İlker Başbuğ: Kozmik Oda’yı bugün olsa yine açardım

İlker Başbuğ, ’15 Temmuz’a kadar olan sürece bakılırsa, Erdoğan’ın Gülen örgütüne karşı yürüttüğü mücadelede yalnız bırakıldığını düşünüyorum’ dedi.

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Bülent Arınç’a suikast iddialarıyla başlayan süreçte Kozmik Oda’yı açmaması durumunda Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitlioğlu ve Uğur Mumcu suikastlarının TSK’nin üzerine ‘yıkılacağını’ belirterek, “Bugün olsa yine Kozmik Oda’yı açardım” dedi. Başbuğ, 15 Temmuz’a kadar olan süreçte Erdoğan’ın ‘Fethullah Gülen örgütü’ne karşı yürüttüğü mücadelede yalnız bırakıldığını da belirtti.

‘MUMCU, KIŞLALI VE HABLEMİTOĞLU CİNAYETLERİNİ BİZE YIKACAKALRDI’

Hürriyet gazetesinden İpek Özbey’e konuşan Başbuğ, ‘En kritik ve tartışmalı döneminizi ‘Kozmik Oda’ sürecinde yaşadınız. Arama izniniz yıllardır tartışılıyor. Pişman mısınız’ sorusuna şu cevabı verdi:

“Hayır, gerekeni yaptığımızı düşünüyorum. Bugün olsa yine Kozmik Oda’yı açardım. Kozmik Oda olayı basında gereğinden fazla büyütüldü. TSK’ya gerçekten samimi duygularla güvenen, seven insanlarımızın psikolojik olarak yüreklerini dağlayan bir olay oldu, üzüntü yarattı. Tenkit edenler olabilir, samimi tenkitlere saygımız var. Ama olayı saptırarak yanlış noktalara götürenlere karşı da pek saygı duyduğumu söyleyemem. Bizim prensibimiz şu oldu: Biz o gün doğru yaptığımızı düşündük, bugün hâlâ öyle düşünüyorum. Burayı açmasaydık ‘ortadaki delilleri kararttılar’ diyeceklerdi. Ama bizim için önemli olan ve yüreğimizi dağlayan bir olay var. Burada Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitlioğlu ve Uğur Mumcu suikastlarıyla ilgili bilgi arandı. Biz Kozmik Oda’yı açmasaydık bu cinayetlerin arkasında TSK var denecekti. Genelkurmay’ın tepesindeki bir kişinin gereken işlemi yapmadan bu iddiaları havada bırakması doğru değildi.

‘KOZMİK ODA’YI AÇARAK FETÖ’NÜN OYUNUNU BOZDUK’

Biz bu iddiaların çürütülmesinin gerekli olduğu kanaatine vardık. İddialar çok vahimdi. Ciddiye almadan aratmamak olabilir miydi, olabilirdi. Ama iddiaların daha güçlenerek, bugün değil ama yarın Silahlı Kuvvetler’in karşısına getirilmeyeceğinin garantisi var mı? Bu iddianın ortadan kaldırılması bizim için hayatiydi. Kozmik Oda’daki arama 19 Aralık 2009’da başladı, 20 Ocak 2010’da bitti. Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı’nda bakılan her şey, Genelkurmay Destek Kıtaları Komutanlığı’nın kasasına çift mühürle kitlendi. Bu süreçte Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı’ndan bir tek kâğıt parçası, belge, bilgi dışarıya çıkmadı. Ne zaman çıktı, 16 Mart 2013… Hassasiyet gösterenler bu konu üzerinde dursunlar. 16 Mart 2013’te bu bilgiler verildi, dönemin Genelkurmay Savcısı da Muharrem Köse’ydi. Tamamen yasadışı. Bu bilgiler nereye gitti, ne oldu? Bunun üzerinde durulmalı. Biz kozmik odayı açarak aslında FETÖ’nün oyununu bozduk” şeklinde konuştu.

‘ERGENEKON VE BALYOZ OLMASAYDI 15 TEMMUZ OLMAYABİLİRDİ’

‘Ergenekon ve Balyoz olmasaydı, 15 Temmuz yapılabilir miydi’ sorusunu da yanıtlayan Başbuğ, “Olmayabilirdi. Yüzde yüz demek zor ama olmayabilirdi. Özellikle Balyoz çok önemli. Personel kaybımız çoktu. Balyoz komplosu olmasaydı 15 Temmuz yaşanmayabilirdi” dedi.

‘GÜLEN’iN TSK’DAKİ VARLIĞINI 1980’Lİ YILLARDA HİSSETTİM’

‘Fetullah Gülen’in TSK’daki varlığını ilk ne zaman hissettiğine’ dair konuşan Başbuğ, “1980’li yıllar, albaylık dönemlerimizdi diyebilirim. İlk önce Kuleli Askeri Lisesi ve İzmir Maltepe Askeri Lisesi’nde Fetullah Gülen diye birinin cemaatine yakın kişiler olduğunu işittik. Bu okullarda temizleme faaliyetleri olduğunu duyduk. O zamanlarda çalıştığım görevler pek bu konuyla ilgili değildi” dedi.

‘SİLİVRİ’DEN ÇIKTIĞIMDA İLK ARAYANLAR, DEMİREL, ERDOĞAN VE GÜL OLDU’

Silivri’den çıktığında kendisini ilk arayanın Süleyman Demirel olduğunu söyleyen Başbuğ, “Kalabalığa konuşma yaptım. Arabaya bindim, arabada ilk arayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dı. Sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de aradı” dedi.

‘ERDOĞAN, GÜLEN’E KARŞI MÜCADELEDE YALNIZ BIRAKILDI’

Dönemin Başbakanı Erdoğan’ın  17-25 Aralık süreciyle Fetullah Gülen cemaatine karşı bir savaş açtığını söyleyen Başbuğ, “O zaman 2014-2015 şûralarında özellikle Erdoğan’ın FETÖ’cülerin terfisine müsaade edeceğini düşünmek akıl dışı değil mi? Ancak bu gerçekleşiyor. Ben soruyorum: 2014 ve 2015 YAŞ toplantılarında alınan kararlar neticesinde terfi ettirilen general/amirallerin yüzde 65’i, ordudan 15 Temmuz sonrası tasfiye edildi. Bu çok düşündürücüdür.

‘ERDOĞAN UZLAŞICI, GÜL ISRARCIYDI’

2010 YAŞ sürecinde yaşanılan olaylarda Başbakan Erdoğan’ın daha uzlaşıcı, Cumhurbaşkanı Gül’ün ise daha ısrarlı olduğunu gördüm. 2014’ten 15 Temmuz 2016’ya kadar olan sürece bakılırsa, Başbakan Erdoğan’ın Gülen örgütüne karşı yürüttüğü mücadelede yeterli ve gerekli desteği aldığı pek söylenemez, yalnız bırakıldığını düşünüyorum” dedi.

Kaynak: ARTI GERÇEK

İlginizi çekebilir