“Fişleme” kanununa “Anayasa’ya aykırılık” itirazı

Dernek üyelerinin bilgilerinin mülki idareye bildirilmesine dair kanun maddesi, komisyonda kabul edildi. Kanunun gerekçesi ise, katılımcı demokrasinin gereği olarak sivil toplum kuruluşlarının karar süreçlerine dâhil edilmesi…

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nun dünkü toplantısında, muhalefetten milletvekillerinin “fişleme” diye tabir ettiği kanun değişikliği kabul edildi.

HDP değişikliğin, Anayasa, iç hukuk ve uluslararası hukuk açısından tartışmalı olduğunu ifade etti.

HDP’nin değişikliğe itirazında ayrıca, sivil toplum örgütlerine üye olacak kişilerin işçi veya memur olarak sorumluluklarıyla çatışabileceği koşullarda üyeliklerini açıklamalarının gerekebileceği belirtildi.

HDP: Anayasa ve iç hukuk açısından tartışmalı

HDP’nin bianet’in ulaştığı değerlendirmesine göre, değişikliğe itirazlar şöyle ifade edildi:

“Dernekler Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik, kişilerin Anayasa ile güvence altına alınan ve açıklanmaya zorlanamayacakları görüş ve düşüncelerini ifade edebilecek dernek üyelikleri için bildirim ve açıklanma zorunluluğu getirmektedir.”

“STÖ’lere uygulanacak her türlü bildirim ve raporlama yükümlülüğü örgütlenme özgürlüğü hakkının kısıtlanması olacağına göre, bunun gerekli ve orantılı olduğunu göstermek ve istenen bilgilerin içeriğini ve bildirim sıklığını amaca uygun olarak düzenlemek devletlerin görevidir.”

Kanun değişikliğinde ne var?

AKP’li milletvekillerin imzasını taşıyan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 22. Maddesiyle, 5253 sayılı Dernekler Kanunu’na şu maddenin eklenmesi öngörülüyor:

“Üyeliği devam edenlerin bildirilmesi

GEÇİCİ MADDE 1- Dernekler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, üyeliği devam edenlerin adını, soyadını, doğum tarihini ve kimlik numarasını mülkî idare amirliğine bildirirler. Bu bildirimi yerine getirmeyen dernek yöneticileri hakkında, 32. maddenin birinci fıkrasının (s) bendi hükmü uygulanır.”

Üye bildirimi hangi bilgileri kapsıyor?

Bu maddeyle bugüne kadarki bilgilerin verilmesi düzenlenirken, kalıcı 19. Madde ile de bundan sonra sadece dernek yöneticilerinin değil, derneklere kabul ettikleri her yeni üyeyi ve dernek üyeliğinden çıkarılan veya istifa eden kişileri 30 gün içinde DERBİS sistemine veya mülki idare amirliğine bildirme yükümlülüğü getirildi.

Bildirim, üyelikten çıkan veya üyeliğe kabul edilen gerçek kişilerin adı ve soyadı, TC Kimlik Numarası, meslek ve öğrenim durumu; tüzel kişiler için ad/unvan, MERSİS no, hukuki statünü kapsıyor.

Bildirimlerin eksik yapılması durumunda da dernek yöneticilerine idari para cezası yaptırımı getiriliyor.

Gerekçe: Katılımcı demokrasi

Kanun değişikliğinin gerekçesi ise “katılımcı demokrasinin gereği olarak sivil toplum kuruluşlarının karar süreçlerine dâhil edilebilmesi” olarak açıklandı:

“…katılımcı demokrasinin gereği olarak sivil toplum kuruluşlarının karar süreçlerine dâhil edilebilmesi için, kamu kurumlarının ilgili mevzuatı gereğince oluşturdukları kurullarda, kendi görev alanları (sağlık, çevre, kadın-çocuk-gençlik, engelli, spor vb.) çerçevesinde faaliyet gösteren ve en fazla üyeye sahip demek temsilcisine yer vermek üzere dernek üye sayıları ile ilgili bilgileri talep etmeleri nedeniyle, bu bilgilerin kısa bir süre içinde verilebilmesi amacıyla ve aynı zamanda derneklerin kamu yararı statüsü, izin almadan yardım toplama yetkisi ve adlarında izne tabi kelime kullanma taleplerinin değerlendirilmesinde güncel üye sayılarının bilinmesi gerekli olduğundan, derneklere üye olan veya üyelikten çıkan ya da çıkarılan veya üyeliği kendiliğinden sona eren kişilerin bilgilerinin bildirimlerinin zamanında, doğru ve düzenli bir şekilde yapılması önem arz etmektedir.

“5253 sayılı Dernekler Kanununun 15. maddesi gereğince de; derneklerin mahkeme tarafından feshedilmesi durumunda, derneğin tüm para, mal ve hakları derneğin amacına en yakın ve kapatıldığı tarihte en fazla üyeye sahip derneğe devredildiğinden, derneklerin güncel üye sayılarının biliniyor olması gerekmektedir.”

Ancak muhalefetten milletvekilleri, bu değişiklikle dernek üyelerinin “fişleneceğini” söyleyerek itirazda bulundu. İtirazlara rağmen madde kabul edildi.

Komisyon görüşmelerinde “fişleme” itirazı

Komisyon görüşmelerinde de HDP ve CHP’den vekiller değişikliğe itiraz etti.

CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, düzenlemenin vatandaşta baskı yaratacağını öne sürdü.

CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı da maddenin, vatandaşların fişlenmesine yol açacağını söyledi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan da “Kişisel veriler bize karşı korunuyor, vatandaşa ve muhaliflere karşı korunuyor ama iktidara karşı maalesef korunmuyor. Gittikçe bir polis devleti olmaya doğru gidiyoruz” dedi ve o da değişikliği “fişleme” olarak tanımladı.

İktidardan “vatandaşın çekincesi mi var?” savunması

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök ise değişikliği şöyle savundu:

“Tabii, kamuoyunda ciddi anlamda bununla ilgili, biz de biliyoruz işte ciddi bir “fişleme” algısı söz konusu. Ben hemen öncesinde söyleyeyim, bu kesinlikle öyle bir şey değil, tamamen şeffaflığa yönelik.

“Bir insan hangi derneğe üye olduğunu bilmesi gerekiyor, hangi derneğe üyedir, değildir bilmesi gerekiyor. Ben şunu da düşünmüyorum açıkçası: Bir vatandaşın gidip de “Aa ben bu derneğe üye oldum” diye bir çekincesi varsa zaten o insanın, o derneğin faaliyetleriyle ilgili kafasında bir soru işareti vardır. Dolayısıyla bunda da bir sakınca yok.”

Kaynak: Bianet- Ayça Söylemez

İlginizi çekebilir