Müşterek Bir Kent İçin Belediyeleri Kazanmak – Baybars Külebi

Katalanca “kazanalım” anlamına gelen “Guanyem” ismiyle Barselona’da başlayan bu yerel yönetimci hareketler nasıl ortaya çıktı ve İspanya’da politik değişim için sahip oldukları potansiyel tam olarak ne? Avrupa’da SYRIZA’nın başarısı ve yükselen Podemos dalgasının geri planında kalmış, dolayısıyla uluslararası medya tarafından göz ardı edilen ancak çok daha önemli bir seçim hareketleri ağı, İspanya’da şu an harekete

Megafauna’dan Entomofauna’ya Yokoluş

Küresel iklim değişikliğinin neden olduğu yok oluşa dair bilimsel raporlar ve uyarılar gelmeye devam ediyor. Bu hafta Havaya Bağlı Her Şey’de Can Tonbil en büyüğünden en küçüğüne bu yıkımlara odaklanıyor. 1844 yılının Haziran ayında, Sigurður Ísleifsson, Ketill Ketilsson ve Jón Brandsson isimli üç avcı kendilere verilen siparişi yerine getirmek için şimdilerde koruma altında olan İzlanda’nın

Bu yol Erdoğan’ı devirmeye çıkmaz – Ali Duran Topuz

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın çok başarıyla uyguladığı “denkleştirme” ya da “eşitleme” stratejisini Ozan Arif vesilesiyle denedi. Ama ne deneme: Irkçı, saldırgan, şiddeti öven ve sevincini ya da öfkesini lümpen bir dille bağırmaktan gurur duyan bir figürü Pir Sultan’dan Neşet Ertaş’a gelen bir ozan geleneğiyle eşitleyiverdi. CHP ya takiye yapıyor ya da Ozan Arifleşiyor… Bu işin ustası Erdoğan’dır.

Yapay Zeka ve Şehir Plancılığı: Akıllı Kentten Bilinçli Kente – Ulaş Başar Gezgin

Beklenmedik bir muhalefet, akıllı bir kent yerine, toplumsal olarak bilinçli bir kent gibi yeni bir talebi yükseltmemiz için bir sıçrama tahtası olabilir. Yapay zekanın ve otomasyonun önde gelen uygulama alanlarından biri, şehir plancılığı oldu, olacak. Daha önce zeki kent (intelligent) ve sayısal kent (daha doğrusu, basamaksal, digital)[1] tartışmaları vardı. Bu ikisi, genellikle, bilişim teknolojilerinin şehircilik için

Dünyanın en mutlu ülkesi mi Danimarka? – Gökçe

Danimarka’daki kısa süreli çalışma deneyimimin ardından gelen işsizliğin verdiği ferahlıkla(!), bilgisayar başına geçip “dünyanın en mutlu ülkesindeki” yaşamımı bir gözden geçireyim dedim. Aslında, iş sahibiyken her şey çok güzeldi. Her sabah kalkıp kardeşlik şarkımızı söyledikten sonra işe gider, 7,5 saat barış, dostluk ve dayanışma çerçevesinde üstümüze düşeni yapar, evimize döner, kardeşlik dansımıza kaldığımız yerden devam

Peter Pan kuşağından yeni sosyalizm talebi – Elçin Poyrazoğlu

“Konut kredisi, evlilik, çocuk ve kariyer istemiyorlar. Bencil, tembel ve şımarıklar. Hayatlarının her anını selfie çekerek belgeliyorlar. Büyümeyi reddediyorlar”. Batı’da Y kuşağı hakkında son yıllarda buna benzer pek çok görüş ve eleştiri ortaya atıldı. Amerikalı sosyolog Kathleen Shaputis yetişkinliğe geçmeyi erteledikleri için Y kuşağına ‘Peter Pan jenerasyonu’ adını vermişti. 1980’li yılların başından 2000’li yılların başına

Faşist kurumsallaşmaya bir çelme olarak yerel seçimler – Mahir Sayın

“Kendimizin doğrudan kazanma olanağının olmadığı yerde ana meselemiz AKP’ye kaybettirmek ise, onun karşısındaki güçlerin kazanmasıyla bunun mümkün olabileceğini kabul etmemiz ve taktiklerimizi de buna göre ayarlamamız gerekir. Bunun açık ifadesi AKP’nin karşısında olan güçlerin kazanmasına uygun taktiklerle davranmaktır.” Mart’ın sonunda gerçekleşecek olan yerel seçimler faşist iktidar blokunun başarısı ile sonuçlandığı takdirde 2023’e kadar bir daha

‘Cahil halk’ tespiti için, fazlaca eğitime gerek olmayabilir! – Murat Sevinç

Yaşadığımız sorunların kaynağı olarak gördüğümüz bir seçmen kitlesinin kimlerden oluştuğu, onların günlük yaşam pratikleri hakkında biraz daha fazla kafa yormaktan zarar gelmez sanırım. Kimlerle karşı karşıyayız? İlk soru: Cahil insanlarla mı? Diken’de, tanzim satış kuyruğundaki insanları gösteren bir fotoğraftan hareketle “Kuyruktakiler” başlıklı birkaç satır yazmıştım geçen hafta. Duvar’daki salı yazısında ise, bizim muhitin insanları konusunu biraz

“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” yerine “Adalet Temelli Kadın Çalışmaları” – Ayşe Gül Yılgör

YÖK Başkanı Yekta Saraç’ın ifade ettiği Adalet Temelli Kadın Çalışmaları anlayışında iki nokta ortaya çıkıyor: Toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarından rahatsızlar; eşitlik kavramından da ve yerine adalet kavramını öneriyorlar Aslında iktisat yazıları yazıyorum bianet’te.  Ama Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yekta Saraç’ın  “Yükseköğretim Kurumları Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi’nde değişiklikler yapılacağı, belgeden toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının çıkarılacağı,

‘Soylu’ milletler ‘soylu’ politikacılara güvenir! – Celal Başlangıç

…ve işte huzurlarınızda Türkiye halkının ‘en güvendiği politikacı’ İçişleri Bakanı Süleyman Soylu. Sokağa çıkma yasağı ilan ediliyor. Köy zaten güvenlik güçleri tarafından ablukaya alınmış. Evler tek tek basılıyor. Hatta bazı evlerin yıkıldığı iddia ediliyor. İkisi çocuk toplam 39 kişi gözaltına alınıyor. Ancak gözaltındakilerden uzun süre haber alınamıyor. 2017 Şubat’ında Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Kuruköy’de yaşanıyor