Hemşireler Günü: Haklarımızın peşindeyiz

Sağlık emekçileri, Hemşireler Günü dolayısıyla birçok kentte açıklama yaparak, taleplerini sıraladı. “Ebeyiz, hemşireyiz haklarımızın peşindeyiz” diyen sağlık emekçileri, üzerindeki mobbing ve şiddetin son bulmasını istedi.

Sağlık emekçileri, birçok kentte Hemşireler Günü dolaysıyla açıklama yaptı. Açtıkları pankart ve dövizlerle taleplerini sıralayan sağlık emekçileri, üzerindeki baskılara dikkat çekerek, salgın sürecinde dünyada ve ülkede en ön saflarda yer alan hemşirelerin, bu süreçten fiziksel, sosyal ve ekonomik olarak en çok yıpranan kesim olduğunu söyledi. Sağlıkçılar, üzerlerindeki mobbing ve şiddetin son bulmasını istedi.
ANKARA 
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi, 12-18 Mayıs Hemşireler Günü dolayısıyla Ankara Üniversitesi Cebeci Hastanesi’nde açıklama yaptı. Açıklamaya, SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden ile sağlık emekçileri katıldı. “Ebeyiz hemşireyiz haklarımızın peşindeyiz” pankartının açıldığı açıklamada, “Eksikliği giderilsin nöbetler azalsın”, “Ekip işi hizmet işi ücrete gelince hekim dışı” ve “24 saat ücretsiz kreş istiyoruz” yazılı dövizler taşındı.
HEMŞİRELER ÖN SAFLARDA
Hastane özel güvenliği tarafından “izin alınmadığı” gerekçesiyle engellenmek istenen açıklamada konuşan SES Hukuk Sekreteri Sabiha Akdeniz, hemşirelik ve ebeliğin insanlık tarihi kadar eski olduğunu, mesleğin özerk ve özgün yapısının yok edilmeye, değersizleştirilmeye çalışıldığını ifade etti. Akdeniz, salgın sürecinde dünyada ve ülkede en ön saflarda yer alan hemşirelerin, bu süreçten fiziksel, sosyal ve ekonomik olarak da en çok yıpranan kesim olduğunu söyledi. Akdeniz, “Kişisel koruyucu donanımların yetersizliği ve uygun nitelikte olmaması, çok yoğun çalışma koşulları, bulaş riskine karşı evlerinden, ailelerinden haftalarca ayrı yaşamak, sağlık yönetiminde şeffaflığın olmaması, yöneticilerin iş bilmezliği, mobbing ve binlerde arkadaşımız koronavirüs pozitif olması, 33 arkadaşımızı kaybetmek, var olan yıpranmışlık ve tükenmişlik problemlerimizi kat be kat arttırmıştır” dedi.
TALEPLER SIRALANDI 
Akdeniz, bunlara karşı taleplerini şöyle sıraladı:
“* Performansa dayalı ücretlendirmeden derhal vazgeçilerek, ülkemizdeki ekonomik krizde göz önünde bulundurularak, temel ücretin en az yoksulluk sınırının üstüne çıkarılması ve yapılan/yapılacak olan tüm ek ödemelerin emekliliğe yansıtılacak şekilde düzenlenmelidir.
* Yıpranma payı yasası iptal edilmeli, bütün sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini ve geçmiş çalışma yıllarını kapsayacak, fiili çalışma şartına dayanmayan 5 yıla 1 yıl yıpranma payı olacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.
* Yıllardır hemşire olarak mücadele ettiğimiz taleplerden biri olan 3600 ek gösterge hakkımızı seçim propagandası yaparak, oyalayarak, zamana bırakarak vazgeçmemiz beklenmektedir. Oysaki hakkımız olan 3600 ek göstergede ısrarcı ve kararlıyız. Bu hak tüm sağlık ve sosyal hizmet iş koluna bütünlüklü olarak verilmelidir, en düşük ek gösterge 3600’den başlatılarak kademelendirilmelidir.
