Kente karşı suç işlememiş isimler adayımız olmalı – Canan Kaftancıoğlu

CHP’de yerel seçim öncesi birçok adayın ismi, kulislere yansırken en çok İstanbul’da yarışa girecek adayın ismi merak ediliyor. Zira İstanbul, kritik öneme sahip.

Birgün’ün bu haftaki Pazartesi Söyleşisi’nin konuğu ise CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu oldu. Yaşar Aydın’a çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Kaftancıoğlu, Büyükşehir Adayı’nın ‘son dakika’ açıklanmayacağını dile getirdi. Kaftancıoğlu, “Erken açıklayacağız. Net bir tarih vermesem de kasım sonuna kadar İstanbul adaylarımız sokaklarda dolaşacaklar. Geçen seçimlerde adaylar son gece değişti. Bu defa böyle bir duruma izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

“Öncelikle söyleyeyim aday değilim. İkincisi isimlerle hiç ilgilenmiyorum” diyen Kaftancıoğlu, devamında şu ifadeleri kullandı: “Üsküdar bu yerel seçimlerde CHP’nin alacağı belediye. Küçükçekmece, Eyüp, Bayrampaşa, Sancaktepe, Esenyurt alacağımız ilçelerden biri. Bir ilçe daha var onu ilerleyen günlerde açıklarım.”

İl başkanı seçildiğinizde “İstanbul’dan geldiler İstanbul’dan gidecekler, İstanbul nefes alacak, Türkiye nefes alacak” demiştiniz. İddianız sürüyor mu?

Elbette. Göreve geldiğimizin birinci haftasından başlayarak çalışmaya başladık. Arada hepimizin bildiği ve sonuçları ile yüzleşmeye devam ettiğimiz 24 Haziran seçimleri yaşandı. O tarihe kadar tüm çalışmalarınız yerel seçimlere yönelikti. Zorunlu bir ara verdik. 24 Haziran baskın bir seçimdi ve hazırlıksız yakalandık. Seçim sonrası partide yaşananlar, travmanın uzun sürmesine yol açtı. Ama toparlandık. 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere hazırız. Siyaset, bir iddia koyma işidir. Ama bu iddianın altı dolu olmalı. Göreve geldiğimizden bu yana İstanbul’daki yerel seçimlere hazırlanıyoruz. İlk andan itibaren yerel seçimlere odaklandığımız için hazırız ve sözümüzün arkasındayız.

Nasıl bir hazırlık süreci yaşadınız? Hangi noktaya geldiniz?

Başarı inanmak ve çalışmaktan geçiyor. Ama planlama da en az diğer ikisi kadar önemli. Yerel seçimlere giderken önce örgütümüzü hazırlamalıyız düşüncesiyle örgütsel birtakım hamleler yaptık. Daha çok teknik hazırlıklar şeklinde geçti. Örgütümüzün boyutu, olanakları ve eksiklerini bilmemiz gerekiyordu. Örgütümüzün tamamına ulaşmamız gerekiyordu. O kısımları hallettik.

Sonra da kente döndük. İstanbul’un gerçekliğini ortaya koymamız gerekiyordu. Sorunlarıyla, rakamlarıyla, AKP belediyeciliğinin ihanetleri ile İstanbul’u tanımak gerekiyordu. Hem bütünsel, hem de ilçeleri üzerinde çalışan, sadece sorunları anlatan değil, çözümler üreten akademik masa oluşturuldu. Ocak ayından bu yana kesintisiz çalışmalarına devam ediyor. Kenti bilen kent için yapabileceklerinin farkında olan bir çalışma grubu var. Kuşkusuz bu yeterli olmadı. Bir de ölçümleme, değerlendirme yapılmalıydı. Yerel seçimlere giderken aklımız, duygumuz, mücadele azmimiz çok önemli. Ama yeterli değil. Özellikle yaşadığımız coğrafyanın sosyolojik gerçekliğini bize sunacak bilgiye ihtiyaç duyarsınız. Bu nedenle veri analiz masası oluşturduk. Kamuoyu araştırmaları, anketler yaptırdık.

