İmamoğlu’nun kültür sanat için yol haritası ve İstanbullu müzisyenlerin beklentileri

Beylikdüzü Belediye Başkanlığı’nın ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilen Ekrem İmamoğlu, seçim sürecinde kültür-sanat alanında verdiği vaatlerle dikkat çekti. İmamoğlu kültür-sanata bakış açısını ve projelerini, İstanbullu müzisyenler ise yeni yönetime dair beklentilerini euronews Türkçe’ye anlattı.

Müziğin hemen hemen her türünü sevdiğini söyleyerek söze başlayan Ekrem İmamoğlu, yerel zenginliği ön planda tutan kültür-sanat çalışmalarını anlatırken öncelikle Beylikdüzü’nün gelenekselleşen konserlerinden bahsediyor. Klasik müzik, caz ve Türk sanat müziği konserleri olmak üzere günümüze dek binlerce kişiyi müzikle buluşturan İmamoğlu, açılan kültür sanat merkezinde de her ay iki konser düzenlemesinin yanı sıra Beylikdüzü Gençlik Orkestrası’nın kurulmasına öncülük ederek şehrin müzik hayatına önemli katkılarda bulunmuştu.

Yeni nesillerin eğitimiyle ilgili şehrin her ucunda aynı imkanları çocuklara ve gençlere sunmak istediğini belirten İmamoğlu, “Bağcılar’daki çocuğumuzla Kadıköy’deki çocuğumuz eşit eğitime sahip olmasını istediğimiz gibi kültür sanatta da bu eşitlikten yanayız. Bunu sağlamak için elimizden gelen her çabayı göstereceğiz.” şeklinde konuşuyor.

Elif Çağlar: “Konser ve festivallerin sayılarının az olması en büyük problemler arasında”

Caz müzisyeni Elif Çağlar, milenyumdan bu yana şehrin değişen kültür sanat çehresinde Beyoğlu sahnesinin arka planda kaldığını belirtirken, son yıllardaki girişimlerin Beyoğlu’nun eski günlerine dönmesi için yeterli olmadığının altını çiziyor.

Şehrin kültür sanat etkinliklerinin hem nicelik hem nitelik ve çeşitlilik açısından artmasını isteyen sanatçı, dinleyicileri teşvik etmek adına ücretsiz konserlerin artmasının ve İstanbul’da kullanılmayan parkların kullanıma açılmasının şehir hayatına katkıda bulunacağını düşünüyor.

“Medeniyetler mozaiğinde yer alan İstanbul’da farklı hayat tarzlarının uyum içerisinde olabilmesi şart” diyen Çağlar, özellikle caz kulvarında devlet desteği olmadan müziği geniş kitlelere ulaştırmanın çok zor olduğunu da ekliyor. Akbank Caz Festivali kapsamındaki Kampüste Caz etkinliğinin gençlerle etkileşim kurmak için çok iyi bir fırsat olduğunun altını çizen Elif Çağlar, “Ben bir festival yapsam, bol eğitim programları ve şehrin beklenmedik alanlarında ani konserler, etkinlikler içeren, halkla olabildiğince etkileşim içinde olunacak bir program oluşturmak isterdim.” diyerek yeni dönemdeki kültür-sanat planlarına öneride bulunuyor.

Tan Tunçağ: Sanatçıların fikirler üretebileceği platformların kurulması şart

Elektronik müzik sanatçısı Tan Tunçağ ise günümüzdeki kültür-sanat sahnesini “İstanbul’da sanatın kalbi olan Beyoğlu da Gezi olaylarının merkezi olmasından dolayı bir nevi ‘cezalandırılarak’ karaktersizleştirildi ve bu da sanat kitlesinin kendisine Bomonti ya da Kadıköy gibi alternatif yerler bulmasına sebep oldu. Bu her ne kadar üzücü bir durum olsa da İstanbul’daki sanat kitlelerinin bu dayanıklılığını, azmini ve sürdürülebilirliğini görmek çok umut verici.” cümleleriyle özetlerken, son dönemde yayınlanan özgün yapımların umut verici olduğunu sözlerine ekliyor.

Bir televizyon programına konuk olduğunda Avrupa’daki cazibe merkezi olan şehirlerle karşılaştırıldığında turist sayısı oldukça düşük kalan İstanbul’u kültür sanat ile ön plana çıkarmayı planladığını söyleyen İmamoğlu’nun açıklamasını hatırlatan Tunçağ, Ekrem İmamoğlu’nun bu sözü tutmasını ve somut adımlar attığını görmek istiyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bununla ilgili festivaller ve yarışmalar düzenleyebileceğini belirten sanatçı, sanatçıların fikirler üretebileceği platformların kurulmasının ve sanat eğitimine katkıda bulunulmasının da şart olduğunun altını çiziyor.

Rock‘n Coke ve Masstival gibi festivalleri hatırlatan Tan Tunçağ, Avrupa’daki kemikleşmiş festivallerin aksine İstanbul’daki festivallerin kaynak bulamadığı için yapılamadığını hatırlatırken, buna benzer festivallerin geri dönüşünü de sabırsızlıkla bekliyor.

İmamoğlu: “İstanbul’un bir kültür sanat merkezi olmasını istiyoruz”

Gezi sürecinin ardından Beyoğlu’ndaki değişiklik hakkında ise “Biz İstanbul’un bir kültür sanat merkezi olmasını çok istiyoruz; ama bunun sadece belli bir bölgede değil, şehrin 39 ilçesinde de en etkili şekilde yapılmasını ve her ilçemizde kültür sanat merkezi olsun istiyoruz. Bu alanda eksik kalan ilçeler hakkında çalışmalara bir an önce başlayacağız.” diyen Ekrem İmamoğlu, en kısa sürede sonuç almak üzere çalışmalara başladıklarını iletti.

Yaz boyunca İstanbul Kültür Sanat Vakfı gibi kuruluşların konserlerine katılarak da kültür-sanata olan tam desteğini ifade eden Ekrem İmamoğlu, organizatörler ve sivil toplum kuruluşları ile dirsek temasında bulunarak yeni neslin uzak kaldığı festivallerin arttırılması ve şehirdeki güvenliğin arttırılmasının ön planda olduğunun altını çiziyor. Athena ve Zülfü Livaneli gibi sanatçılarla bir araya gelerek onlarla da fikir alışverişi yapan İmamoğlu, farklı kesimlerin önerilerini dinleyerek İstanbul’u uluslararası bir kültür sanat şehri yapma yolundaki ilk adımları atmayı amaçlıyor.

Kaynak: EURONEWS TR     (Hayalsu Altınordu)

İlginizi çekebilir