* Hemşirelik mesleğinin görev alanları netleşmeli, mesleki tanımlamalar yasası derhal çıkarılarak, mesleki bağımsızlıklarımız geri verilmelidir.
* Hemşirelik mesleğindeki çalışan açığı güvenceli iş-kadrolu istihdam (4B, 4C, 4D, taşeron, vekil, sözleşmeli, ücretli olarak çalışan) ile giderilmesini istiyoruz.
* Pandemi sürecinde daha fazla artan baskı, mobbing ve şiddetin ortadan kaldırılmasını istiyoruz.
* Kovid 19’un iş kazası ve meslek hastalığı olarak kabul edilmesini istiyoruz.
* Her iş yerinde 7 gün 24 saat açık, ücretsiz ve anadilinde kreş hizmeti istiyoruz.
* KHK ile ihraç edilen, güvenlik soruşturması bahanesi ile bekletilen ve ataması yapılmayan hemşirelerin acilen göreve başlatılmasını istiyoruz.
* Sağlığımızı korumak için uygun sayıda ve nitelikte, kadın emekçiler için de kadın dostu kişisel koruyucu ekipman istiyoruz.”
SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden de salgın sürecinde sağlık emekçilerinin yaşadığı sorunların daha görünür hale geldiğini ifade ederek, “Pandemiyle beraber sistemin çöktüğü ortaya çıktı. Değersizleştirilmeye çalışılan hemşire ve ebelerin emeklerini bu pandemi görünür kıldı. Sağlık alanındaki eril tahakküme, hiyerarşik yapıya karşı bizler ebeyiz, hemşireyiz, haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz diyoruz” şeklinde konuştu.
İSTANBUL 
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Şubeleri, 5 Mayıs Dünya Ebeler Günü ile 12 Mayıs Hemşireler Günü dolayısıyla İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü binası önünde açıklama yaptı. Öncesinde  “Ebeyiz, hemşireyiz haklarımızın peşindeyiz” pankartı açan sağlık emekçileri, yine “Yaşamak, yaşatmak istiyoruz” sloganını attı.
Ebeler ile hemşirelerin gününü kutlayarak sözlerine başlayan SES Şişli Eşbaşkanı Fadime Kavak, ebe ve hemşirelerin toplum sağlığı ve koruyucu sağlık hizmeti kapsamında tarih boyunca önemli bir rol üstendiğini dile getirdi.  Fakat her iki mesleğinde yıllardır izlenen sağlık politikaları ile tarihsel bağlamından kopartıldığını söyleyen Kaval, özerk ve özgün yapılarının yok edilmesi, değersizleştirilmeleri ve meslek olarak dahi görülmemelerinden yakındı.
‘ACI SONUÇLARA TANIKLIK EDİYORUZ’
İzlenen neoliberal politikaların “Sağlıkta Dönüşüm Programı” ile sağlık hizmetlerini adım adım piyasalaştırdığını belirten Kavak, “Salgın süreciyle birlikte bu dönüşümün, piyasalaşmanın acı sonuçlarına hepimiz tanıklık ettik, ediyoruz. Küresel pandemi ile mücadelede en ön safta bizler olmamıza rağmen birçok sorunla karşı karşıya kaldık. Yıllardır yeteri kadar ebe ve hemşire istihdam edilmemiş, az kişi ile çok iş yürütülmesi tercih edilmiştir. Siyasi irade eksik sağlık emekçisi istihdamını tamamlamak, atama yapmak, ihraçları iade etmek yerine Kovid-19 bulaş risk grubu altında bulunan sağlık emekçilerine, diğer kamu çalışanlarına verilen izinleri dahi vermeyerek hayatlarını riske atmayı yeğlemiştir. Ebe ve hemşire açığı derhal güvenceli istihdamla giderilmelidir” dedi.
İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI 
Ebe ve hemşirelerin sağlık hizmetlerinin bütün süreçlerinde yer aldığına dikkat çeken Kavak, kişisel koruyucu donanımların yetersizliği ve uygun nitelikte olmaması başta olmak üzere birçok sorunla baş etmek zorunda kaldıklarını dile getirdi. Kavak, bu süreçte 10 bini aşkın sağlık emekçisinin Kovid-19 hastalığına yakalandığını, 33’ünün hayatını kaybettiğini vurgulayarak, “Hastalık riskiyle burun buruna yaşayan sağlık emekçileri ‘yaşatmak için yaşamalıyız’ şiarıyla toplumsal bir duyarlılık ve farkındalık yaratmaya, taleplerini görünür kılmaya çalışmışlardır. Bu taleplerden biri de Kovid’e yakalanan sağlık emekçilerinin bu durumunun iş kazası ve meslek hastalığı olarak kabul edilmesidir” diye belirtti.
SORUNLAR ARTI
Ebe ve hemşirelerin salgın riskine karşı evlerinden ve ailelerinden haftalarca ayrı yaşamak zorunda kaldığını belirten Kavak, yoğun çalışma yükünün yanında bu durumun psikolojik etkileriyle de baş etmek durumunda kaldıklarını ifade etti. Kavak, “Bütün sağlık emekçileri gibi ebe ve hemşireler de yıpranma payından hak ettiği kadar faydalanamamaktadır. Taleplerimizi karşılamayan ‘kadük yıpranma payı’ yasası iptal edilmeli, bütün sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini ve geçmiş çalışma yıllarını kapsayacak, fiili çalışma şartına dayanmayan 5 yıla 1 yıl yıpranma payı olacak şekilde yeniden düzenlenmelidir” dedi.
Salgınla birlikte toplumsal sağlığın, sağlık hizmeti sunumunun ve sağlık emekçilerinin öneminin bir kez daha gün yüzüne çıktığını söyleyen Kavak, toplumsal yaşamın ve sağlığın en önemli dinamiği olan ebelik ve hemşirelik mesleğinin ekonomik, özlük ve sosyal taleplerinin derhal karşılanması gerektiğini belirtti.
DİYARBAKIR 
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şubesi, “5 Mayıs Dünya Ebeler Günü” kapsamında Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Poliklinikleri, İl Sağlık Müdürlüğü, Dicle Üniversitesi Rektörlük binası önü ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi önünde eş zamanlık basın açıklaması düzenledi. Açıklamalara, çok sayıda ebe ve hemşirenin yanı sıra hekimler katıldı.
Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi önündeki açıklamada konuşan SES İşyeri Temsilcisi Derya Cengiz, insanlık tarihi kadar eski olan hemşirelik ve ebeliğin değersizleştirildiğini söyledi. Cengiz, “Hemşirelik ve ebelik mesleği insanlık tarihi kadar eskidir. Yeni bir canlının doğması ve yaşaması için ebeler tarihin her döneminde vardılar ve yaşamı yeniden üretmek için görev aldılar. Hemşireler tarihsel süreç içerisinde şifacılık ve sağaltım görevi almış, toplum sağlığı ve koruyucu sağlık hizmeti kapsamında rol oynamışlardır. İki meslek de yıllardır izlenen sağlık politikaları ile tarihsel bağlamından kopartılarak özerk ve özgün yapısı yok edilmeye, değersizleştirilmeye ve meslek olarak dahi ifade edilmeyerek görünmez kılınmaya çalışılmaktadır” dedi.
SALGIN SDP’NİN ACI SONUÇLARINI GÖSTERDİ
Sağlığı adım adım piyasalaştıran sağlıkta dönüşüm programının acı sonuçlarını salgın sürecinde tanıklık ettiklerini belirten Cengiz, “Küresel pandemi ile mücadelede en ön safta bizler olmamıza rağmen birçok sorunla karşı karşıya kaldık. Yıllardır yeteri kadar ebe ve hemşire istihdam edilmemiş, az kişi ile çok iş yürütülmesi tercih edilmiştir. Siyasi irade eksik sağlık emekçisi istihdamını tamamlamak, atama yapmak, ihraçları iade etmek yerine Covid 19 bulaşma risk grubu altında bulunan sağlık emekçilerine, diğer kamu çalışanlarına verilen izinleri dahi vermeyerek hayatlarını riske atmayı yeğlemiştir. Ebe ve hemşire açığı derhal güvenceli istihdamla giderilmelidir” şeklinde konuştu.
