Siyasetin bilgisini özgürleştirmek – Sinan Birdal

Foucault toplum sözleşmesi kuramlarının karşısına toplumsal çatışma kuramlarını koyar. Liberalizmin temelini oluşturan toplum sözleşmesi kuramlarında baskı (oppression) iktidarın kötüye kullanılmasıdır. Temel soru iktidarın meşru mu, gayrimeşru mu olduğudur. Toplumsal çatışma kuramlarındaki bastırma (repression) ise iktidarın mütemmim cüzüdür, onun bir etkisidir, devamıdır. Temel soru iktidara boyun eğme veya ona karşı mücadele etmektir. 1960’lar İkinci Dünya Savaşı’ndan

Rakamlar ve vebal – Kemal Can

Alışveriş yapmaya çıkmış biri hayatın pahalı olduğunu ekonomi televizyonlarındaki alt bantlardan öğrenmiyor. Çocuğuna ne kadar süredir iş aradığını bilenler TÜİK istatistiklerini takip etmiyor. Ama her alanda “rakam kontrolü” devrede. “Bütün önlem savsaklamalarını, dönen çarklara feda canları bir kenara bıraksak bile, rakam saklamanın vebali ödenir gibi değil. Çünkü, sorumluluğun yüklendiği insanlardan tedbir beklerken, onların olanı fark

Bu coğrafyada Kürt ve/ya hak savunucusu olmak – Nurcan Kaya

Tüm doktorlara, tüm hak savunucularına, tüm sivil toplumculara gözdağı vermeye çalışıyorlar. Hem de reformdan filan bahsettikleri bir dönemde. Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da adalete ve bağımsız yargıya bir hayli doyduk (!) Önce Tahir Elçi cinayetine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Beş yıl sonra başlayan ‘yargılama’nın ilk duruşmasında çeşitli usul kuralları ihlal edilirken, katılan vekillerinin reddi hâkim talebi

İktidara verilen son görev: Kürtleri hem içerde hem dışarda ezmek! – Koray Düzgören

Her konuda çıkmaza saplanan devlet koalisyonu, durumu kurtarabilmek amacıyla ‘yarım kalan bir iş’ dediği Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’ye kapsamlı operasyon peşinde. Son günlerde iktidarın çaresizliğini ve şaşkınlığını tartışıyoruz. ‘Sözde’ reform söylemlerinin boşa çıkması üzerine neler olabileceğini, iktidarın hangi adımları atabileceğini konuşuyoruz. 80 yıldır ülkenin üzerine çöken askeri-bürokratik vesayetle savaşarak vatandaşı devlet zulmünden kurtaracağı sözünü

KOLOMBİYA: Vatan hainleri kim? Barış’ı isteyenler mi sabote edenler mi? – Aykan Sever

Kimse artık uluslararası basında “barış olursa Kolombiya patlama yapacak” falan diye gülücükler de saçmıyor. Kolombiya’da FARC-EP ile Santos hükümeti arasında yaşanan müzakere süreci ve sonra olanları takip ederken merak ettiğim ve yanıt bulamadığım bazı başlıklar vardı. Bunlardan biri 2016’da patlak veren Güney Amerika ve Afrika’nın kimi ülkelerini de içine alan ikisi son günlerde olmak üzere

Krizlerde dayanışma ekonomileri ne işe yarar? – Aslıhan Aykaç

İçinde bulunduğumuz ortam, kamu yararına yönelik bir ekonomik ilgiden ve katılımcı bir toplumsal sözleşme inşasına dönük bir politik çabadan yoksun. Dayanışma ekonomileri bu noktada toplumsal birliğin, yerel örgütlenmenin ve piyasaya dönük değil, insanlık onurunu merkezine alan bir ekonomik anlayışın öncüsü olarak dikkat çekiyor. Bütün dünya pandemi nedeniyle eşi benzeri görülmemiş zorluklarla karşı karşıya. Birçok ülke

Popülizm, kapitalizmin hizmetinde – Ragıp Duran

Siyaset biliminde popülizmden söz edildiğinde Trump ve Bolsonaro’dan sonra en çok Erdoğan’ın adı geçiyor. Anadolu Kaplanları, ‘’Mon Cher’’ler, göbeğini kaşıyanlardan nefret eden seçkinler… Aslında her şey 1989’da Berlin Duvarının yıkılmasıyla başladı. O zamana kadar, hiç olmazsa 1917’den beri, kapitalizmin karşısında bir denge unsuru olarak günah ve sevaplarıyla sosyalizm vardı. Duvar devrilince sadece SSCB çökmedi, başlı

Otoriter yönetimlerden kaçınmak için işçi sınıfını geri kazanmalıyız – Bernie Sanders

Mevcut sayıma göre, yaklaşık 80 milyon Amerikalı Joe Biden’a oy verdi. Donald Trump’ın otoriter bağnazlığına karşı yapılan bu seçimle, dünya kolektif olarak rahat bir nefes alabilir. Ancak seçim sonuçları, endişe nedeni olması gereken bir şeyi de açığa çıkardı. Trump, 2016 yılında aldığından 11 milyon daha fazla oy alarak, işsizlik ve yoksulluğun yüksek, sağlık ve çocuk

Bu ‘reform’la bahar gelir mi? – Ümit Akçay

İktidarın reform gündemi, ilginç bir şekilde muhalefet çevrelerinde de bir temelsiz iyimserlik doğmasına neden oldu. İktidarın ekonomik sorunlar nedeniyle kendiliğinden sonlanacağı ve muhalefetin muhalefet yapmasına bile gerek kalmadan otoriter rejimden demokratik parlamenter sisteme dönülebileceği düşüncesi, 6 Kasım sonrası süreçte yeniden canlandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 19 Kasım 2020 tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı,

‘Başıma bir şey mi gelecek, gelmeyecek mi?’

Geleceğe dair kontrol hissinin azalması toplumsal şiddete nasıl yol veriyor? Kayıtsızlaşmanın arttığı dönemler, neden eşitsizliğin ve adaletsizliğin meşrulaştığı, cezasızlığın, kutuplaşmanın, mafyatik yapıların yükseldiği dönemler oluyor? Depresyonu politize etmeden konuşmak ne kadar mümkün? Sivil ölüm aslında “belirsizliğe mahkumiyet” midir? Klinik psikolog, psikoterapist Banu Yılmaz ile belirsizlik üzerine… “Aslında evet, hayat hep belirsizliklerle dolu, kesin olan tek