CHP’li Öztrak: Ülkemiz devlet aklıyla değil, troll aklıyla yönetiliyor

‘Camiden müzik yayını yapan hala yakalanamadı ama paylaşan üyemiz tutuklanıyor.’

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, MYK gündemiyle ilgili basın toplantısı düzenledi.

“İzmir’de Diyanet’in merkezi sistemine girip camiden müzik yayını yapanlar hala yakalanmadı. Ama sosyal medyadan paylaşım yapan üyemiz tutuklandı” diyen Öztrak’ın açıklamaları şu şekilde:

Hiçbir darbecinin vesayetini kabul etmeyiz. Adnan Menderes’i rahmetle anıyoruz.

Ramazan Bayramı’nı buruklukla atlattık. Saray hükümetinin yaptıkları burukluğuna burukluk kattı. 5 maskeyi dağıtamayan Saray hükümeti, evden çıkmayın dediği millete köprüleri bayramda bedava yaptı.

Kuşkusuz polislerimiz, bu salgın döneminde fedakarca görev yapıyorlar. Ancak vatandaşa sebepsiz yere şiddet uygulanmasını hiçbir şekilde kabul edemeyiz. Bunların görevi vatandaşa hizmetti. Saray, bunu incelemelidir. Sebebinin Saray’ın dili olduğu ortaya çıkacaktır.

Ülkemiz devlet aklıyla değil, troll aklıyla yönetiliyor. Sosyal medyada linç kampanyaları başlatılıyor.

AKP Genel Başkanı doğruluyor, kolluk güçleri emir kabul ediliyor. Hedef gösterilenler tutuklanıyor. Bunun adı mafya tipi yönetimdir. Bu tehlikeli siyaset partimizi hedef alıyor. Adana’da ve İzmir’de genç partililerimiz mafyatik operasyonların hedefine kondu.

Yüreğir gençlik kollarımız başkanımız Vefa Grubu’na soru sordu diye tutuklandı. Saray tarafından terörist ilan edildi.

İzmir’de Diyanet’in merkezi sistemine girip camiden müzik yayını yapanlar hala yakalanmadı. Ama sosyal medyadan paylaşım yapan üyemiz tutuklandı.

DAVALARI TAKİP EDEN AVUKATIN ADI REZA ZARRAB DAVASINDA

Davaları takip eden avukatın adı Amerika’daki Halkbank davasındaki Reza Zarrab, Erdoğan ve Albayrak arasında iletişimi sağlayan kişi olarak geçiyor.

Gözlerimizin önüne Kabataş yalanı geliyor. Çikolata kutularında rüşvet aldığı iddia edilenler, bakara makara diye dalga geçenleri büyük elçi yapan biz değiliz.

Çorum’daki belediye meclis üyemiz alenen vuruluyor. Adana’da belediye başkanımız Zeydan Karalar’a senin yerine kayyum atanacak diyebilme cürreti sergilenebiliyor.

Saray iletişim başkanı demokrasi masalları anlatırken, ülkemiz fiili diktatörlük olarak anılmaya başlandı.

Darbe girişiminin kilit ismi Mehmet Dişli’yi dönemin başbakanının ve milli istihbarat teşkilatının talep etmesine rağmen neden ordudan emekliye sevk etmediniz?

Bu kişinin terfisiyle ve genel kurmayda devam etmesiyle ilgili sıradışı süreç nasıl meydana geldi? Hala cevap yok.

15 Temmuz şehitlerine yapılan bağışların üzerine düştünüz.

Biz akılla fikirle, özgürlük mücadelemizi sürdüreceğiz.

Korona salgını ülkemizin kapısını çaldığında, parti olarak yeni bir ekonomik bütçe ihtiyacına dikkat çektik. Şimdi kaygılarımızda maalesef haklı olduğumuz ortaya çıkmaya başladı. Ülkenin 2 yıldır içinde olduğu ekonomik kriz, ekonomik buhrana dönüştü.

Salgının 15 günlük etkisiyle, iş gücü 2 milyon 120 bin kişi arttı. Servet kazanç ve tüketim eşitsizlikleri gittikçe artacak. Sosyal devletin sosyal destek ağlarını güçlendirin dedik. Karşılıksız destek verin dedik.

Turizm ve ihracat gelirleri düşerken, dolar yükselirken, esnafımız ve çiftçimiz borca batmışken bunlara yeni borçlar vererek çarkı döndüremezsiniz dedik.

Tulumbadaki suyu yandaşlarla erittiler, vatandaşa destek veremediler. Yabancı finans kuruluşların Türk lirası işlemlerine sınır getirdiler. En son olarak sermaye hareketlerine sınır getirmeyiz dedikten sonra kamuya vergiyi 5 kat arttırdılar. Yatırımcıları ürküttünüz. Ekonomik ve sosyal konseyi toplayın dedik, topladınız mı? Hayır. İşler yine kervan yolda düzülür anlayışıyla yürütülüyor. Neyi ne için yaptıklarını ne dünyaya ne vatandaşa anlatabiliyorlar.

Normalleşme sürecinde dünyada önümüze çıkacak fırsatları kaçıracağınızın farkında mısınız?

Beyefendi 15 Temmuz’u ağzından düşürmüyor ama nedense darbecinin yanında çalışanları atamaktan vazgeçmiyor. Bank Asya’nın eski yöneticilerinden biri devletin en kritik yerlerinden birine atandı. Siz FETÖ ile böyle mi mücadele ediyorsunuz?

Belediyelerimizin elini kolunu bağlamak için elinden geleni yapıyor. AKP ve MHP’liler tarafından İstanbul’daki belediyemizin yardım teklifleri reddediliyor.

Millete hizmetkar olmak için geldik diyenler, şimdi milletin sözüne güvenmiyor. İlla belediyeden yapılacak yardımlar için vatandaşın evine gidilsin diyor.

En son, belediyelerin yatırım kararlarında son sözü ben yapacağım dediniz. Oldu olacak bütün belediyeleri kaldırın. Sonra da deyin ki, bütün belediyelerin başkanı benim. Bu nasıl kibirdir?

Kaynak: ARTI GERÇEK

İlginizi çekebilir