Derin millet ve fetih fetişizmi – Zafer Yörük

“Türkler Geliyor”muş… Yine mi? diyesi geliyor insanın; bir de “bu kez nereye?” diye sorası… Bu, bugünlerde vizyona giren bir filmin afişi ve fragmanı; televizyon kanallarında sıklıkla dönüyor; belli ki bütçesi kuvvetli. Zaten yapımcısı, yönetmeni, oyuncusu topyekûn TRT beslemesi; Diriliş Ertuğrul, Kuruluş Osman, Payitaht Abdülhamid, Kutulamare gibi tarihî müsamerelerin kadroları. Donald Trump’ın ülkesini ve dünyayı Fox

Kürtlerin siyasal durumu üzerine – Mehmet Nuri Özdemir

Kürt halkının tarihsel olarak iktidara mesafeli duruşu, yaşamı birleştirici, sürdürücü karakteri ve topluluk halinde yaşayıp savunmacı yaşamın formlarında ısrar etmesi bugüne kadar varlığını sürdürmenin temel gerekçelerinden birisidir. Modern ulus devlet inşası ile birlikte Kürt halkını bir arada tutan tarihsel-sosyolojik yapısallıklar itibarsızlaştırılarak Kürt toplumu sömürgeleştirilmek istendi. Ancak buna direnen Kürtler, sistematik nüfus planlamaları ile dayatılan göçler,

‘Yaşam alanı mücadelesi demokrasi mücadelesidir’

Sosyal Haklar Derneği başkanı ve CHP’li eski vekil Melda Onur, iklim krizi ve ekoloji mücadelesini değerlendirdi CHP 24. dönem milletvekili, gazeteci Melda Onur, parlamenterliği döneminde partisinin Meclis’e sokağı taşıyan mensuplarının önde gelenlerindendi. Ancak Melda Onur, Meclis’in gündemine sadece sokağı değil, kırı, akarsuları, hayvanları ve bitkileri de getiren bir siyasetçi oldu. Çevresel ve toplumsal sorunlara duyarlılığını

Bir yüzyılın içinde bir yıl: 2019 yılını nasıl bilirdiniz? (II) – Ahmet Haşim Köse

Bu yüzyılda barışın genel bir coğrafyası yok. Avrupa mı? Dünyanın bize uzak kıtası Avustralya mı? Elbette değil. Avrupa’da artan neo-faşist ırkçı milliyetçiliğe, Avustralya’da iklim krizinin tetiklediği, yirmi milyon dönüm üzerinde arazinin külleştiği, beş yüz milyona yakın canlının yok olduğu vahşete ne demeli? Süreci anlamak için savaşların ve şiddetin kapitalizm için anlamını çözmek gerek. 2019 kendi

Kadınlardan da, Kürtlerden de çok korkuyorlar – Celal Başlangıç

AKP-MHP bloğunun ‘Kürtlere değil teröre karşıyız’ yalanı bir kez daha teşhir oldu. Korkuları sadece ‘Demirtaş’ın tiyatrosu’ değil. Demokrasi güçlerinin bir araya gelmesi en büyük kâbusları. Bugünlerin en meşhur fotoğraf karesi bir tiyatro salonunda çekilmiş. Önde dört kadın oturuyor; Dilek İmamoğlu, Başak Demirtaş, Selvi Kılıçdaroğlu ve Canan Kaftancıoğlu. Sağ taraflarında Kadir İnanır, Pervin Buldan, Sırrı Süreyya

Yaptık, yine yapabiliriz! – M. Ender Öndeş

Bütün bunlara rağmen sosyalistler, Kürtler ve bu ülkenin devrimci demokrat insanlarında bu konuda bir tereddüt yok. Herkes bunun bir rant projesi olduğunu, neler döndüğünü biliyor. Mesele, bütün bu güçlerin nerede ve nasıl bir araya getirilebileceğinde. Türkiye, gündemlerin üst üste bindiği, bindirildiği bir ülke. Bu, AKP’nin çok bilinçli olarak benimsediği bir şey. Sürekli biçimde ‘çılgın projeleri’

Ergenekon-MHP-Erdoğan kavgası ve darbe olasılığı!.. – Ahmet Nesin

Evet, hava yine darbe kokuyor, Türkiye yeniden darbeye gebe… Bu kez, iyisi mi yazının sonunda yazmam gerekeni başında yazayım. Neden başında yazdım, çünkü bütün yazı bunun üzerine kurulu da ondan, polisiye dizi yazmadığıma göre başında yazmak daha mantıklı geldi. Başında yazacağım şu, Ergenekon ve Balyoz davaları beraatle sonuçlanınca Türkiye siyasetinde çok şey değişti ama bilhassa

Kapitalizmin son aşaması: Ekolojik felaket – Fikret Başkaya

Artık karşı karşıya olduğumuz durumun ‘ekolojik sorun’ değil, ‘ekolojik felaket’ olduğu anlaşılmış olmalıydı… Tabii anlamak istemeyenler hala az değil… Bu yıkımın, bu felaketin asıl failleri hala benden sonra tufan aymazlığı içindeler… Fakat rahatsız edici bir çelişki var: Sorunun çözümü dünyayı bu hale getirenlerden bekleniyor… Mektup yanlış adrese gidiyor… Bir sorunu yaratanlardan çözüm beklemek abesle iştigal

Recep Tayyip’in dönüş hızına Erdoğan bile yetişemiyor! – Celal Başlangıç

Erdoğan, ‘Meşru hükümetle darbeci arasında arabulucu olunmaz’ tezinden 180 derece dönüş yaptı. ‘Başkanın adamları’, dün ‘darbeci’ Hafter’le arabulucu olarak aynı masaya oturdu. O kadar hızlı dönüşler yapıyor, o kadar keskin virajlar alıyor, o kadar seri zikzaklar çiziyor ki kendisini izlemeye kalkan yılanın bile beli kırılır. Zaten öyle de oldu; genel başkanlarına kayıtsız şartsız bağlı “alt

Kapital’le modern kapitalizm (II): Sermayenin yatırım kararını kârlılık belirler – Ahmet Tonak

İleri kapitalist ülkelerdeki kârlılık azalması, sermayedarları kârlılığı arttıracak faktörleri tek tek değerlendirerek, yeni alanlara ve ülkelere yatırım yapmak zorunda bırakır Gazetelerde okuyoruz. Çin dünyanın en büyük ekonomisi olma yolunda. Öte yandan, ABD ile süren “ticaret savaşları” büyümeyi yavaşlatıyor. İsterseniz, bir de sol kesimlerde çok yaygın olan şu klişeyi ekleyelim: “Yabancı sermaye Çin’e gidiyor, çünkü emek