Mehmet Mahsum Oral: Barbarlar arasında – Derviş Aydın Akkoç

Mehmet Mahsum Oral’ın kitabı Everest Yayınları tarafından yayımlandı. Oral’ın anlatısında barbarlar “çoktan” yahut “henüz”, hiç fark etmez, gelmişlerdir; “yürüdükleri yol boyunca toprak attıkları her adımın yüzüne tükürse” de barbarlar mesafeleri kapatarak gelmiş ve yerleşmişlerdir, üstelik “tenhalarda” değil, açık alanlarda, cinsiyetleri de içinden keserek, kent haritasının neredeyse bütün koordinatlarında artık onlar vardır, mahrem “oda”larda bile… 1.

Bilim, Endüstri ve Sanat: Gottfried Semper’in Orta Yol Arayışı – David J. Diephouse

Alman mimar ve teorisyen Gottfried Semper (1803-79), 1851 tarihli meşhur Büyük Londra Sergisi kapandıktan sonra, Bilim, Endüstri ve Sanat gibi pek de ümit vaat etmeyen bir başlık altında, sergiyi eleştirdiği ince bir kitap yayınladı. Yazar, Kristal Saray’da sergiyi düzenlemiş olan güçlü destekçi ve plancılar arasında küçük çaplı bir şöhrete sahipti. Kıta Avrupası’nda yenilgiye uğrayan 1848-49 devrimlerinden sonra,

Diyarbakır’da dil çalıştayı

Dil ve Kültürler Ağı’nın, yol haritasını belirlemek amacıyla Diyarbakır’da düzenlediği çalıştay, aralarında yazar, akademisyen ve yayıncıların da bulunduğu 300’e yakın kişinin katılımıyla başladı. Diyarbakır’da, Dil ve Kültürler Ağı tarafından dil çalıştayı gerçekleştiriliyor. Dil ve Kültürler Ağı’nın, yol haritasını belirlemek amacıyla düzenlediği dil çalıştayı Diyarbakır Demir Otel’de başladı. Aralarında yazar, akademisyen, eğitimci, yayıncı, iş insanları, kadın

Kızgın soylunun sanatsal intikamı – Irmak Özer

Halen birilerinin yaşadığına inanmakta güçlü çektiğiniz, eski kokulu, şaşaalı, tavanları freskler, süslemelerle dolu bir sarayda gezmek insana bir masal hissiyatı yaşatıyor. “Savaş Odası” adı verilen odada 1. Marki’nin sinsi mizahı ile tanışıyor, çini ustalarının sanatı üzerinden Marki’nin eleştirdiği Portekizlilere, İspanyollara, İngilizlere diyeceklerini tek tek demesini izliyorsunuz. Kışın bir Portekiz sabahı… Hafif yağmurlu, hep yumuşak havalı

Ruşen Alkar: Bir ulusun belleğini kelimeler taşır – Anıl Mert Özsoy

Sanatçı Ruşen Alkar’la son albümü Hêdî Hêdî üzerine konuştuk. Alkar, “Dil ve müzik hem fonetik hem kültürel anlamda ideolojik çağrışımlarla çok yakından etkileşimde iki ayrı form. Her dilin kendine has bir müziği ve zengin bir çağrışım dünyası vardır. Kelimeler bir ulusun belleğini taşıyan antik formlardır” dedi. Müzisyen Ruşen Alkar’ın yeni albümü Hêdî Hêdî 29 Kasım’da

‘Normal’i ve büyümeyi bir daha düşündüren roman: Normal İnsanlar – Nilay Kaya

Sally Rooney’nin ikinci kitabı “Normal İnsanlar” Can Yayınları tarafından okurla buluştu. Rooney kitapta, lise yıllarından üniversiteye uzanan bir ilişkinin kaydını tutuyor; toplumda yer edinme mücadelesi veren, birbirlerinden ayrı kalamayan, ancak sevmek için de zorlu sınavlar vermek zorunda kalan iki gencin hikâyesiyle bir kuşağı temsil ediyor. Genç yaşta ilk romanını yazıp edebiyat dünyasında büyük ses getirdikten

Sürrealistlerin Kafeleri – Georges Sebbag

Günlük bir buluşma mekânı olmaksızın sürrealizm hayat bulamazdı. Hem bir karargâh hem bir özel salon olarak kafeler André Breton ve dostlarının dünyadan kopmadan biraraya gelmesini sağlıyordu. Kesintisiz biçimde temasta bulunabilmeleri sayesinde aralarındaki birlik ruhunu ve daimi hareketliliklerini muhafaza edebiliyorlardı. İki savaş arası dönemde sürrealistler tüm hafta boyunca, öğle vakti ve akşamüstü kafede görüşürler. Kimi zaman

İstanbul’un saklı hikayeleri ‘KarDes’te

Hrant Dink Vakfı, KarDes uygulamasında İstanbul’un çokkültürlü mirasını ve çokkatmanlı yapısını keşfetmek isteyen kullanıcılara yeni bir kapı aralıyor. Uygulamaya Ece Dizdar, Ceylan Ertem, Hayko Cepkin, Mahir Günşıray, Banu Güven, Nejat İşler, Ercan Kesal, Lale Mansur, Yekta Kopan, Eric Nazarian, Songül Öden, Tülin Özen, Tilbe Saran ve Ayla Jean Yackley sesleriyle katkı sundular. Hrant Dink Vakfı,

Cats: Müzikal oyundan uyarlanmış bir müzikal oyun – Kerem Bumin

Filminin özenli bir tiyatro gösterisi gibi akmasında hiçbir problem görmeyen yönetmen Tom Hooper, kendi dokunuşunu hissettirecek hiçbir bölüm sunmuyor. Adeta yönetmen, filminin kontrolünü dans koreografına, dansçıların ve şarkıcıların performansına teslim etmiş gibi duruyor. 80’li yıllarda zirvesini yaşamış ve dünya çapında elli milyondan fazla seyirciye ulaşmış ‘Cats’ müzikali, hatırlanacağı üzere Lloyd Webber’in yazar T.S. Elliot’un bir

Direnişin görsel mücadelesi: Filistin sineması -Rıza Oylum

Filistin sineması, parçalanmış üç ayak üzerinde varlığını devam ettiriyor. Bunlardan biri, ülkenin yaşadığı işgalden ötürü yurdunu terk etmek zorunda kalanların oluşturduğu Filistin Diaspora sineması; ikinci ayak, kamplarda üretilen Filistin sinemasıdır. Üçüncü ayaksa, İsrail vatandaşı olarak Filistin sinemasını temsil edenlerin oluşturduğu Filistin sinemasıdır. Filistin sinemasında başrol oyuncuları şekil olarak değişe de aslında bu sinemada; direniş, savaş,