Deprem, Kapitalizm, Plan… Ertuğrul Kürkçü

Felaketin nedenleri, depremden yalnızca birkaç gün önce gazetelerin birinci sayfalarını kaplayan Cumhurbaşkanının aile fotoğrafında özetlenebilirdi: Demirel, muhterem refikaları, burjuvazinin üç mümtaz üyesi Cavit Çağlar, Kamuran Çörtük, Ali Şener… Bu yazı 17 Ağustos 1999 depreminden yalnızca bir hafta sonra Radikal 2’de yayımlanmıştı. O günden bu yana, merkezi, bölgesel ve yerel düzeyde, olası depremler ile toplumsal sonuçları

17 Ağustos’un 20. yılında afet güvenliği – Can Çağlayan

“Yaşadığımız coğrafyada deprem vb. tehlikeler her zaman olacaktır. Ancak gerçekte afeti yaratan, yani bu tehlikeleri afete dönüştüren, yaşam çevremizdeki ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel, yapılı çevre vb. koşullardır ve bu koşulları ise tümüyle doğayı “rant alanı” haline getiren kapitalist politikalar belirler.” 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen depremin üzerinden geçen 20 yılın sonunda hâlâ aynı soruya

DBP ve HDP – Adnan Çelik

Barış ve Demokrasi Partisi’nin 2014 ortasında kendisini feshedip, bir kadro partisi olarak Demokratik Bölgeler Partisi’ni kurması (DBP) ve yerel yönetimleri DBP’ye emanet edip kitlesel olarak HDP’ye katılması süreci, geçen hafta yeni bir aşamaya evrildi. DBP Merkez Yürütme Kurulu, geçen hafta alınan kararla başta İstanbul, Ankara, Mersin, Adana, İzmir olmak üzere Türkiye’deki 38 il örgütü ve

Sosyal demokrasi, demokratik sosyalizm ve sosyalizm – Metin Çulhaoğlu

Görebildiğimiz kadarıyla, hâlihazırdaki kapitalizme alternatif arayan genişçe bir kesimin ekseni, sosyal demokrasiden farklı bir yere, demokratik sosyalizme kaymaktadır ve bizce olumlu bir gelişmedir Sosyalizm imkânları açısından bakıldığında dünyamızda 40 yıllık bir dönemin artık kapandığını gösteren işaretler var. Daha dar anlamda alındığında sınıf hareketinde pek bir canlanma görülmüyor; ama sınıfsal kimliği biraz daha karışık, geniş tabanlı protestolara ve eylemlere tanık

Günah keçisi olarak ‘göçmenler’

Yozgat’ta kalması gereken Afrikalı bir kadına kim ev kiralar? Kim iş verir? Bu kadın da mecburen daha önce göçen tanıdıkların yanına, İstanbul’a gidiyor. 5 kuruşa iş, 3 kuruşa kiraya razı oluyor. Kalan 2 kuruşunu da Yozgat’a gidip gelmek için harcıyor. Kısacası herkes göçmenlerin cebine girene bakıyor, kimse ceplerinden çıkanı görmüyor. BERİL ESKİ Batı’da ve Türkiye’de

Unutulan çok önemli iki konu

Bu yazıya başlamadan Google’dan iki konuya baktım, son günlerde kimse bu konularda kalem oynatmamış. Başka bir ifade ile de bu iki konunun fikri takibinden vazgeçilmiş. Bazı konular var ki, bunları anlamak, çözümlemek hiç kolay değil. Rahmetli Çetin Altan’ın bir ifadesi vardır, her söylediği gibi bu da önemlidir, “Bir yazarı, bir gazeteciyi tanımak için ne yazdığına

Daha fazla dünya: Küresel sorunlarla nasıl başa çıkacağız?

Berliner Gazette’nin 20’inci yıl dönümünde, müşterek araçları kullanarak küresel sorunlarla mücadele inisiyatifine katılın. Krystian VOZNICKI İklim değişikliği, göç ve dijitalleşme: bunlar, küreselleşmenin bu aşamasındaki en büyük zorluklar. Bu zorluklari nasıl karşılarız? 20. Yılında Berliner Gazette, DAHA FAZLA DÜNYA mottosuyla, bu küresel sorunlarla nasıl başa çıkacağımızın altını çizecek. Bu yazıda, Berliner Gazette’nin kurucu editörü Krystian Woznicki,

Ekmek parası ve haysiyet üzerine

Son yıllarda ‘ekmek parası’ deyimi, bir siyasal bağlam içinde sık işitilir oldu. Belki daha önce de dile getirilmiştir, ancak ben “Simit sat onurlu yaşa” önerisini (ya da sloganını) ilk kez Gezi eylemleri sırasında duydum. Slogan olarak haklı/anlamlı, ancak öneri niteliğiyle biraz boş laf olduğu kanısındayım. Evet, bir insan onurunu korumak için gerektiğinde simit satarak yaşamalı ve yaşayabilir, buna mukabil

Modern toplumun hızı zaman algımızı nasıl bozuyor?

Modern toplumun yüksek hızı iç ritmimizi bozuyor. Gittikçe hızlanan insanlık artık neredeyse sağlıklı bir zaman algısını yitirmiş durumda. Telaş, hayatımızın gündelik bir parçası haline gelmişken ne yapabiliriz? Chelsea Wald Kısa bir süre önce, kendime, yakın zamanda tanımlanmış bir sorun olan ‘kaldırım öfkesi’ rahatsızlığı teşhisi koydum. Bu durum, her zaman yavaş yürüyen bir arkadaşım söz konusu

Halkçı belediyeciler ne yapar, nasıl yapar? – Alphan Telek

Bernie, Burlington’u yaşanabilir bir kent haline getirdi. Bunu yaparken daha önce hesaba katılmayan ve dışlanan yoksulları, güvencesizleri, işçileri de işin içine kattı. Hatırlatalım, en başta kimse ama hiç kimse Bernie’nin bir dönem daha kazanabileceğine ihtimal vermiyordu. Şimdi ABD Başkan aday adayı. Üç bölümlük hikayenin sonundayız. Bu yazı dizisinde, elimizdeki hayali periskobu (zamanda geriye gidebilen ve