İnek Manifestosu – Kurt Schwitters

“İnek Manifestosu” bir anti-manifestodur. Kurt Schwitters’in düzyazı şiirlerinden biridir. Dada ve sürrealist sanatta burjuvazinin bilim, makine ve rasyonalite tutkusuyla alay eden işleri hatırlatır. Ayrıca, manifesto konusunda fanteziler kurmayı kışkırtır; formatı üzerinde düşünmeye çağırır. Büyük olasılıkla, sanatçıyı en çok etkileyen sevgili arkadaşı Hans Arp ile Theo van Doesburg ve Tristan Tzara’nın 1922 Eylül ayında Almanya’da birlikte

440 kadın cinayetini temsilen 440 kadın ayakkabısı

Kadın cinayetlerine dikkati çekmek için 440 kadın ayakkabısı duvarda… 2018’de erkekler tarafından öldürülen 440 kadını simgeleyen ayakkabılar, Kabataş’ta Meclis-i Mebusan Caddesindeki bir binanın iki duvarına monte edildi. Fikrin yaratıcısı Vahit Tuna T24’e konuştu. Tuna, “Yoldan geçen herkesin görmesini istedik. Bu nedenle sergiyi kapalı bir mekana taşımak istemedik” dedi. Kaynak: T24     (Haber-Kamera: Adil Ergin Bağcı)

Samuray metni ‘Doğaüstü güçlerinin’ sırrını açıklıyor

“Kılıcın On İki Kuralı” adında yeni çevrilen samuraylar hakkındaki bir metin, doğaüstü güç veriyormuş gibi görünen teknikte ustalaşmış bir kılıç dövüşü okulunun sırlarını ortaya çıkardı. 17. yüzyıla dayanan bu metin, Japonya’da 1560 doğumlu, 33 düello kazanan Itō Ittelssai adında bir samurayın gelecek nesillere aktardığı bilgileri içeriyor. Araştırmacılar Ittelssai’nin ne zaman öldüğünden emin değiller fakat tarihi

Kutsal (sahte) ödül avcısı – Necati Sönmez

Oyunun kurallarını gayet iyi bilerek ödül istiflemek için bu sahte oyuna katılan, alan memnun veren memnun şiarını benimsemiş ‘müşteriler’ var. İşte bizim karşımızdaki de, filmlerinin promosyon bütçesinden birkaç bin doları bu iş için gözden çıkarmış bir sanayici-yapımcı yönetmen Doğrusu gösterime giren ticari filmlerin izini sürmeye ne merakım ne de zamanım var, uzun zamandır. Ama böyle

Kız Kardeşler, hoş geldiler! – Kerem Bumin

Kız Kardeşler aslında sınırları belli bir mekanda (bir köy evi ve çevresi!) ‘sıkışmış’, hatta ‘hapsolmuş’ insanların hikayesini anlatırken, filmin can alıcı noktası, bu kişileri çevreleyen mekandan ziyade bu mekanın içerisinde birbirleriyle yüzleşen karakterler oluyor. Yönetmen Emin Alper’in uzunca bir süredir merakla beklediğimiz üçüncü uzun metrajlı sinema filmi Kız Kardeşler, Berlin Film Festivali’nde yaptığı ‘premiere’inden beri

Anlamın “Merkez”i – Salih Bolat

Ufkunuzu genişletmek istiyorsanız, lütfen Merkez‘i okuyun. Türkçeye Nilgün Tutal’ın Fransızcadan çevirdiği, geçtiğimiz aylarda Alfa Yayınevi tarafından yayınlanan, Philippe Sollers’in Merkez adlı romanı (“öyküler toplamı” mı demeliyim yoksa?) bana kalırsa eşi Julia Kristeva ile Le Nouvel Observateur için yaptıkları uzun konuşmanın bir esinlemesi, belki de boyutudur. Bunu şu nedenle söylüyorum, çünkü P.Sollers, Merkez’de bir ilişkiyi sorguluyor: Erkek anlatıcı karakter, sevgilisi (artık eşi

Yeni bir ülkede kök salmanın zorluğu beyazperdede: “Eşanlamlılar”

Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı’ya layık görülen “Eşanlamlılar”, İsrailli yönetmen Nadav Lapid’in kendi deneyimlerinden yola çıkarak anlattığı bir hikaye. Cuma günü vizyona girecek olan film, yeni bir ülkede kök salmanın zorluğunu ele alıyor. Anaokulu Öğretmeni (The Kindergarten Teacher) filminin özgün versiyonunun yönetmeni olarak tanıdığımız İsrailli yönetmen Nadav Lapid’in yeni filmi Eşanlamlılar (Synonymes) 13 Eylül Cuma günü vizyona giriyor.

Beyaz Afro – Murat Türker

Mimar Sinan Üniversitesi’nde fotoğrafçılık okumaya başlamıştı o sene. Saçları iri buklelerden müteşekkildi; yazları güneş ve tuzla, uçları kumraldan sarışına doğru evrilen cinstendi. Zaten oldum olası sarışınları arzular, onlara özenirdi. Lisedeki sömestir tatillerine oranla ona çok doyurucu gelen uzun kış tatilinden sonra Fındıklı’ya varıp Semra Germaner‘in sanat tarihi dersine girmek için kapıya yöneldi. Girişte, daha önce seviyeli

Susamam – Zehra Çelenk

Farklılıkla karşılaşmak, insanı daha kestirme yoldan kendine getiriyor ki varıp varacağımız yer de, orası. İçimizdeki şehrin altında kalmış, suskun şehirler. Görelim, kucaklayalım, anlamaya çalışalım, razı gelmeyelim. Susmayalım. Taş değiliz ki, susamayız da sonsuza dek… 5 Eylül’ü 6 Eylül’e bağlayan gece Türkiye’de bir tür rap kalkışması gerçekleşti. Böyle söyleyince kulağa aşırı geliyor ama en azından epey

Seyidxanê Boyaxçî ya da Sitemin Sesi – Şeyhmus Diken

Bugün 88 yaşında Dengbêj Boyaxçi Seyidxan, yedi yaşından beri, tam seksen yıldır söylüyor. Dilerim sağlığına kavuşur daha da söyler. Çok dinledim ve izledim Xalê Seyidxan’ı. Zaman zaman onu daha iyi tanımak için kısa ve güzel sohbetlerim de oldu kendisiyle. Dengbêj Evine eskisi kadar sık uğrayamasam da, son gidişimde sordum, “Hasta bu aralar evde dinleniyor” demişlerdi.