Denizli Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu: ”Aleyna Yurtkölesi İsyanımızdır!”

Denizli Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu, kadın cinayeti nedeniyle hayatını kaybeden Aleyna Yurtkölesi’nin ardından tepkisini eylemle dile getirdi.

Denizli Candoğan Parkın’da 17.30’da biraraya gelen kadınlar ‘Kadın Cinayetleri Politiktir’,  ‘Cinsiyetci Akademi İstemiyoruz’, ‘Koruma Aklama Yargıla’ sloganları ile kadın cinayetleri ile ilgili patriyarkal anlayışları, hukuk sistemini ve akademiyi deşifre ettiler.

Platform adına Elif Kavli basın açıklmasını kamuoyu ile paylaştı. Basın açıklamasının tamamı şöyle:

Basına ve Kamuoyuna

Artık Yeter!
Gün geçmiyor ki bir kadın cinayeti ile daha karşılaşmayalım.
Dünyada her gün en az 137 kadın öldürülüyorken, potansiyel katillerin artık en yakınımızda olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız.
Her gün kapımızın çalınabileceği ihtimali ile yaşamak istemiyoruz.
Pamukkale Üniversitesi, 22 yaşındaki kızkardeşimiz, sıra arkadaşımız Aleyna Yurtkölesi 9 Ocak da evinde ölü bulundu.
Aleyna, Shayan Khevrian tarafından tasarlanarak öldürüldü. Katil Aleyna’nın evine giderken, cinayetten sonra kamera kayıtlarında tespit edilmemek için uzuvlarını kapatarak, eldiven takarak, koyu renkli kıyafetler giyerek gidiyor.
Görgü tanıklarının aktardıklarına göre, “Yardım Edin” çığlıklarının ardından çağırılan emniyet mensupları, kapıyı sadece çalarak, açılmasını bekliyor.
Biliyoruz ki; elini kolunu sallayarak kadın cinayeti işleyenlere bu cüreti verenler 6284 numaralı yasayı ve İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamayanlardır.
Bu cüreti verenler; pandemi sürecinde artan ev içi şiddeti ve tecavüzü görmeyip, meclis kürsülerinde nutuk çekenlerdir.
Bu cüreti verenler; Boğaziçinde hakkını arayan kadınlara şiddet uygulayanlardır.
Bu cüreti verenler; tecavüzcü Musa Orhan’ın hala dışarıda olmasına müsade edenlerdir.
Katil Ümitcan Uygun’u tüm kanıtlar ortadayken, koruyanlardır.
1 yıldan fazla süredir Baş şüpheli Zaynal Abakarov’u sorgulamayanlardır.
Bu cüreti verenler; tüm bunlar ortadayken kendisine şiddet uygulayan erkeğe, ölmemek için özsavunma uygulayan Melek İpek’i tutuklayanlardır.
Tüm bunlar yaşanırken, Pamukkale Üniversitesi Rektörü Ahmet Kutluhan ise bir basın açıklaması yaparak katledilen kız kardeşlerimizin ardından
“Yine bizi üzen bir apart olayı ile karşı karşıyayız. Apartlarda yaşanan bu gibi elim olayların bir daha tekrarlanmaması için, gereken önlemlerin alınmasında Üniversite Yönetimi olarak hazırız.” açıklamalarında bulundu.
Soruyoruz Hocam bu cinayetlerin nedeni ” Biz kadınların apartlarda yaşaması mı?”
Gerçeklere kör kalarak, bu cinayetlere engel olamadınız. Ve gerçekleşmesi muhtemel, cinayetlere de engel olmazsınız.
Biz kadınlar üniversiteler de başımıza gelebilecek herhangi bir şiddet, taciz, tecavüz, tehdit olaylayında başvurabileceğimiz “cinsel tacizi önleme birimleri” istiyoruz.
Herhangi bir tehlike ile karşı karşıyayken, başvurduğumuz güvenlik kurumlarından; karakol, polis, emniyet birimlerinden geri çevrilmemeyi istiyoruz.
Yaşanan olayları bir apartman kılıfına sığdırarak basitleştirilmesini kabul etmiyoruz.
Ülkede her gün kadınlar kayboluyorken, kadınlar şiddete maruz kalıyorken, kadınlar tecavüze uğruyorken, özellikle son zamanlarda gerçekleştirilen kadın cinayetlerine intihar süsü veriliyorken; sıradaki kadının biz olmaması için haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmediğimizi bir kez daha söylüyoruz.
Tuba’yı unutmadık! Aleyna’yı da unutmayacağız!
Kadın cinayetleri politiktir!
Aleyna’nın, Tuba’nın ve katledilen tüm kadınların hesabını; sokaklarda, meydanlarda, mahkeme koridorlarında sormaya devam edeceğiz!
Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok! Öldürülen kadınların katilleri gerekli cezaları alana dek, susmuyoruz! Susmayacağız!
Aleyna Yurtkölesi İsyanımızdır!
Tuba Tokbaş İsyanımızdır!
Katledilen tüm kadınlar için yasta değil isyan da olmaya devam edeceğiz!
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!
Yaşasın Kadın Dayanışması!

İlginizi çekebilir