Endemik türler meta gibi görülüyor

Türkiye coğrafyasındaki biyoçeşitliliği tespit ederek ticarileştirme adımlarından birisi de Yalova’da atıldı. Diğer yandan aynı bölgede Karaca Arboretum’u ekonomik sıkıntılar nedeniyle kapanma aşamasında

Yalova’nın endemik bitkileri, Yalova Üniversitesi (YAÜ) ile Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Şube Müdürlüğünce yürütülen proje kapsamında doğadan toplanan 7 endemik bitki türünün “koleksiyon bahçesi”nde koruma altına alındığı belirtildi. ‘Yalova İlinin Karasal ve İç Su Ekosistemleri Envanter ve İzleme Projesi’nin protokolünün imzalanmasının ardından, “Uludüğme (centaurea olympica), Hevajo (onosma armena), Akbaşlı çalba (phlomis russeliana), İpek sığırkuyruğu (verbascum bombyciferum), Öküz çıngırağı (campanula grandis), Kulindor (centaurea hermanni) ve Adrasan düğmesi (rhaponticoides wagenitziana) bitkileri toplandı.

‘Değeri çok yüksek’

DKMP Çınarcık Şube Şefliği arazisinde oluşturulan koleksiyon bahçesine dikilen fidelerin yaygınlaştırılarak çalışmaların üretime dönüştürülmesi yoluyla ticarileştirilmesi hedefleniyor. Projenin yürütücüsü Peyzaj ve Süs Bitkileri Programı Dr. Öğr. Üyesi Gül Yücel, temel amaçlarının, tohumun çimlenmesini artırarak fide üretimini desteklemek olduğunu belirterek, “Özellikle bu ‘endemik bitkilerin değeri çok yüksek.’ Bunların kaybolmasını engellemek, kontrol altına almak istiyoruz. Bundan sonra yapılacak çalışmalarda da tohumların araziden değil, ürettiğimiz fidelerden sağlanmasını amaçladık” dedi. DKMP Yalova Şube Müdürü Nevzat Alğan ise 7 türün koruma altına alınmaması durumunda yok olabileceğini belirtti.

Endemik türler ticarileştiriliyor

Tabiatı ve Biyoçeşit Koruma adı verilen yasa tasarısının, tüm koruma alanları üstündeki koruma statülerinin kaldırılması ile biyoçeşitliliğin ticarileştirme adımları atılmış ve Meclis’e taşınan yasa yoğun tepkiler sonucu Meclis gündemine girememişti. Ancak yasa tasarısının içeriği farklı bir uygulama ile başlatıldı. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sürdürülen ‘biyolojik çeşitliliğin kayıt altına alınarak bu bilgilere erişimin düzenlenmesi’ amacıyla olduğu belirtilen bir çalışma 3 yıldır aralıksız sürüyor.

Her değerin ölçütü para

Geçtiğimiz yıl içinde TBMM Tıbbi Aromatik Bitkiler Komisyonu Başkanı AKP’li İbrahim Aydın yaptığı açıklamada, dünya ekonomisinde tıbbı ve aromatik bitki hacminin 115 milyar dolar olduğunu ifade ederken tek değer ölçülerinin para olduğun göstermişti. Aydın, “Bizim ülkemizde ise 500-600 milyon dolardan bahsediliyor. Biz diyoruz ki; bunları iyi bir şekilde değerlendirirsek 2023 yılında, buradan 5 milyar dolar gelirimizin olması gerekiyor. Endemik türlerin korunmasını sağlayarak tarımını yapmamız ve sanayileştirerek ülke dışına ihracatını yapmamız gerekiyor” diye beliirtmişti. Diğer yandan Toprak Dede olarak tanınan ve geçtiğimiz ocak ayında yaşamını yitiren Hayrettin Karaca tarafından kurulan ‘Karaca Arboretum’ dünyadaki 14 Ağaç Parkı’ndan biri ve bulunduğu alanda yedi bin değişik ağaç türünü barındırıyor. Ziyaretçilerin ödediği giriş ücreti ile Arboretum’da çalışan 5 kişinin aylıkları, elektrik, su, ve motorların akaryakıt ihtiyacı karşılanıyordu. 13.5 dekarlık arazisini bir vakıf kurarak bağışlayan Hayrettin Karaca’nın oluşturduğu Arboretum kapanmak üzere. Kapanmamasının sağlamak amacıyla resmi kurumlara seslenen imaz kampanyaları düzenlenirken ne Yalova yerel yönetimlerinin ne de DKPM’nin buraya yönelik ilgisi ortaya çıkmadı. Nedeni ise 5 kişinin ve su ile elektriğin sağlandığı bir gelire sahip olan alanın ilgilerini çekmemesi.

Yalova’nın endemik türlerinden Akbaşlı çalba.

‘Verileri gizlenmeli’

Sydney Üniversitesi’nden Dr. Ayesha Tulloch ve Queensland Üniversitesi tarafından yönetilen uluslararası bir bilim insanı grubu, veri yayıncılığının birçok türe yardımcı olmak için önemli olduğunu ancak birçok tehlike barındırdığını açıklamışlardı. Dr. Tulloch’un, “Buradaki zorluk, yerel türlerin sömürülmesine yol açacak biçimde verileri paylaşmaktır. Bazı durumlarda yaban hayatı ticareti amacına hizmet için bu verileri kullandıkları inkâr edilemez” sözleri ışık tutucu. Bu sözler, Türkiye’de süren biyoçeşitlilik verilerinin ticarileştirmek amacıyla yapılıyor olması doğanın sömürüsünden başkaca bir şey olmadığına işaret ediyor. Birçok bilim insanı türlerin korunmasına yardımcı olmak için doğa fotoğraflarında dahi konum verilerini gizlemek gerektiğini söylüyorlar. Türkiye’de ise ticarileştirilmek amacıyla veriler toplanıp ilgili sermayeye sunulması amaçlanıyor.

Türleri yok eden kapitalizm

Ekosistemler ve türlerin popilasyonu her geçen gün küçülüyor, bozuluyor veya yok oluyor. Dünyadaki ekosistem yani her türden canlının birbirine bağlı yaşam ağı gittikçe küçülüyor. Bu durum kapitalizmin doğrudan bir sonucudur ve dünyanın tüm bölgelerinde yaşam için doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır. Türkiye’de Munzur, Cudi ve Gabar dağları endemik bitki cenneti olarak nitelenirken bu bölgelerdeki bitkilerin nesli hızla tükeniyor. Bu durumu yaratan nedenler ise; doğal yaşama yönelik enerji, maden, turizm, askeri operasyonlar, orman yangınları ve ticari değer biçilen türlerin yaygın toplanıyor olmasıdır. DKPM eliyle yürütülen faaliyette bu sürecin sadece bir parçasıdır.

Kaynak: Yeni Yaşam

İlginizi çekebilir