İzmir ve Denizli’de baronun yürüyüşüne polis engeli

İzmir Barosu, baroların yapısında yapılması planlanan değişiklikleri protesto etmek için merkez binası önünden Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ne yürüyüş düzenlemek istedi. Emniyet güçleri, baronun etrafını çember içine alarak, yürüyüşü engelledi. Avukatlar ise barikatlar açılana kadar bekleyeceklerini açıkladı.

Alsancak’taki İzmir Barosu Merkez Binası önünde toplanan avukatlar baroların bölünmesine karşı yapacakları yürüyüş, polisin engellemesiyle başladı. Polis güçlerinin Baro’ya çıkan üç sokağı da kapatması sonucu avukatlar, alkışlı protestoyla toplandı. ‘Savunma susmadı, susmayacak’ sloganlarıyla dörderli sıra oluşturan avukatlar yürüyüşlerine hazırlanırken polis barikatıyla karşılaştı. İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel’in en ön sırada bulunduğu kortej, ‘yürüyüş hakkı engellenemez’ sloganıyla durumu protesto etti.

‘YÜRÜYÜŞÜN ENGELLEMESİ YASA DIŞIDIR’

Polis, doğrudan Baro Başkanı’na seslenirken “Türkiye’nin diğer yerlerindeki barolar gibi kendilerinin de yürüyüş yapmadan eylemlerini gerçekleştirmeleri gerektiğini’ söyledi. Yücel de megafonla polis amirlerine, yaptıkları yürüyüşün yasal ve barışçıl olduğunu belirterek, engellemenin yasa dışı olduğunu vurguladı: “Sizleri kanuna uygun davranmaya davet ediyorum. Suç işliyorsunuz. İzmir’e bunu yaşatmaya hakkınız yok. Türkiye’ye bunu yaşatmaya hakkınız yok” dedi.

‘ŞİMDİ BİZ BAROLARIMIZI SAVUNMAK İÇİN İNAT EDİYORUZ’

Ardından avukatlar polis barikatının önünde ‘oturma eylemi’ düzenledi. Ancak geçen dakikalar ve polis güçleriyle yapılan müzakerelere rağmen durum değişmedi. Yücel, “Amacımız Kıbrıs Şehitleri’ne kadar gidip bir basın açıklaması düzenlemekti. Buna bile tahammülleri yok. Baroların güçlü olmasından, söz söyleyebiliyor olmasından rahatsız oluyorlar. İstiyorlar ki onların yalanlarından ibaret olsun her şey” diyerek, bugüne kadar stajyer avukatların, işsiz avukatların, büro açamayan avukatların dertlerine sessiz kalanların şimdi barolara yönelik böylesi düzenlemeler yapmak istemesini eleştirdi. Yücel, “Savunma susmadı’ sloganı duruşma salonlarında onlarını ürküttü, şimdi de Alsancak sokaklarını inletiyor” dedi ve ekledi “Şimdi biz barolarımızı savunmak için inat ediyoruz.”

‘BARİKAT AÇILANA KADAR HİÇBİR YERE GİTMİYORUZ’

Kendilerine yönelik baskılara dair konuşan Yücel, “Bizi bu küçük alanlara sıkıştırmaya çalışan, iki yana koydukları TOMA’dan ibarettir. Ama biz gücümüzü birbirimizden alıyoruz” dedi ve “Yarına onlar değil biz kalacağız, çünkü haklıyız, çünkü kazanacağız” ifadelerini kullandı. Mücadelelerinin sadece avukatların hakları için değil, tüm yurttaşların haklarını savunmak olduğunu söyleyen Yücel, ‘Ankara’da yaptıkları gibi burada da polis barikatı açılana kadar hiçbir yere gitmeyeceğiz. Bu barikat açılana kadar hiçbir yere gitmiyoruz. Burada kalmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Yücelin açıklamasının ardından polis megafonundan “Korona virüsle mücadele ediyoruz, toplum sağlığını tehlikeye atıyorsunuz” açıklaması yapıldı.

Denizli Barosu’nun yürüyüşüne de polis engeli

Denizli’de avukatlar Denizli Valiliği önünde toplandı. Avukatların yürüyüşüne çevik kuvvet barikat kurarak izin vermedi.

AKP iktidarın barolara müdahale planına ilişkin avukatların tepkileri sürerken, Denizli’de avukatlar Denizli Valiliği önünde toplandı. Avukatların yürüyüşüne çevik kuvvet barikat kurarak izin vermedi.

Birgün’den Uğur Kurnaz’ın haberine göre Atatürk Bulvarı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasını okuyan Denizli Barosu Başkanı Müjdat İlhan, “Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesinde ‘Yargının kurucu unsuru olan avukat, bağımsız savunmayı temsil eder’ yazılıdır. Avukatlar, binlerce yurttaşın temel hak ve özgürlüklerinin yılmaz savunucularıdır ve gücünü kamu kurumu niteliğindeki bir kurum olan barolardan alır” dedi.

İlhan açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

“Barolar Cumhuriyetimizin en köklü kamu kurumlarındandır. Bu nedenle, Baroların işlevsiz bırakılması Cumhuriyetin felsefesine aykırı olduğu gibi toplumun demokratik yapısını bozmaya yöneliktir. Yıllardır mesleğimizi icra ederken yaşadığımız sorunlara çare bulamamışken, Pandemi sürecindeki ekonomik sıkıntılar da cabası olmuştur. Dün, mahkemelerin açılmasıyla birlikte Adliye önündeki sosyal mesafe gözetilmeksizin oluşan kuyruklar çalışma koşullarımızı da tehdit etmektir, yine adliye binalarındaki fiziki şartların yerinde olmaması sağlığımızı da tehlikeye atmaktadır. Avukatların son zamanlarda faaliyet alanlarının daraltılmasıyla yaşadıkları işsizlik problemleri, mesleklerini ifa ederken uğradıkları saldırılar gibi daha pek çok güçlükler varken barolarla ilgili bu söylemlerle uğraşmamız gerçekten şaşırtıcıdır. Barolar, hiçbir zaman adalet aramaktan vazgeçmemiştir. Hem kendileri için hem yurttaşlarımız için… Her zaman da adalet arama mücadelesine devam edecektir… Bugün esas görevi, yurttaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini korumak, bağımsız yargıyı ve hukuk devletini savunmak olan baroları yok etmeye çalışmak, savunmayı işlevsiz hale getirecektir. Vatandaşın yargı içerisinde en rahat ulaşabildiği, adeta nefesi konumundaki avukatlara ilişkin bu olumsuz girişimlerin halk nezdinde de meşruiyeti bulunmamaktadır. Gündemde yer edinen değişiklikler vatandaşın vicdanında asla karşılık bulamayacaktır.”

Kaynak: DUVAR & MANİFESTO

İlginizi çekebilir