Mehmet Ceyhan: Sert söylemler hekimlere yönelik şiddeti körükleyebilir

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Mehmet Ceyhan’a göre Covid-19 salgınıyla mücadelede test politikası değiştirilmeli, okulların açılması konusunda eylem planı hazırlanmalı, şehirler arası ulaşıma kontrol getirilmeli, ülke genelinde esnek çalışma sistemine geçilmeli, toplanmalara sayı sınırlaması getirilmeli. Aksi halde kamyon, ağır tedbirlerin alınacağı uca doğru gidiyor. Ceyhan, Sağlık Bakanlığı’nın yoğun bakım

Sağlıkçılar ölebilir, başınızın çaresine bakın – Ahmet Murat Aytaç

Sağlık çalışanlarını MİT çalışanları ile aynı düzlemde değerlendiren bir pandemi yönetiminin bağlamının insan güvenliğince değil milli güvenlik anlayışınca belirlendiği açıktır. Böylesi bir anlayışın Türkiye açısından yarattığı en büyük sorun kendini artık açık bir “meslek krizi” şeklini alan uzmanlık yitiminde, başka bir ifadeyle mesleksizleştirmede ortaya koyuyor. Salgınının yol açtığı insani tahribatın etkileri dalga dalga bütün yaşam

Covid-19’dan konut palazına uzandık – Ali Rıza Güngen

İnşaatın GSYH’ye katkısı da 2014-18 dönemine nazaran son derece düşük. Bu nedenlerle Türkiye’de 21. yüzyılın düzenini inşaat odaklı birikim olarak ifade etmek eksik kalır. Fakat konut sektörü ve çeşitli altyapı projeleri sayesinde edinilen kazanç zaman zaman öyle büyük bir kaldıraç sunabiliyor ki, toplam içinde inşaatın ağırlığı artmasa da inşaat, etrafında yaratılan hale ile ekonominin en

Sizin derdiniz nedir? Tam da ekonomi uçarken… – Ahmet Haşim Köse

Şimdi ne olacak? Hiç bitmeyen “yeni” ekonomik programlara bir yenisi daha eklenip içi boş “reform” programlarıyla mı yola devam edilecek? Hiç sanmam. Thomas L. Friedman’ın uyarısını unutmamak lazım. Moody’s’in kredi notu bazen bombadan da tahripkâr olabilir… Geçtiğimiz haftanın “nahoş” gelişmelerinden biri önde gelen uluslararası kredilendirme kuruluşlarından Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunu düşürmesi oldu. Ekonominin tam da

neydi o, toplum mühendisliği mi? – ayşe düzkan

istenilen her yerde kılınabilecek namazlar, kapalı camilerde toplu halde kılınırken, açıkhavada müzik dinlemenin salgın açısından ne mahsuru olabilir sorusu tabii ki akla geliyor. islamcı siyasetin her alanda hegemonya kurmakla birlikte bunu kültür alanında başaramadığı sık sık söyleniyor. bunu biraz düşünmek gerektiği kanısındayım. kültür çok katmanlı bir alan. hegemonya kurulamadığını söyleyenler genellikle yüksek kültürü kastediliyor. oysa

Sosyalist idealin yenilenmesi – John Bellamy Foster

Monthly Review editörü-sosyolog John Bellamy Foster, Monthly Review dergisi Eylül ayı sayısında kaleme aldığı yazısında sosyalizme yönelik ilginin, büyüyen küresel iklim krizi ve giderek yükselen eşitsizliğe paralel olarak yükseldiğine dikkat çekerek, neofaşist yükselişe de vurgu yapan, olasılıkları ve gereklilikleri irdeleyen bir makale kaleme aldı. Bugün, sosyalizmin yenilenmesine dair her yaklaşım, kapitalizmin bütün toplumsal varoluş temellerine

Milliyetçilik ırkçılığın makyajlı halidir – Cengizhan Kaptan

Ezen ulus milliyetçiliği, ırkçılığın makyajlı halidir. Ancak makyaj yüzleri saklayamaz, görünümlerini değiştirebilir, olsa olsa yüzlerden silinene kadar. ‘Açığa kavuşturulan her konu, makyajı silinen yüz hükmündedir’ Cengizhan Kaptan BenzerHaberler Aydın ve Kadıköy’de ırkçı saldırılara tepki Sakarya’nın dosyası kabarık: Kadir Sakçı ve Şirin Tosun cinayetleri   En çok yapılması gereken şeylerden birisi de oluşturulan kategori ve kavramların yeniden

Sınıf meselesi mi, ‘Kürt kartı’ mı? – Ahmet Murat Aytaç

Ekonomik açıdan tabi durumda olanların saldırıya daha açık olması, daha kırılgan ve savunmasız bir pozisyonda olması kaçınılmaz. Fakat Türkiye’de yaşanan bu türden mikro ölçekli saldırganlıklarda sınıfsal konum gerekli koşul oluştursa da yeterli koşul olamamaktadır. Başka etnik kökenlerden gelen tarım işçilerinin benzer türden toplu saldırganlık biçimlerine, linç pratiklerine maruz kalmaması bunun en somut kanıtını oluşturur. Mevsimlik

Ölüm ağacı… – Fadıl Öztürk

Sesimiz dudaklarımızdan çıkar çıkmaz karşımızdakine erişmeden önümüze dökülüyor. Kâğıt var, kalem var ama hakkında yazılacak hayat yok… Şimdi yağmur yağsın! Örtsün gözyaşlarımı ya da gök gürlesin, şimşek çaksın. Öfkemi, kırılmamı, ter gibi yüzümden akan kederimi doğal bir hal olarak göstersin. Başka ne işe yarar ki tanrılarınız? Ama balıklar suda, kuşlar kondukları dallarda, bebekler emdikleri memede

Halk sahicilik, çözüm ve tutarlılık istiyor

İlhan Cihaner’le CHP Kurultayı’nı, ülkenin halini ve olası çıkış yollarını Yeni Yaşam’dan Ender Öndeş konuştu: Şu anda Kürt seçmenin seçme seçilme hakkının elinden alındığı fiili bir apartheid söz konusu. Bunları dert edinmeyip ‘komisyona havale’ etmek Kürt sorununun da maliyetini arttırıyor. Oysa kuşaklar kayboluyor, insanlar cezaevlerinde unutulmuş durumda Son CHP Kurultayı’nda sert ve etkili konuşmayla dikkatleri