Kentin fotoğrafını çektik

Aday anketleri mi yapılıyor?

Hayır. Anket denilince akla daha çok kişilerin sorulduğu ya da görmek istenilen kişileri kâğıt üzerinde de görmek için yapılan ölçümlendirmeler zannedilir. Bizim yaptırdıklarımız öyle değil. İlçelerin seçmen yapısı, oy verme davranışları, siyasal mesaja ulaşma şekilleri, o ilçelerde vatandaşların belediyeden en çok memnuniyetleri, sorunları, partiler arası oy geçişkenlikleri ve de lokal sorunlarını ortaya çıkaracak çalışmalar yapıyoruz. Nasıl bir mahallede nasıl bir ilçede ve nasıl bir İstanbul’da yaşamak istiyorlar? Buna ulaşmak için beklentilerinin ne olduğu ve oy verme davranışını neye göre değiştirebileceğine dair verilere ulaşmaya çalışıyoruz. Bu çalışmalar sonucunda elimizde durumu gösteren hem de sonucu etkileyecek İstanbul fotoğrafı çıktı.

Siyasilerin işini yaparken kimi ezberlerimizle değil, bu verilere bakarak yol aldığımızda çok farklı noktalara gelebileceğimizi gösterdi oluşturduğumuz ikinci profesyonel masamız.

İstanbul için sandığa

Seçmen küskün ve sandığa gitmeyecek gibi değerlendirmeler var. Saha çalışmalarında bu eğilime tanıklık ettiniz mi?

Süreç analizi diye ifade ettiğimiz şey tam da sorunuzu içeriyor. Özellikle 24 Haziran seçimlerinden sonra çok anlaşılır ve hak verilir biçimde insanlarda sandığa gitmeme tavrı ve öfke hali var. İlk iş olarak sandığa gitme duygusunu yeniden yaratmamız gerekiyor. Biz öyle bir duygu yaratmalıyız ki bu seçimi İstanbul halkı sürüklesin ve o kazansın. Yeniden umudu yeşertmenin yollarını arayan bir süreç analizi, bir takvimlendirme masası yaptık. Burada öne çıkan ilk ödev, İstanbul’da yaşayan halkın ‘Kendim, kentim ve geleceğimiz için sandığa gitmeliyim’ duygusunu kazandırmak.

Bunun için de çalışmalara başladık. İstanbul’a yaklaşık beş aydır kent anayasası çalışıyoruz. Burada 1/100 bin planlarını kastetmiyorum. İstanbul halkı ile birlikte hazırlayacağımız ve bundan 50 sene sonra da geçerliliğini koruyacak kısa bir özetinden bahsediyorum. Nasıl bir kentte yaşamak istiyoruz, sorusunun öne çıktığı bir ortak mutabakat metni… İktidarlar değişse de uyması gereken bir anayasa… Bir de önümüzdeki dönemde etik ilkeler açıklayacağız. Bu daha çok, parti içi gündemimizle ilgili.

muteahhitler-degil-halk-kazanacak-517805-1.

İsimlerle İlgilenmiyorum

Kamuoyunda bu çalışmalardan çok, aday isimleri tartışılıyor. Sizin adaylığınızdan başlayarak soralım kimler aday?

Öncelikle söyleyeyim aday değilim. Görevimin başındayım. İkincisi isimlerle hiç ilgilenmiyorum. Bu yerel seçimlerde isim odaklı değil, kent odaklı ve ilke odaklı kampanyayı başlatacağız. Biliyorum çok inandırıcı gelmiyor. Benim sorumluluğum, olabilecek en doğru profili belirlemek. Yaptığımız tüm çalışmalar, analizler de buna hizmet ediyor. O profile uygun olan kim varsa, parti içinden ya da dışından o doğru isimleri oraya yerleştirme sorumluluğum var. İsimlerin değil ilkelerin konuşulduğu ve halkın beklentilerinin alındığı profillemelerin doğru yapıldığı bir süreç işlemeli. Biz programı önceden oluşturmalıyız. Aday o programa kendini bağlı hissetmeli.

