Genel-İş İzmir şubelerinden başarının sırrı: ‘Tek vücut olma’

İzmir Büyükşehir Belediyesi işçilerin direnişi sonrası Genel-İş 2 No’lu Şube’nin yetkisine yaptığı itirazı geri çekti.

Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube’nin İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde yapacağı TİS eylemine polis müdahalesi sonrasında tepki amacıyla iş bırakan Genel-İş İzmir Şubelerinin yöneticileri “Saldırı karşısında sınıf dayanışmasının gereği tek vücut olduk” dedi.

11 Ocak Cuma günü, DİSK/Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube’nin İzmir Büyükşehir Belediyesi başkanlık girişinde yapmak istediği yetki itirazı eylemine emniyet müdahale etmiş ve yapılmak istenen açıklamaya engel olunmuştu. Müdahale sonrasında Genel-İş İzmir Şubeleri üyelerine iş bırakma çağrısında bulunarak, büyükşehir önüne gelmelerini istemişti. Kısa sürede iş bırakan ve büyükşehir belediyesinde toplanan yüzlerce işçi hep birlikte polis saldırısını protesto etmişti. Gösterilen dayanışma kazanımla sonuçlandı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi eylemden birkaç gün sonra itirazını geri çekti.

‘ÖRNEK OLDU’

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, polisin demokrasiye ve özgürlüklere tahammülünün olmadığını bir kez daha gösterdiğini belirterek, “Üyelerimize yoğun bir saldırı içerisinde bulundu. Bunun üzerine tüm şubelerimizle birlikte, genel merkezimizin de bilgisi dahilinde sınıf kardeşlerimize yapılan saldırıyı püskürtmek adına, üretimden gelen gücümüzü kullanarak birlik mücadele ve dayanışma örneğini gösterdik. Bundan sonraki süreçte de toplusözleşmelerimizi işçi sınıfının layık olduğu şekilde örerek demokratik sosyal haklarımızı geliştirmemiz için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

‘SINIF DAYANIŞMASI DEVAM EDECEK’

Genel-İş İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Engin Topal da sınıf dayanışmasına dikkat çekerek şunları söyledi: “Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube’nin toplu sözleşme hakkının yok sayılması ve gerçekleştirilen polis müdahalesi üzerine iş bırakma kararı aldık. Yaklaşık 5 bin işçiyi ilgilendiren bir toplu iş sözleşmesi hakkı yok sayılıyordu. Bunu protesto etmek için düzenlenen eyleme şube olarak katıldık. Polis şiddetle eyleme engel olmaya çalışınca biz de iş bırakarak sınıf dayanışması içinde bulunduk. Gerekli şartlarda bu dayanışmanın devamı da gelecektir.”

‘YASAL HAKKIMIZI KULLANIRKEN SALDIRDILAR’

Genel-İş İzmir 3 No’lu Şube Başkanı Faruk Saral da eylem sonrasında başlatılan soruşturmaya değinerek, “Eyleme katıldığımız için çeşitli suçlamalar yönetildi. Aslında biz meşru kılınan yerde yasal hakkımızı kullandığımız için bunu yaptık. Biz polise zor kullanmadık, polis işçilere zor kullandı. Bizim haklı eylemimizi haksız bir duruma düşürmeye çalıştılar ve gereksiz yere güç uyguladılar. Yarın bir kez daha işçi eylemine benzer bir güç uygulanırsa yine üretimden gelen gücümüzü kullanarak aynı şekilde bu direngenliği kullanacağız. Sınıf dayanışması açısından olması gereken bir örnekti” dedi.

‘POLİS SALDIRISI DİRENİŞİN ATEŞİNİ FİTİLLEDİ’

Genel-İş İzmir 5 No’lu Şube Yöneticisi Sinan Uğur da emniyet güçlerinin eylemi engellemek istemesi ve zor yoluyla işçileri dağıtmaya çalışmasıyla İzmir tarihinde az rastlanır bir direnişin ateşinin fitillendiğini belirtti ve şunları söyledi: “Basın açıklaması planlanın yüz katı bir kitlesellikle gerçekleşti, gözaltına alınan arkadaşlarımız serbest bırakıldı ve en önemlisi Büyükşehir Belediyesi itirazını geri çekti. Genel başkanı, merkez yönetimi, uzmanları, bölge ve şube başkanı, yöneticileri, işyeri temsilcileri, komiteleri ve binlerce üyesiyle sendikamız Genel-İş, birlik ve dayanışma içerisinde neleri başarabileceğini, sınıf dayanışmasının en ileri örneğini göstererek ortaya koydu. Evet gururluyuz, bu saldırıyı püskürttük; ama önümüzde çok daha büyük saldırı ve hak gaspları bizleri bekliyor. Ama umutsuz değiliz, çünkü o gün başardık, eksiklerimizi gidererek daha güçlü bir birlik ve örgütlenmeyle bu saldırıların da üstesinden geleceğiz.”

‘BİRLİKTELİLİĞİN KAZANIMLARI OLDU’

Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Arif Yıldız da şunları söyledi: “Emniyetin basın açıklamasına tahammülsüzlüğü işçilere sendika yöneticilerine fütursuz saldırısı karşısında Genel-İş şubeleri, genel merkezinden temsilcisine kadar tek vücut olduk. Bu birlikte tek vücut duruşun çok yönlü kazanımları oldu. Bu birlikteliği sürdüreceğiz. Artık hiçbir şube ve işçisi yalnız olmayacak bu birlikteliği koruduğumuzda neler yapabileceğimizi biliyoruz. Geçmişte siyasi iktidarın İzmir belediyesine, sendika yöneticilerine karşı operasyonlarında da aynı birliktelikle karşı konulmuş ve kazanılmıştı. Bu eylemde gördük ki bir işçiye bile saldırı olduğunda bütün sınıf kardeşlerinin canı yanıyor, sendikanın çağrısına anında karşılık veren işçiler ve Genel-İş ailesi bunu gösterdi. Yarın da bu böyle olacak.”

‘EYLEM İŞÇİLERE GÜVEN KAZANDIRDI’

Eylemin destekçileri arasında KESK’e bağlı Tüm Bel-Sen de vardı. Gösterilen direnişin hem büyükşehirde hem de İzmir’de işçilerin kendilerine olan güvenini sağladığını ifade eden Tüm Bel-Sen İzmir 1 No’lu Şube Yöneticisi Birkan Acar, “Mesai arkadaşlarımızın toplu iş sözleşmesine yapılan itiraz sonucunda gerçekleşecek olan basın açıklamasına sendika olarak katılma kararı aldık. Bir tek belediye başkanın olduğu yerde ayrı ayrı sendikaların olması hem işçileri, memurları hem de mücadeleyi bölüyor. Biz de bundan dolayı Tüm Bel-Sen olarak İZENERJİ işçileriyle her zaman dayanışma içerisinde olacağız. Genel-İş ve DİSK’in polisin müdahalesine karşın genel merkezinden tutun da şubelerine, işçilerine kadar nasıl örgütlü bir şekilde mücadele verdiklerini hep birlikte yaşadık” dedi.

Kaynak: Evrensel – Metehan UD

İlginizi çekebilir