Enflasyonla Mücadele Pazar Tezgahlarına Yansımadı

Artan gıda fiyatlarının halk pazarlarına büyük yansıması tezgahçıların iş yapamamasına, evdeki dolabın dolmamasına neden oluyor.

Artan gıda fiyatlarının halk pazarlarına büyük yansıması tezgahçıların iş yapamamasına, evdeki dolabın dolmamasına neden oluyor.

Berat Albayrak’ın “Burası çok önemli” dediği enflasyonla mücadele programını açıkladığı konuşması hala zihinlerde tazeliğini korurken bizler de vatandaşın enflasyonla mücadelesini merak ettik. Bu nedenle İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde bir halk pazarına çevirdik kameramızı. Hem alışverişe çıkmış vatandaşa, hem de tezgahındakini satmaya çalışan pazarcıya ekonomiyi, enflasyonla mücadeleyi sorduk.

‘FİYATLAR SABİT’

Enflasyondan nasibini almayan kalmadı. Esnaf da alıcı da durumdan memnun olmasa da ürünlerini pazarlamak durumunda. Patates ve soğan tezgahında bir kadın söyleniyor; “Çöpe atarım yine 2 lira vermem.” Kilosu 2 buçuk lira olan patates için söylediği bu sözleri pazarcı devam ettiriyor, “Bizde fiyatlar sabit” diye. İşlerin iyi gittiğini söylüyor pazarcı.

Hemen yanı başımızdaki tezgahta şöyle bir diyalog gerçekleşiyor;

-Abla 2 buçuk yapayım mı?

-Yok bir kilo olacak

-Abla bunu 2 yapayım

-Yok bir buçuk

Bu sohbetin geçtiği tezgahtan bir diğeri bağırıyor domateslerde indirim olduğunu. Soruyoruz fiyatlar nasıl; “Bu hafta iyi fiyatlar, baksana domatesi 4 liraya veriyoruz” diyor.

‘ALAMIYORUZ’

Fiyatların önceki haftalara göre daha uygun olduğunu söyleyen halk aynı zamanda alamadıklarını da dile getiriyor. O esnada indirimli domateslerin içinden sağlamları seçmeye çalışan bir kadına soruyoruz; fiyatlar nasıl, istediğinizi alabiliyor musunuz?

“Evet fiyatlar iyi gayet, baksana domates 4 lira” diyor. Peki yetiyor mu para? “Yetiyor” diyen kadın istediği herşeyi alıp almadığını sorduğumuzda yüzünde “e yani sen de” diyen bir gülümseme ile “Alamıyoruz” diyor.

‘ÜRÜNLER KASALARDA KALIYOR’

Pazarcıların ürünlerini satamadıklarını ve fiyatların pahalılığından kimsenin pazar alışverişlerini eskisi gibi yapamadığı görüyoruz. Elinde yeşillikle dolu poşetlerle bir adama soruyoruz benzer soruları, bu hafta fiyatların daha iyi olduğunu ancak istediği herşeyi alamadığını söylüyor.

Üzüm tezgahındaki pazarcı ile devam ediyoruz, bir çeşidi 7 diğer çeşidi 8 lira olan üzümlerin. Satışların nasıl olduğunu sorduğumuz pazarcı, bize üst üste dizilmiş kasaları gösteriyor “Bak abla bunlar olduğu gibi duruyor. Kimse almıyor, alamıyor. Bu fiyata alırlar mı?” diye sitem ediyor.

‘BİR DOKUN BİR AH İŞİT’

Önceki haftalara göre fiyatların çok az düştüğünü belirten pazar halkı, sadece yetinerek alışveriş yaptıklarını daha öncekine oranla şimdilerde aldıklarını çeyreğe indirmek zorunda olduklarını belirtiyorlar.

Pazar arabasını çeken bir kadına soruyoruz sorularımızı, bir dokun bin ah işit. Kadın bu hafta geçen haftaya göre kısmen düşen fiyatların yine de çok pahalı olduğunu dile getiriyor. Yettiremiyor çünkü. “Eskiden 2 alıyorsam şimdi 1 bile değil, yarım alıyorum” diyen kadın yine de ihtiyaçlarını tamamı ile karşılayamamış. Marketlere göre pazarın daha uygun olduğunu ifade eden kadın, “Marketten iyidir diye pazara geliyoruz ama ben eskiden 50 lirayla çıkardım pazara, şimdi 70 lira ile çıkıyorum ama eskiden aldıklarımın yarısını alabiliyorum” diyor.

‘AKŞAM PAZARI YİNE AYNI’

Enflasyonun bütün herşeyi etkilediği bu zamanda pazarcıların ve tepki vermek yerine yetinmeyi seçen halkın artan fiyatlar nedeniyle pazar alışverişlerini genelde akşam saatlerine erteleyerek fiyatların düşeceğini umut ediyor. Turşuluk lahana ve mısır satan pazarcı Hikmet işlerin hiç iyi gitmediğini söyleyerek “Nasıl iyi gitsin, 5 liraya aldığımız malı 5 liraya bile satamıyoruz” diyor.

Halk zamlar, yüksek fiyatlar, düşük gelir çıkmazında kendilerine zoraki çözümler yaratmakta, ihtiyaçlarını kısıtlayarak yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.

Kaynak : Yazıyor

İlginizi çekebilir