Gasp edenler salgınları izliyor

Bir yandan kapitalizmin günü kurtarma ve insan ile doğayı hiçe sayarak azami kar sağlama güdüsü, ülkelerin silah pazarlama yarışı, çalışmadan rantla yaşayan azınlığın lüx yaşama harcamaları diğer yandan ülkelerinde salgın hastalıkların pençesine düşenler veya insanc ayaşamn düşüylediye göç yollarına düşenler… Dramlara rağmen birçok ülkede hala silahlanmaya, sarayların bütçelerine, makam araçlarına, bürokrasiye, lüx harcamalara büyük bütçeler ayrılıyor.

Ve dünyanın gözleri önünde Yemen ile Nijerya’da trajedi yaşanıyor. Türkiye, Sudan, Mısır gibi ülkelerinin silah, asker ve siyasi desteğiyle Suudi Arabistan, BAE gibi ülkelerin Sünni yönetim kurmak için işgal ettiği Yemen’de akaryakıt krizi nedeniyle susuz kalan 15 milyon kişi ölümcül hastalık riskiyle karşı karşıya.

Suudi Arabistan ve İran blokunun vekalet savaşına sahne olan Yemen’de can kayıpları artarken alt yapı da yok oldu. Bu da salgınları körükledi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, Yemen’de kolera salgını nedeniyle 2019 başından eylül ayının sonuna kadar 913 kişi yaşamını yitirdi. Ülkede, 696 bin 537 kişinin ise salgına yakalanmış olabileceğinden şüpheleniliyor. Şüpheli vakaların yüzde 25,5’ini, 5 yaş altı çocuklar oluşturuyor, ülkedeki 333 semtin, 305’inde kolera vakasına rastlandı. The Independent haberine göre OXFAM, ülke genelinde akaryakıt fiyatlarında yaşanan yükselişin, ve su kaynaklarının ciddi şekilde azalmasıyla birlikte 15 milyon kişinin kolera gibi ölümcül hastalık riski altında bulunduğu konusunda uyardı.

AKP desteği

2014 sonlarında Husilerin ayaklanması hızla yayıldı ve Husiler başkent Sana’da Başkanlık Sarayı’nı Ocak 2015’te kuşattı, Suudi destekli Devlet Başkanı Abdurabbu Mansur Hadi kaçtı. ABD, Türkiye gibi ülkelerin desteğiyle Suudi Arabistan Mart 2015’te bir koalisyon kurup (BAE, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Fas, Sudan, Ürdün, Mısır, Türkiye gibi ülkeler) Yemen’e savaş açtı. AKP yönetimi Suudi öncülüğünde Yemen’e karşı açılan savaşı destekliyor. Dışişleri Bakanlığı “Ülkemize Suudi Arabistan tarafından önceden bilgisi verilen askeri harekatı destekliyor; bu harekatın ülkede ortaya çıkan iç savaş ve kaos tehlikesinin önlenmesine ve meşru devlet otoritesinin ihya edilmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz” açıklaması yapmıştı. Karşı cephede İran ise Şii Husileri destekliyor.

Nijeryada sarı humma salgını

Zengin pertol ve doğal gaz kaynakları olmasına rağmen sömürü yarışının, talanın, yağmanın, ırkçılık ve mezhepçilik eksenli körüklenen çatışmaların eksik olmadığı yerlerden biri Nijerya. Kogari Hastanesi yetkilisi Malam Sule İbrahim, yerel medyaya yaptığı açıklamada, Katsina eyaletine bağlı Kogari, Matazu ve UnguwarSarka bölgelerinde sarı humma salgını nedeniyle 3 haftada 115 kişinin yaşamını yitirdiğini belirtti. Nijerya Temel Sağlık Geliştirme Ajansı (PHCDA) Genel Sekreteri Dr. Shamsu Ahmad, Kogari bölgesinde üç gün önce 45 sarı humma vakasının tespit edildiğini ve 18 kişinin salgın nedeniyle öldüğünü açıkladı.

Bölgedeki salgınla ilgili önlemlerin alınmaya başlandığını aktaran Ahmad, Katsina eyaleti genelinde şimdiye kadar 6 bin 729 kişiye aşı yapıldığını kaydetti. Hükümet, 2017’den bu yana salgınla mücadele ediyor.

Hastalığın belirtileri arasında yüksek ateş, baş ve kas ağrısı, mide bulantısı, halsizlik ve gözlerde sarılık görülüyor. Aedes veya Haemagogus türü sivrisinekler aracılığıyla bulaşan sarı humma salgınına karşı aşı kampanyası başlatılmış, yaklaşık 900 bin kişiye aşı yapılmıştı.

Askerler insanlık suçu işliyor

Kısa süre önce devrilen Sudan diktatörü Ömer el Beşir de Yemen’deki Şilleri ezmek için asker göndermişti. Husiler, ülkede 2015’ten beri devam eden çatışmalarda 4 bin 253 Sudanlı askerin öldüğünü ileri sürdü. Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, başkent Sana’da düzenlediği basın toplantısında, “Yemen’de 2015’ten bu yana devam eden çatışmalarda 4 bin 253 Sudanlı asker öldü. Bunların 850’si 2015-2016 yılları arasında öldü” dedi. Seri, Sudan’ın Yemen’deki çatışmalara katılmaya devam etmesinin yalnızca Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun ve Sudan yönetiminin gündemine hizmet edeceğini kaydetti. Seri, kuzeydeki sınırda Suudi Arabistan’ın gözetiminde, güney ve batı sahilde ise BAE gözetiminde konuşlanan 15 binin üzerinde Sudanlı asker bulunduğunu aktardı. Sudanlı askerlerin son iki yılda cinsel istismar ve çocukların savaşa sürülmesinin de aralarında bulunduğu suçlar işlediğini ve ihlallerde bulunduğunu kaydeden Seri, Sudanlı askerlerin kendileri için meşru hedef olduğunu belirtti. Sudan’da birçok parti ve milletvekili, Yemen’de Sudan ordu güçlerinin bulunmasının iki ülke halklarının ilişkilerine olumsuz yansıdığını belirterek, söz konusu güçlerin geri çekilmesi çağrısında bulunuyor. Eritre, Somali gibi ülkelerden de askerler savaştırılıyor.

SANA/KOGARİ

Kaynak: Yeni Yaşam

İlginizi çekebilir