“GEL GİT EKONOMİSİNİN” SON PERDESİ SAHNELENİYOR (Hem küçüldük, hem işsiz kaldık (2)- Mustafa Durmuş

Geçen haftanın en önemli iktisadi konusu ekonomideki sert çakılma ve yüksek işsizlikti. Henüz bu şoku atlatamadan, bu hafta krizin bildik bir diğer işareti “ben de varım” diye kendini hatırlattı. Cuma günü dolar kuru 5,76’nın, avro kuru 6,52’nin üzerine çıkarken, BİST 100 endeksi uzun zaman aradan sonra ilk kez 100,000’in altına geriledi ve yüzde 3,45 kayıpla

31 Mart: Rejimin kırılgan dengesini çatlatmak için istisnai bir fırsat – Ertuğrul Kürkçü

“‘Başkanlık rejimi inşası’ karşısındaki başlıca özne ve direnç odağı, evden eve, camiadan camiaya, aileden aileye, yöreden yöreye, mahalleden mahalleye kendisini için için sürdüren ve yayılmaya devam eden ‘Gezi’ ve ‘Berxwedan’ tarzlarının bir bakıma kendiliğinden iç içe geçmiş halidir.” Türkiye 1 Nisan 2019 sabahına nasıl uyanacak? İnşa edilmekte olan bir faşist diktatörlüğün uzayan gölgesi altında mı,

Büyük Menderes İnisiyatifi’nden ‘Ekolojik Yerel Yönetim’ çağrısı

Geçtiğimiz yıl Eylül ayında biraraya gelen Büyük Menderes İnisiyatifi yerel yönetimlerle ilgili basın açıklaması yaptı. Açıklamaya TMMOB İKK ve Denizli Barosu Kent ve Çevre Komisyonu da destek verdi. Açıklamaya Büyük Menderes İnisiyatifi adına Ahmet Ergun ve Hasan Akçin, TMMOB İKK adına Mustafa Sarıca ve Denizli Barosu Kent ve Çevre Komisyonu adına Ayşe Dayıoğlu katıldı. Denizli’li

HEM KÜÇÜLDÜK, HEM İŞSİZ KALDIK (1) – Mustafa Durmuş

Geçen haftanın üzerinde en çok konuşulan iki iktisadi konusunun ekonomideki küçülme ve hız kesmeden artan işsizlik olduğu kesin. TÜİK önce ekonomik büyüme verisini açıkladı. Buna göre Türkiye ekonomisi geçen yılın son çeyreğinde (Ekim-Kasım-Aralık aylarında) ortalama yüzde 3 oranında küçülmüş.  Önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, beklentim yüzde 3 – 4 aralığında bir küçülmeydi. Böylece 2017 yılını

8 Mart’ın Ardından: Bir Kadın Nasıl Yaşayabilir? – Nejla Kurul

Clara Zetkin’in Anısına Son derece alçakgönüllü, sıradan ve çoğunlukla tekrardan oluşan, sanki tarihsizmişçesine akıp giden gündelik hayatın içi, bir yandan yitik, bir yandan da tarihselleşmiş yıkıcı ve kurucu anlarla doludur. Bazıları, “yemek yapmayı değil, devrim yapmayı düşünüyoruz” diyen kadınların anlarıdır. Bu anlardan birine bağlanırız, 8 Mart’larda. Bir büyük toplumsal kadın bedeninin oluşunu sağlarız. Dünyanın her

YOKSULLUKLAŞMA, YOLSUZLUK VE OTORİTERLEŞME ÜÇGENİ (4): Yolsuzluk, servet bölüşümü ve sermaye birikimi ilişkisi – Mustafa Durmuş

Yolsuzluk arttıkça servet daha adaletsiz bölüşülüyor ya da tersi Bir toplumda servet bölüşümündeki adaletsizlik ile yolsuzluklar arasında yakın bir ilişki mevcut. Yolsuzlukların nasıl ölçüldüğünü önceki bölümlerde Yolsuzluk Algı Endeksi aracılığıyla açıklamıştık. Servet bölüşümündeki adaletsizlik ise değişik biçimlerde ölçülüyor. Bunlardan biri ülkedeki nakit ve finansal varlık sahibi milyoner sayısının o ülkedeki toplam ulusal servetten aldığı yüzdesel

Görünen Kent Kılavuz İstemez, Oyumun Rengi Belli! – Nejla Kurul

Gündelik dilde görünen köy kılavuz istemez deyimi sıklıkla kullanılır. Bu deyim, ne kadar gizlense de gerçeklerin ortada olduğunu anlatır. Asıl olan kılavuzsuz kişilerin, yurttaşların ve bireylerin gerçekleri anlamak ve eylemek  için zaman ve çaba harcamalarıdır. Bu yaklaşım temsil eden temsil edilen ilişkisinin aşılabileceği yeni siyaset olanaklarını da açığa çıkarabilecektir. Yaklaşan yerel seçimler, siyaset sahnesine birçok

Robotlar Dünyayı Ele Geçirecek mi? – Arda Yıldırım

Ne olduğunu görmek için başımızı o yöne çevir(e)mesek de hepimizin bildiği değişim başladı ve  ilerliyor. Çok hızlı yediğinizde sizi uyaran akıllı çatalınız, yumurtanın bittiğini algılayıp sizin yerinize sipariş veren buzdolabınız, siz uyanır uyanmaz kahvenizin yapılmaya başlanması… Başlat komutuyla otonom bir şekilde evi süpüren süpürgeniz… Metabolizmanızdan aldığı verileri de kullanan akıllı bilekliğiniz size önerilerde bulunuyor. Son

BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGENİ (3): Kapitalizm yolsuzluk üretiyor – Mustafa Durmuş

Bilimsel araştırmalar sadece yoksulluğun değil, yolsuzlukların da bir ülkede bir hem ekonominin gelişip büyümesini önlerken, hem de hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına, demokrasinin giderek ortadan kaldırılmasına neden olduğunu ortaya koyuyor. Giderek otoriterleşen yönetimlerse (bir kısır döngü içinde) yoksulluğu ve yolsuzlukları yeniden üretmeye başlıyorlar. Ayrıca, ‘Bermuda Şeytan Üçgeni’nin ayaklarından biri olarak tanımladığımız yolsuzluk kapitalizmin her aşamasında karşımıza

NİYET DEMOKRASİYİ Mİ KORUMAK YOKSA BİR ÜLKEYİ Mİ İŞGAL ETMEK?- Mustafa Durmuş

Venezüella’ya karşı Trump’ın öncülüğünde yürütülen ve Latin Amerika’nın bazı gerici devlet yönetimlerinin de açıktan desteklediği savaş giderek tırmanıyor. En son, kendisini devlet başkanı ilan eden muhalefet lideri Guaidó Kolombiya ordusunun da yardımıyla ülkeden kaçtı ve Kolombiya’ya sığındı. Bununla da kalmadı ABD’ye, kendi ülkesine karşı askeri müdahalede bulunması için çağrıda bulundu (1). Bu arada ABD Başkanı