‘SAĞLIK HİZMETİ EKİP ÇALIŞMASIDIR’
Sağlık hizmetinin bir ekip çalışması olduğunun altını çizen Cengiz, “Maalesef sağlık sisteminin hekim merkezli kurgulanması nedeniyle pandemi ile mücadelede ebe ve hemşireler başta olmak üzere diğer sağlık emekçilerinin çabası ve emeği yoğun olmasına rağmen yeteri kadar değer görmemiş, hakları verilmemiştir.  Ebe ve hemşireler tirajdan filyasyona, tanıdan tedaviye sağlık hizmetinin bütün süreçlerinde yer alırken kişisel koruyucu donanımların yetersizliği ve uygun nitelikte olmaması başta olmak üzere birçok sorunla baş etmek zorunda kalmışlardır. Bu süreçte 10 bini aşkın sağlık emekçisi Covid-19 hastalığına yakalanmış, maalesef 33 sağlık emekçisi de hayatını kaybetmiştir. Hastalık riskiyle burun buruna yaşayan sağlık emekçileri ‘yaşatmak için yaşamalıyız’ şiarıyla toplumsal bir duyarlılık ve farkındalık yaratmaya, taleplerini görünür kılmaya çalışmışlardır. Bu taleplerden biri de Covid’e yakalanan sağlık emekçilerinin bu durumunun iş kazası ve meslek hastalığı olarak kabul edilmesidir. Ebe ve hemşireler bulaş riskine karşı evlerinden, ailelerinden haftalarca ayrı yaşamak zorunda kalmakta,  yoğun çalışma yükünün yanında bu durumun psikolojik etkileriyle de baş etmeye uğraşmaktadır” dedi.
‘KADÜK YASASI İPTAL EDİLMELİ’
Cengiz, hakları 3 bin 600 ek göstergede ısrarcı olduklarını kaydederek, şunları söyledi: “Sağlık yönetiminde şeffaflığın olmaması, liyakatsiz yöneticilerin iş bilmezliği,  yeteri kadar kişisel koruyucu ekipman olmaması ve çok yoğun çalışma koşulları, sağlık emekçilerindeki yıpranma ve tükenmişliği katbekat artırmıştır. Hal böyleyken bütün sağlık emekçileri gibi ebe ve hemşireler de yıpranma payından hak ettiği kadar faydalanamamaktadır. Taleplerimizi karşılamayan kadük yıpranma payı yasası iptal edilmeli, bütün sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini ve geçmiş çalışma yıllarını kapsayacak, fiili çalışma şartına dayanmayan 5 yıla 1 yıl yıpranma payı olacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. Yıllardır ebe ve hemşire olarak mücadele ettiğimiz taleplerden biri olan 3600 ek gösterge hakkımızı seçim propagandası yaparak, oyalayarak, zamana bırakarak vazgeçmemiz beklenmektedir. Oysa ki hakkımız olan 3600 ek göstergede ısrarcı ve kararlıyız. Bu hak tüm sağlık ve sosyal hizmet iş koluna bütünlüklü olarak verilmelidir, en düşük ek gösterge 3600’den başlatılarak kademelendirilmelidir.”
