İşsizliğe çözüm arayışı: Kooperatif belediyecilik

İşsizliğin yoğun olduğu Adana’da istihdamı arttırmak için ‘kooperatif belediyecilik’ geliştirilecek. Seyhan Belediyesi’nden Güngör Geçer, kooperatiflerde amacın işbirliği ve dayanışma olduğunu belirtti

Adana Seyhan Belediyesi CHP Meclis Üyesi Güngör Geçer, Türkiye’nin en fazla işsizine sahip olan Adana’da istihdamın artması, refah düzeyinin yükselmesi için “kooperatif belediyecilik” modelinin hızla geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Geçer, Türkiye’de Adana’nın yüzde 11.4’lük oranla işsizlikte ilk sıralarda yer aldığını ifade etti. Çukurova’da, Adana’da işsizliğin azalması, dolayısıyla refah düzeyinin artmasının son zamanlarda yerel yönetim uzmanlarının üzerinde yoğun olarak durduğu ‘kooperatif belediyecilik’ modelinin gelişimine bağlı olduğunu söyleyen Geçer, “Kooperatiflerde asıl amaç kâr değil, işbirliği ve dayanışmadır. Kooperatifler; verimli çalışmayı, ortaklarının ihtiyaçlarını karşılamayı, emek ve ürünleri değerlendirmeyi amaçlamaktadır” dedi.

Nasıl uygulanabilir?

Kooperatiflerin, “Birlikten kuvvet doğar” sözünün en güzel açıklaması olduğuna işaret eden Geçer, “Ürettikleri malları, sundukları hizmetleri değeri ile satabilme amaç ve gayretinde olan çiftçimizin, esnaf ve sanatkarımızın bu amacına en iyi hizmet eden müesseselerdir. Kooperatifçilik her alanda güçlerin birleştirilmesine, kaynak israfını önlemeye yönelik özel bir ortaklık modelidir. Kırsalda yaşayan köylülerimizin, şehirdeki kadınlarımızın ürettiği ürünlerin satışını yaparak, tarımda, hayvancılıkta istihdam alanı oluşturmalıyız. Elde edilen gelirle ilçemizdeki, kentimizdeki yoksul ailelere yardım edip, öğrencilere burslar sağlayabiliriz” diye konuştu.

Tarımsal kalkınmayla başlayacak bu hareketin, ürünlerin ihracatıyla devam edeceğine dikkat çeken Geçer, “Böylelikle üretim kooperatifleşmeye dönüşecektir. Kooperatif de yüzlerce, binlerce üreticinin geçim kaynağı olacaktır. Son dönemde yapılan bilimsel araştırmalar, çeşitli sektörlerde ve tiplerdeki kooperatiflerin, geleneksel işletmelere göre kriz dönemlerinde daha güçlü bir direnç gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bizim de şu anda tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey budur. Kooperatiflerin ekonomik krizlere karşı dayanıklılıklarının yanı sıra, hatta ondan çok daha önemli surette, yeni iş oluşturulması, istihdamın arttırılması, bölgesel kalkınma farklılıklarının azaltılması, kadınların, gençlerin, engellilerin ve dezavantajlı grupların iş gücü piyasasında var olması gibi önemli rolü vardır” ifadelerini kullandı.

Katılımcı yönetim anlayışı

Kooperatifler kanununda da belirtildiği gibi belediyelerin kooperatiflerin kuruluşlarına öncülük edebileceklerini, yönlendirici rol üstlenebileceklerini anlatan Geçer, “Bu adımda kent konseyi ve belediye hizmetlerine gönüllü katılımını belediyelerin sağlaması gerekiyor. Katılımcı bir yerel yönetim anlayışının ön koşul bu olmalıdır. Çünkü tepeden yönetilecek bir belediyecilik anlayışıyla kooperatif belediyecilikten söz edilemez. Biz sosyal belediyecilik gereği böyle bir atılımda bulunmak zorundayız. İşsizliği, evine ekmek götüremeyen insanları, esnafın önünden boynunu eğerek geçen vatandaşları, bankalara borcunu ödeyemeyen halkımızı düşünmek zorundayız. Kalkınmayı, işsizliği azaltmayı hedeflemeli ve görev bilinci haline getirmeliyiz. Çünkü belediye hizmetleri sadece altyapı, park ya da bina yapmak değildir” dedi.

Kaynak: Yeni Yaşam

İlginizi çekebilir