24 HAZİRAN SONRASI: IMF’Lİ YA DA IMF’SİZ KEMER SIKMAYA DEVAM (3)

Mustafa Durmuş BÜYÜME VE ETKİNLİK HEP ÖN PLANDA Bu programlarda “etkinlik”, “verimlilik” ve “büyüme” gibi hedefler hep ön planda tutuluyor. Toplumun bir bütün olarak ekonomik refahı bu kavramlara indirgendiğinde “adaletli, hakkaniyetli bölüşüm”, “gelir dağılımı eşitsizliği ile mücadele” gibi kavramlara yer verilmiyor ya da bu kavramlar ikinci planda yer buluyor. Kuşkusuz kaynakların insan ihtiyaçlarına göre kıtlaştığı,

Şehir Hastaneleri (2): Şirketler için kaymaklı ekmek kadayıfı

Şehir Hastaneleri: Mega Yalan yazı dizisinin ikincisini ”Şirketler için kaymaklı ekmek kadayıfı” ile siyasihaberde yer aldı. Yazının tamamı aşağıda yer alıyor: “Şehir hastaneleri sınırları içindeki her türlü ticari faaliyet, hastane ihalesini alan şirkete ait. Otel, benzin istasyonu, kafeterya, kantinler, otopark, kreş, eczane, hatta AVM, aklınıza ne gelirse yani” İlk yazıda şehir hastanelerinin, şirketler için ne

Keşke Selahattin Demirtaş’ın tutuklu olması yeterli olsaydı

Dün, AKP “Mahalle Başkanları” toplantısında Erdoğan HDP’lilerin markaja alınmasını ve özel çalışmalar yapılması gerektiğinden bahsettiği video gündem oldu. Bugün Suruç üzerinden ortaya çıkan tablo ise tam da bu konuşmanın üzerine seçim sürecinin “huzurlu bir dönem” olmayacağını ispatlarcasına gündeme oturdu.   HDP üzerinden farklı çalışmalar yapmak “HDP üzerinden parti teşkilatımızın çok farklı çalışma yapması lazım. Bunu

24 HAZİRAN SONRASI: IMF’Lİ YA DA IMF’SİZ KEMER SIKMAYA DEVAM (2)

Mustafa Durmuş Ekonomide açıklanan yüzde 7,4’lük büyüme oranı, seçim atmosferinde dahi iktidar partisi açısından bir coşku yaratamadı. Hükümet sözcüsü dahi (bunun yüzde 80’inin tüketimle pompalanmış bir büyüme olduğunu bildiğinden) sürdürülemez olduğunu söylüyor. Sokaktaki insanın ise, kendisine iş ve gelir yaratmayan bir büyüme artık umurunda değil. Öyle ki ekonomi “süper büyümüş” ama halk daha da yoksullaşmış,

24 HAZİRAN SONRASI: IMF’Lİ YA DA IMF’SİZ KEMER SIKMAYA DEVAM! (1)

Mustafa Durmuş 12 Haziran 2018 Geçenlerde ünlü bir grup ekonomist yazdıkları bir makalede, dış borç stokları ve kısa vadeli dış borç geri ödemeleri artık çevrilemez boyutlara ulaşan ve ekonomik büyümesi yavaşlayan bir ülkede faiz oranları sürekli yükseliyorsa ve bütün bunlar olurken ülke hızla popülist bir otoriterleşmeye doğru kayıyorsa bu ülkenin bir mali krize girmesinin kaçınılmaz

SINAV KAYGISI (2)-Sefer MAVİGÖL

Yazımızın devamında ailelere önerilerde bulunmaya devam edeceğim fakat buna geçmeden önce bağlamı oturtmak amacıyla birkaç şey söylemek istiyorum. Bugüne dek çocuğunuzla bazı anlaşmazlıklar yaşamış olsanız bile artık sizin bir cephe, sınavın ise karşı cephe olduğunu hissettirin. Çocuğunuza, yenmesi gerekenin birbiriniz değil sınavın kendisi olduğunu hatırlatın. Anne-babanın yenmesi gereken çocuk değil, çocuğun yenmesi gereken de sınıf

Şehir Hastaneleri: Mega yalan (1)

“Akıl almaz büyüklükte şehir hastaneleri var; İstanbul Sancaktepe 4.200, Ankara-Bilkent 3.704, Ankara-Etlik 3.577 yataklı. Dahası projede belirlenen sayının yapım aşamasında yükseltildiğine de tanık oluyoruz. Ne de olsa her yatak yatırım maliyetini yükseltiyor, şirkete kazanç sağlıyor.” Şehir hastaneleri, seçim gündeminde ilk sıralara oturacak gibi… “Memlekette iyi olan her şeye karşılar, bunlar her şeyi yıkarlar” vb. sözleri

Yüksek Kur, Yüksek Enflasyon Yüksek Sömürü ve Artan Yoksulluk Demek

Bu sabah TÜİK’in açıkladığı enflasyon verisi şaşırtıcı olmadı. Son yılların en yüksek enflasyonu gerçekleşti. Daha kötüsü enflasyon giderek artacak. Basitleştirerek anlatırsak enflasyon fiyatlar genel seviyesindeki sürekli artış demek. Yani enflasyondan söz edilebilmesi için birkaç mal veya hizmetin fiyatının artması değil, genel olarak mal ve hizmetlerin fiyatlarının artması ve bu artışın bir defa değil, sürekli olması

Torlama, Toplama-Ahkam Kesen

Ön Lakırtı Birisi etrafta bir şey bırakmamacasına malı götürdü ise şu deyim kullanılır, “ne var, ne yok torlayıp toplayıp götürmüş” denir. Tor aslında ağ demek, yani ağına takmış götürmüş gibi bir anlamı var bu deyişin. Bu yazılar zincirinde ise “götürme” yok “getirme” var, yani ne toplanırsa tora onu getirme. Büyük beklentileri olanlar, edebiyat, siyaset gibi

ANTRAKT

“İnsan, düş kurduğunda dâhileşir.”                                       Akira Kurosawa Merhaba; Bu sayfada, daha ilk gösterimden başlayarak kitlelerin ilgisini çeken ve yaygın bir eğlence aracına dönüşen “sinema”yı inceleyeceğiz. 19. yüzyılın ikinci yarısında hareketli görüntüleri yakalamaya çalışan bilim insanları çalışmalarını devam ettirirken, güzel haber Fransa’nın Lyon Kentinden, fotoğraf makineleri üretimi yapan iki kardeş, Auguste ve Louis Lumiere’den geldi. Bu