DÜNYA KADINLARI KRİZDE İŞTE BUNLARI YAŞADI: İşsizlik, açlık, fuhuş, göç…

Krizi yaratan koşullara ve kesimlere karşı mücadelenin en önemli öznesi olan kadınların ülke ülke mücadele deneyimleri…

Yakın tarihte dünyanın birçok ülkesinden kadınlar, sermayenin ve hükümetlerinin yarattığı ağır faturaları ödemeye zorlandı. Bu ay Sınırların Ötesinden sermayenin krizinin sonuçlarının kadınları nasıl etkilediğini aktarıyoruz. Elbette kadınlar bu ağır sonuçların sadece mağduru değil; krizi yaratan koşullara ve kesimlere karşı mücadelenin de en önemli bileşeni oldular. Bir sonraki sayımızda ise bu mücadele deneyimlerine yer vereceğiz.

VENEZUELA

‘20 DOLAR KARŞILIĞINDA SAÇLARIMI VERİRİM’

VENEZUELA’da enflasyonun yüzde 720’leri gördüğü kriz döneminde, insanlar kıtlık yüzünden pazar yerlerindeki çöplerden yiyecek bulmaya çalışıyordu. Yetişkinlerin yanısıra çocuklar da çöpten besleniyor, zaman zaman buldukları yiyeceği oracıkta yiyen çocuk fotoğrafları gazeteleri kaplıyordu. Kadınlar ağırlaşan yaşam koşulları karşısında ayakta kalabilmek için Kolombiya sınırındaki bir köye saatlerce yürüyüp, 20 dolar gibi bir ücrete saçlarını satıp, kazandıkları parayla gıda ve ilaç ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorlardı. Fiyatların her gün iki katına çıkması, sağlık hizmetinin erişilemez hale gelmesi nedeniyle hamile kadınların bir kısmı merdivenaltı kürtaja başvururken, bir kısmı ise doğum yapabilmek için komşu ülkelere geçmeye çalışıyordu. Sınırlar, kadınların bedenlerini sınır bekçilerine satarak geçmeye çalıştıkları bir zulüm hattına dönüştü. BM verilerine göre ülkedeki ekonomik sorunların başladığı 2014’ten 2017 yılına kadar 2,3 milyon Venezuelalı başka ülkelere göç etti.

YUNANİSTAN


BİR TOST PARASINA FUHUŞ!

Yunanistan’da 2004’te başlayan ekonomik sıkıntılar, ev içi şiddeti, yoksulluğu ve fuhuşu da tetikledi. Ve tıpkı bugün Türkiye’de Suriyelilere karşı yaşanan yabancı düşmanlığı Yunanistan’da da artış gösterdi. Bunun karşısında “Bizim düşmanlarımız botla gelmedi, her gün limuzinle aramızda dolaşıyorlar” sloganıyla bu yabancı düşmanlığının neden doğru olmadığını ortaya koyan eylemler de gerçekleşti.

Kriz sürecinde kadınlar işsiz kalmamak adına zor koşullar ve hak gasplarına göz yummak zorunda bırakıldı. Ancak sosyal haklarının ve ücretlerinin gasbedilmesine sessiz kalmaları da işsiz kalmalarına engel olmadı. Kriz, Yunanistan’ı AB ülkelerine kıyasla işsizlikte cinsiyet farkının en fazla olduğu ülke pozisyonuna soktu.

Bugün halen, Yunanistan’da kadınlarla erkeklerin çalışma koşullarında çarpıcı farklılıklar var: Güvencesiz işlerde, işten çıkarmalarda, ücretlerin ve işçi haklarının iflas ettiği durumlarda başı kadınlar çekiyor. Ücret eşitsizliği bir kural haline gelmiş durumda. Hamile kadınlar ya işten atılıyor ya da çocuk sahibi olmamayı taahhüt etmek zorunda bırakılıyor. Kadınların sosyal güvence hakkı vahşice ihlal ediliyor ve emeklilik yaşı, annelik izni, çocuk bakımı gibi pozitif ayrımcılık hakları ortadan kaldırılıyor.