NÖBETLER YOĞUN ÜCRET DÜŞÜK
Performans sistemi ile daha çok çalışıp daha az ücret aldıklarına dikkat çeken Cengiz, “Pandemi süreciyle birlikte performans sisteminin adaletsizce dağılımı bir kez daha ortaya çıkmıştır. ‘Müjde’ diyerek getirilen her uygulamanın aslında toplum algısını yönetmek için olduğunun farkındayız. Sağlık hizmeti ekip olarak üretilmekteyken performans sisteminde ekibin parçaları arasında 16 kata varan farklılıklar olduğu gibi benzer risklere maruz kalan 4D’li çalışanlar, ASM’lerde çalışanlar, ortak kullanım kapsamında olmayan üniversite hastanelerinde çalışanlar performans ödemelerinden muaf tutulmuştur. Sağlık emekçileri hak ettikleri ücretleri alamadıkları gibi bu durum ekip içerisindeki iş barışını da bozmuştur. Ebe ve hemşireler olarak hastanelerde aynı işi yaparken farklı istihdam biçimlerinin olması,  iş ve gelir güvencesizliği, yoğun nöbetler, düşük ücret, riskli çalışma koşulları, performans sistemi, toplam kalite yönetimi anlayışı, emekliliğe yansımayan ek ödemeler ve ek ödemelerin katsayı hesaplamalarındaki adaletsizlikler ile daha çok çalışıp daha az ücrete mahkum ediliyoruz.  Performansa dayalı ücretlendirmeden derhal vazgeçilerek ekonomik krizde göz önünde bulundurularak en düşük temel ücretin yoksulluk sınırının üstüne çıkarılmasını ve yapılan yapılacak olan tüm ek ödemelerin emekliliğe yansıtılacak şekilde düzenlenmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
TALEPLER
Toplumsal yaşamın ve sağlığın en önemli dinamiği olan ebelik ve hemşirelik mesleğinin ekonomik, özlük ve sosyal taleplerini bir kez daha yinelediklerini söyleyen Cengiz bu konudaki taleplerini şöyle sıraladı:
“* Ebe ve hemşirelik mesleğindeki çalışan açığı güvenceli-kadrolu istihdam ile giderilmesini istiyoruz
* 4B, 4C, 4D, taşeron, vekil, sözleşmeli, ücretli olarak çalışan ebe ve hemşirelerin kadroya geçirilmesini istiyoruz.
* İş yerimizde Pandemi sürecinde daha fazla artan baskı, mobbing ve şiddetin   ortadan kaldırılmasını istiyoruz
* Covid 19’un iş kazası ve meslek hastalığı olarak kabul edilmesini istiyoruz
* Ebelik ve hemşirelik yasasının yeniden düzenlenmesini, meslek tanımlamalarımızın net olarak belirlenmesini istiyoruz
* Esnek ve kuralsız çalışmaya karşı; iş güvencesi, can güvencesi, ücret güvencesi, güvenceli çalışma koşulları istiyoruz
* Her iş yerinde 7 gün 24 saat açık, ücretsiz ve anadilinde kreş hizmeti istiyoruz
* KHK ile ihraç edilen, güvenlik soruşturması bahanesi ile bekletilen ve ataması yapılmayan ebe hemşirelerin acilen göreve başlatılmasını istiyoruz
* Sağlığımızı korumak için uygun sayıda ve nitelikte, kadın emekçiler için de kadın dostu kişisel koruyucu ekipman istiyoruz.”
ADANA 
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şubesi, Hemşireler Günü dolasıyla şube binalarında basın açıklaması yaptı. SES Adana Şubesi Sekreteri Haşim Çağrı, insanca bir çalışma ve ücret için mücadele ettiklerini dile getirdi. Koronavirüsün (Kovid-19) sağlık emekçileri için iş kazası ve meslek hastalığı olarak kabul edilmesini isteyen Çağrı, “Toplumsal yaşamın ve sağlığın en önemli dinamiği olan ebelik ve hemşirelik mesleğinin ekonomik, özlük ve sosyal taleplerini bir kez daha yineliyoruz. Haklarımız için daha çok örgütlenmeye, dayanışmaya, birlik ve mücadele için SES’te örgütlenmeye çağırıyoruz” dedi.