Her seçim bir umut olarak hatta son çıkış olarak sunuldu. 31 Mart seçimlerine de bu hava ile mi gireceğiz?

Bütün seçimler öncesi ‘bu seçimler son şansımız, köprüden önce son çıkış deriz’ doğru. Ben öyle düşünmem. İnsanlar için, mücadele edenler için, seçimler son şans, son çıkış olmaz. Seçimler bizim için, mücadele edenler için, sadece bir araçtır. Ancak bu seçimler bir şey için son şans olduğunu düşünüyorum. O da İstanbul’dur. Rant zihniyeti ile bir dönemde yönetilirse İstanbul bitiyor. İstanbul için hakikaten son çıkış. O yüzden bu seçimde kendimiz için değil, kent için son çıkış olduğunu bilip bu sorumlulukla hareket etmeliyiz.

Aday belirleme yöntemine dair genel merkeze önerileriniz oldu mu?

Çok sayıda arkadaşımız CHP’den aday adaylıklarını açıkladılar. Bu çok kıymetli. Sayının fazla olması, benim de, partininde elini rahatlatıyor. Çünkü biz çalışmalarımızla en doğru profili tanımlıyoruz. Ne kadar çok aday adayı olursa, bu profile en yakın ismi bulma şansımız o kadar artar. Hem ilçe hem de büyükşehir belediyelerinin belirlenmesinde yöntem önerilerim var bundan sonra da olacak. Ama benim için mesele yöntemden ziyade anlayış. Hangi yöntemle olursa olsun İstanbul halkı için en doğru profili bulacağız. Genel merkez atasa da, önseçim olsa da, bunun için mücadele edeceğim. Bizim için yöntemden ziyade en doğru ismi oraya nasıl taşıyacağımız önemli.

Burada en önemli dayanağım örgütümüz… İstanbul’u en iyi İstanbullu bilir. İstanbul örgütünün yerel seçimlerdeki reflekslerini, beklentilerini ilçe örgütlerimiz, il örgütlerimiz ve onların dolayımıyla doğal olarak ben bilirim. Bizim sahada yaptığımız çalışmalarımız, analizlerimizle örgütümüzün beklenti ve eğilimlerinin örtüştüğünü görmek de sevindirici. Bu birikimi genel merkeze ileteceğiz.

14’e en az altı eklenecek

İlçe belediyelerinde hedefiniz nedir?

Bizim 14 belediyemiz var. Hepsini koruyacağız. Bunların üzerine 6 ya da 7 belediye alabiliyoruz. AKP medyası Cumhur İttifakı ile her yerin kazanılacağını iddia ediyor. İttifakın İstanbul’a yansıması olmayacak. Tabanda görüyoruz bunu. Bu kadar agresif şekilde, tamamen yalan yanlış haberler yapılması da durumun onlar açısından vahametini gösteriyor. Biz 39 ilçenin röntgenini değil, MR’ını çekiyoruz. 14 ilçe belediyemizde bir sıkıntı yok. Biraz daha üzerinde durmamız gereken ilçeler var. İlk çalışmayı almaya yakın olduğumuz ve alacağımız ilçelerden başladık. Üsküdar bu yerel seçimlerde CHP’nin alacağı belediye. Küçükçekmece, Eyüp, Bayrampaşa, Sancaktepe, Esenyurt alacağımız ilçelerden biri. Bir ilçe daha var onu ilerleyen günlerde açıklarım.

Yerel seçimlerde seçmenin oy tercihlerinin genel seçimlerden farklı olacağını görebiliyoruz Geçmişte böyle değildi. AKP’ye oy veren çelik çekirdek yapılar vardı. Yaptığımız çalışmalar bize bu yapının etrafındaki halkaların genişlediğini ve merkezle kurduğu bağın zayıfladığını gösteriyor. Biz hangi kesime hangi siyasi mesajlarla gidebileceğimizi görebiliyoruz.

