Kanal İstanbul beklenen depremin etkisini arttıracak

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Naci Görür, Kanal İstanbul için ‘Beklenen deprem gerçekleşirse Kanalın Marmara ağzı 9-10 şiddetinde etkilenecektir’ uyarısında uyarısında bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Kanal İstanbul projesinin ‘Olası bir depremi tetikleyeceği ve olası bir depremin etkilerini güçlendireceği’ uyarısının ardından ikinci uyarı Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Naci Görür’den geldi.

‘KANALIN KARADENİZE GİRİŞİ ÇÜRÜK ZEMİNDEN İBARETTİR’

Twitter hesabından açıklamalarda bulunan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Naci Görür, ‘Çok tehlikeli’olarak nitelendirdiği Kanal İstanbul projesi için, “Kanal Küçükçekmece yöresinde Miyosen ve daha genç, görece daha sorunlu zemini (çökelleri) kesecek ve kuzeye gittikçe Eosen-Oligosen yaşlı birimlerin içerisine girecektir. Bu zemin yer yer çok sert kireçtaşları ile görece daha yumuşak kiltaşı, silttaşı, kumtaşı ve marnlardan oluşmuştur. Kanalın Karadeniz’e girişi de çürük zeminden ibarettir” dedi.

Prof. Dr. Naci Görür@nacigorur

Değerli izleyicilerim. Bugünlerde Kanal İstanbul projesi tekrar konuşulmaya başlandı. Ben bugün sizleri aydınlatmak için bu projeyi yerbilimleri ve deprem açısından kısaca değerlendireceğim. 1-PROJENİN AMACI. Projenin ana amacı…

Prof. Dr. Naci Görür@nacigorur

istanbul Boğazında gemilere geçiş kolaylığı sağlamak, kazaları önlemek ve gelir sağlamaktır. 2-GÜZERGAH. Küçükçekmece-Terkos Gölü arasındaki vadi boyunca kazılacaktır. Tek bir geminin geçebileceği genişlik ve..

Kanalın kazılması durumunda ortaya çıkacak tehlikeleri sıralayan Görür sadece deprem riskine değil yok olacak eko sisteme de dikkat çekti:

“Yaklaşık 1-1,5 milyar m3 malzeme kazılacaktır. Bu malzemenin kazılması yıllarca sürecek, kazıda iş makinalar ve patlayıcı kullanılacak dolayısıyla vadi ve çevresindeki ekosistem, fauna ve flora büyük ölçüde tahrip olacaktır. Bu boyuttaki bir malzemenin herhangi bir yere serilmesi mümkün değildir. Bir ihtimalle Marmara içerisinde adacıklar oluşturulacaktır. Marmaranın içerisindeki aktif fay sistemi düşünülürse bu iş son derece riskli olacaktır. Deniz seviyesine kadar kazılınca kanal bir drenaj sistemi olarak çalışacak ve kanal çevresindeki yeraltı su rezervuarlarını tahrip edecek ve yörede tuzlanmaya neden olacaktır”

Prof. Dr. Naci Görür@nacigorur

sistemi olarak çalışacak ve kanal çevresindeki yeraltı su rezervuarlarını tahrip edecek ve yörede tuzlanmaya neden olacaktır. e) Kanal ile Boğaz arasındaki bölge bir ada haline gelecek dolayısıyla tüm ulaşım sistemleri değişecek ve zorlaşacaktır. Özellikle Kanalı üstten geçecek

Prof. Dr. Naci Görür@nacigorur

yapılar irtifa, zemin koşulları nedeniyle daha riskli ve maliyetli olacaktır. Bu adanın Trakya’dan ayrılması askeri açıdan da riskli olabilecektir. f) İstanbul deprem beklemektedir. Beklenen deprem gerçekleşirse Kanalın Marmara ağzı 9-10 şiddetinde etkilenebilecektir. Kanal gibi

‘KANAL İSTANBUL BEKLENEN DEPREMİ 9-10 ŞİDDETİNDE ETKİLEYECEK’

Kanalın kazılması sırasında zemin özelliklerine göre fazla kayma, heyelan ve göçmeler olacağı uyarısında bulunan Prof. Dr. Naci Görür, beklenen İstanbul’un depremini hatırlattı:

“Beklenen deprem gerçekleşirse Kanalın Marmara ağzı 9-10 şiddetinde etkilenebilecektir. Kanal gibi yatay ve düşey harekete sıfır toleranslı bir yapının bu depremden (veya sonrakilerden) ciddi hasarlar görmesi mümkündür. Yetkililerin ifadesine göre Kanalın etrafında en az 3 milyonluk bir şehir oluşacaktır. Bu da deprem riskini artıracaktır. Fazla nüfus fazla can ve mal kaybı demektir.”

Kaynak: Artı Gerçek

İlginizi çekebilir