ANTALYA
SES Antalya Şubesi de “Ebeyiz, Hemşireyiz, taleplerimizin peşindeyiz” şiarıyla Atatürk Devlet Hastanesi B Blok önünde basın açıklaması yaptı. Sık sık; “Yaşatmak için yaşamak istiyoruz”, “Sağlıkta dönüşüm yıkım demektir, yaşasın örgütlü mücadelemiz” sloganları atıldı. SES Antalya Şubesi Eşbaşkanı Şükran İçöz, salgınla birlikte toplumsal sağlığın, sağlık hizmeti sunumunun ve sağlık emekçilerinin önemi bir kez daha gün yüzüne çıktığını söyledi. İçöz, tüm hemşire ve ebelerin gününü kutlayarak, insanca çalışma ile ücret talep etti. Açıklama sonrası SES üyeleri sağlık emekçilerine karanfil dağıttı.
HATAY
SES Hatay Şubesi de Hemşireler Günü’nü yaptıkları basın açıklamasıyla kutladı. Şube binalarında yaptıkları açıklamada konuşan SES Hatay Şubesi Eğitim ve Örgütlenme Sekreteri Zeynep Bolat, “Halkın sağlığı ve geleceğimiz için sessiz kalmayacağız” dedi. Bolat, “İster kamuda ister özelde, nerede çalışırsak çalışalım hakkımız olanı istiyoruz. Her zaman olduğu gibi 2020 hemşirelik haftasında da taleplerimizde ısrarcıyız. Biz biliyoruz ki yaşadığımız bu zorlu süreçte sorunlarımızı çözmede ve taleplerimizin karşılanmasında ancak örgütlü mücadelemizle başa çıkabiliriz” dedi.
MERSİN
SES Mersin Şubesi, de güne ilişkin Mersin Üniversitesi Hastanesi Poliklinikleri önünde basın açıklaması yaptı. “Emeğine ve onuruna sahip çıkan ebe ve hemşirelerimizin gününü kutlarız” pankartının açıldığı açıklamada, sağlık emekçilerinin talepleri ifade edildi.
AYDIN  
Aydın Tabip Odası Başkanı Doktor Hakan Karagözlü, Hemşirelik Haftası dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Karagözlü, sağlık ortamında yaşanan olumsuzluklardan belki de en fazla etkilenen meslek grubu hemşireler olduğunu söyledi. Karagözlü, “Yine, performansa dayalı çalışma en başta onların çalışma koşullarını zorlaştırmakta; özlük ve emeklilik haklarında kayıplara yol açmaktadır. Hemşireler, böyle bir sağlık ortamında, görevlerini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Tam da bu nedenle ‘yardımcı sağlık personeli’, ‘hekim dışı sağlık personeli’, ‘diğer sağlık personeli’ olarak sınıflandırılmadığı bir ekip hizmeti bilincini hak etmektedirler”  ifadesinde bulundu.
İZMİR
İzmir Tabipler Odası, sosyal medya hesabı üzerinden Hemşireler Haftası’na ilişkin kısa bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Mesleki eğitimlerinden hizmet sunumuna, emek sömürüsünden hak ihlallerine, artan sağlıkta şiddete onlarca sorunun ortasında, aylardır canları pahasına koronavirüs (Kovid-19) ile mücadelede en ön safta fedakârca sağlık hizmeti veren değerli arkadaşlarımızın Dünya Hemşireler Günü’nü kutlarız” denildi.
MANİSA
Manisa Şehir Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Serkan Saka, Hemşireler Haftasına ilişkin kısa bir açıklama yaptı.  Hemşirelerin, yaptığı fedakârlığın paha biçilemez olduğunu ifade eden Saka, “Bu dönemde; göstermiş oldukları mücadelenin farkındayız ve yanındayız. Bizler sağlığa uzanan bu yolda beraber yürüyen çalışma arkadaşlarıyız”  diye belirtti.
Kaynak: MEZOPOTAMYA AJANSI

İlginizi çekebilir