıya sahiptir. Mardin, Diyarbakır ta Kars’a kadar taş yapıya fazlasıyla sahip bir bölgedir. Taş yapı olduğu için taşları oyarak hem sanatsal yapılar ortaya çıkarmışlar hem de koruma amaçlı yapmışlar. Bu aslında bugüne ait bir şey değil çocukluğumdan kalmadır. Dolaştığım her an bakmama rağmen görmüş olduğum yeni bir figür ile karşı karşıya kalabiliyorum. Bu da tabii beni etkiler çünkü ben buradan bir insanım. Gözüme çarpan sembolik kabartmalar ben de bir takım fikirler oluştu, acaba bunu aktarabilir miyiz resme? 2008 ve 2010 yılları arasına fotoğraf makinamla Sur bölgesini gezdim. Neredeyse ev ev sokak sokak gezdim ve çok sayıda kabartma buldum. Bunların tamamını kendi arşivimde halen de saklıyorum. Bunları gün be gün tablolara aktarmaya çalışıyorum. Figürlerin tamamına ait bilgiye sahip değilim. Bunula ilgilenenlerin biraz daha veri elde etmeleri taraftarıyım” dedi.

Sembolleri birçok eserinde kullanan Aslan, son olarak ‘Akrep Terbiyecisi’ adını verdiği bir tablo yaptı. Tabloda değişik sembollere yer verdiği belirten Aslan, ”Bölgemize 29 medeniyet gelmiş her gelen medeniyet bu bahsettiğimiz yapılara bir takım semboller simgeler bırakmış. Belki onların savaş ruhunu anlatmış, belki dünyaya bakış açısını anlatmış, belki kültürünü anlatmış, aşkını anlatmış… Arkamda gördüğünüz tablonun ismini akrep terbiyecisi koydum. Çalışmanın merkezinde elinde akrep tutan bir figür var. Bunu Diyarbakır’daki akrep burcundan aldım. Burcun merkez denecek bir yerinde bu figür var. Onu bayağı bir inceledim. Sanırım bölgemizde akreplerin fazla olmasından dolayı, akrep sokmaları çok oluyor. İnsanlar arasında bunu tedavi eden kişiler çıkmaya başlamış. Bu biraz da onunla alakalı bir şey. Burada bir iki figür var, mesela Hitler Almanya’sını sembolize edem gamalı haç var. Birçok insan bunu görünce şaşırıyor, ‘bu o‘mu?2 diye soruyorlar. Belki birkaç bin yıl önce surlara nakşedilmiş. Ya da Yahudileri sembolize eden kimi figürler var. Onlardan önce var olan şeylerdir. Diyarbakır surları ilk önce tapınak olarak kullanılmış. Keçi Burcu özellikle buna çok güzel bir örnektir. Güneş tapınağı olarak kullanılmış” şeklinde konuştu.

Aslan’ın tablolarından birinde 2007 yılında öldürülen Ermeni gazeteci Hrant Dink konu edilmiş. Dink’i yerde yatarken resmeden Aslan, cesedin üzerine de, Kürt medyasına ait gazeteleri çizmiş. Aslan bu resimde, Dink’le birlikte, öldürülen Kürt gazetecilere de gönderme yapmak istediğini söyledi.

Aslan’ın tuvallere aktardığı tarihi eserlerin bazıları artık yok. Bu eserler Sur’daki çatışmalarda yok oldu. Aslan, bununla ilgili duygularını şöyle açıklıyor: ”Yıkımdan sonra bir sene oraya gitmek istemedim. Orası halen yüreğimizde yaradır.“

Kaynak: Amerika’nın Sesi

 

İlginizi çekebilir