Yerel seçimlerde insanların kendisinden olana, rant odaklı olana değil insan odaklı olan kişiye oy vereceğini düşünüyorum. Geçen hafta Gaziosmanpaşa’da basın açıklamamız vardı. Belediye binası ile aynı parselde olmasına ve uygulama mahkemece iptal edilmesine rağmen açık artırmaya rağmen bir yapıya satıyor. Halk görüyor bunu. Geçmişte AKP’ye oy verenler, artık yerel yönetimde hiçbir şekilde hizmet alamadıklarını görüyorlar. Şehir; insan odaklı yönetilince, yurttaş daha ucuza yaşayacak. Getirilerinden müteahhitler değil, halk yararlanacak. Bu anlatıldığında mesaj doğru bir şekilde gidiyor, oy verme davranışını değiştirebiliyor. AKP tarafından yönetilen ilçelere bakınca vatandaşların bu eğilimine tanıklık edebiliyoruz.

Adaylarımız kasım ayında açıklanacak

Adayların açıklanmasına dair bir takvim var mı?

Uzun süredir yerel seçimler için çalışıyoruz. Bu hafta ile birlikte bunun daha da görünür olması için adım atacağız. Büyükşehir adayı, son dakika açıklanmayacak. Erken açıklayacağız. Ocak ayından önce 39 ilçenin adayı da bölüm bölüm açıklanacak. Önce kazanma ihtimalimizin zayıf olduğu, ama oylarımızı yüzde 1ile 3 arasında artırmamız gereken yerlerde adaylarımızı açıklayacağız. Ondan sonra kazanabilme ihtimalimiz olan birkaç ilçemiz var. Oranın adaylarını değerlendirip açıklayacağız. Sonra kesinlikle kazanacağımız ilçeler… Sonra da mevcut belediyelerdeki adaylarımızı açıklayacağız. Net bir tarih vermesem de Kasım sonuna kadar İstanbul adaylarımız önlerinde proje dosyaları, siyasi mesajları, hangi dili ifade edeceklerine dair dosyalarla sokaklarda dolaşacaklar. Geçen seçimlerde adaylar son gece değişti. Bu defa böyle bir duruma izin vermeyeceğiz. Son dakika olan hiçbir şeye izin vermeyeceğiz. Bunun sözünü veriyorum. İstanbul son dakikalara bırakılmayacak kadar önemli bir kent.

İsimlerle ilgilenmiyorum. Kente karşı suç işlememiş isimler adayımız olmalı. Göreve geldiğinde kent politikaları adına neleri yapıp nelere engel olmasını bilen, halka güven veren düzgün ve siyaseti kent için yapan insanlar olsun diye sonuna kadar mücadele edeceğim.

İttifakları nasıl değerlendiriyorsunuz?

39 ilçenin farklı talepleri var. Yerelde insanların bir araya gelme duygusunu görüyoruz. Her ilçede hangi partiyle ittifak yapacağımızı değil ama tabanda doğru bir yönetim anlamında nasıl bir arada olacağımıza dair kanalları gördük. Önemli olan doğru bir belediye başkanı profili ve farklı siyasi görüşleri kapsayacak şekilde belediye meclisi kombinasyonunun oluşması. Bunu yapınca, iktidarın ‘İttifak, ittifak’ gibi bağırdığı gibi, bağırmanıza gerek yok. Yerellerde STK’leri farklı siyasi partiler temas halindeler. Oralarda yerel yönetimlere giderken doğal ittifaklar oluşur.

***

Kadın temsiliyeti artacak

Partili kadınlar küs değil ama öfkeli. Haklılar da. Kadın arkadaşlarıma yerel seçimlere giderken partimizin kotasının da üzerinde bir temsiliyet sağlanması konusunda mücadele edip sonuç alacağımızın sözünü verdim. İstanbul; kadının ve gencin kenti… Bu kentin yaşanabilir olması için yönetim düzeyinde kadının temsili önemli. Listeler açıklanınca kadınların ve gençlerin yoğun temsiliyetini göreceksiniz.

 

Kaynak: Birgün

İlginizi çekebilir