Krizin faturası kadınları erkeklere ekonomik olarak daha fazla bağımlı hale getirdi. Hayatını idame ettirebilmek için birçok kadın kendinden çok yaşlı erkeklerle evlenmek zorunda kaldı. Tüm bunların yanı sıra çok sayıda genç kadın ve üniversite öğrencisinin fuhuşa sürüklenmesi de krizin bir sonucu olarak kaydediliyor.

Hâlâ bugün ülkedeki kadın hareketi bileşenleri krize, yoksulluğa, geri alınmaya çalışılan sosyal haklara karşı sendikalar ve çeşitli kadın örgütleriyle birlikte çalışmalar yürütmeye devam ediyor.

ABD


EN ÇOK GÖÇMEN KADINLAR DERTLİ!

2008-2009 krizi, kadınlarda erkeklerden daha fazla iş kaybına ve yoksulluğa neden oldu. ABD’de işsizlik oranı Eylül 2010’a kadar yüzde 10’du, ancak birkaç ABD eyaletinde bu oran yüzde 20’ye kadar çıktı.
Ekonomik kriz en çok erkeklerin çalıştığı inşaat ve üretim sektörlerinde patlak vermişti. Kadınların ağırlıklı olarak çalıştığı eğitim, sağlık ve hizmet sektörü krizden bir süre sonra etkilenmeye başladı.

2009 Mayıs’ında ABD’deki 600’den fazla barınma merkezinde yapılan bir araştırma, 2008 Eylül’ünden bu yana yardım arayan kadınların sayısında artış olduğunu ortaya koydu.

Krizin Amerika’da yaşayan göçmen işçiler için sonucu işsizlik oldu. Kriz sonrasında çoğunlukla Latin işçiler, düşük ücretli ve neredeyse hiçbir sosyal hakkın olmadığı kötü işlerde çalışmak zorunda kaldı.

KISA KISA
* 1997 Güney Kore Krizi’nde, işten atılan kadınların sayısı, aynı dönemde işten atılan erkeklerin sayısından 7 kat fazlaydı.
* Ev içi şiddete karşı Kadınlar İçin Yardım Hattı’nı arayanların sayısı bir yılda 7 kat artış gösterdi. Tayland’da kadına yönelik ev içi şiddet vakası 1997 yılında 534 iken, sadece 1998’de 812’ye ulaştı.
* Kendi ülkelerinde iş bulma umudunu yitiren kadınlar göçe yönelirken, kız çocuklarının önemli bir kısmının eğitim hayatı sona erdi. Güney Kore’de krizden bir yıl sonra tahminen yedi kadından biri fuhuş yapmak zorunda kalmıştı.
* G. Kore hükümeti, kadınların kocalarına psikolojik destek vermesi kampanyaları yaptı. Hükümet şu ulusal sloganı üretmişti: Kocanıza enerji verin!
* Trinidad ve Tobago’da sendikalar, kriz döneminde hamile kadınların işlerini ilk kaybedenler olduğunu ortaya koydu.
* Endonezya’da 1997’de krizin başladığı dönemde, 6 milyon çocuk okuldan ayrıldı. Okuldan ayrılan 7-12 yaş arasındaki kız çocuklarının sayısı üç kattan fazla yükseldi.

Kaynakça:

http://calismatoplum.org/sayi24/yaman.pdf

https://www.globalpolicy.org/component/content/article/218-injustice-and-inequality/52461-global-financial-crisis-affecting-especially-women.html
http://news.cornell.edu/stories/2008/10/womens-leadership-and-economic-crisis

https://www.awid.org/publications/impacts-global-financial-crisis-womens-rights-sub-regional-perspectives

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/287269

http://www.forum.awid.org/forum12/wp-content/uploads/2011/03/BRIEF11_tur_web.pdf

https://www.academia.edu/8236475/Kriz_zaman%C4%B1nda_feminizm_Yunanistan_da_kad%C4%B1n_m%C3%BCcadelesi

Kaynak: Ekmek ve Gül

İlginizi çekebilir