Mutsuzluğumuz sürpriz değil – Mustafa Durmuş

Cato Enstitüsü’nden Steve Hank, birkaç gün önce bu yılki “Sefalet Endeksi” ya da “Mutsuzluk Endeksi” olarak da dilimize çevrilebilecek olan “Misery Index”i yayımladı (1). Endekste yer alan ülke sayısı 95 ve endeks toplam 4 ekonomik göstergeden oluşuyor: Enflasyon, banka faiz oranları, işsizlik ve ekonomik büyüme oranı. Yani bir ülkede işsizlik, enflasyon ve faiz oranları arttıkça;

4. Sanayi Devrimi: Bolşevik köklerimiz bizden yeniden yapılanma istiyor – Mahir Sayın

”Komünistler geçen yüzyılın başında olduğu gibi bugün de bir kez daha geleceği birlikte yaratmak üzere bir araya gelmekle yükümlüdürler. Bağlı olduğumuz Bolşevik kökler bizden bunu istiyor!” Türkiye sosyalist hareketi muhtemelen dünyanın en talihsiz oluşumlarından biridir. İnsanlığı tarih öncesinden gerçek insanlık tarihine taşıyan Ekim Devriminin ülkesi SSCB’ye yakın olması sanki bir talih gibi düşünülecek olsa da,

KAPİTALİZMİN KRİZLERİ: DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDA MIYIZ? – Mustafa Durmuş

2008 yılında patlak veren küresel finansal krizin üzerinden 10 yıl geçti. Kapitalizm (krizinden tam olarak çıkamamışken), dünya yeni bir küresel resesyonla karşı karşıya kaldı. Gelişkin kapitalist ekonomilerde bir yandan durgunluk hali sürüyor, diğer yandan finansal piyasalarda yeni balonlar şişiriliyor. Bu gelişmeler yeni bir finansal krizin ayak sesleri olarak algılanırken, yeni bir borç krizinin patlamasının an

“VERGİ MÜKELLEFİNİN PARASI” MI, “KAMUNUN PARASI” MI? – Mustafa Durmuş

Vergileme alanında çok sık kullanılan bir kavram var: “Vergi mükellefinin parası”. Amerikan filmlerinde de sıklıkla bu söz kullanılır. Devletle karşı karşıya kaldığında Amerikalı söze genelde : “I am a taxpayer” yani “ben bir vergi mükellefiyim” diye başlar ve haklarını ve taleplerini bu zemin üzerinden sıralar. Yani vergi ödeyen bir yurttaş olarak ekonomik ve demokratik haklarının,

DTK Yerel Demokrasi ve Sağlık Çalıştayı’na Rojava Sağlık Akademisinden Mesaj

3 Ağustos 2019 tarihinde DTK Sağlık Meclisi tarafından düzenlenen “Yerel Demokrasi ve Sağlık Çalıştayı” na Rojava Sağlık Akademisi tarafından gönderilen mesaj içeriği dolu ve orada yürütülen sağlık çalışmaları ve eğitimine ilişkin ön açıcı bilgiler bulundurmaktadır. “Sağlık tartışmalarında yürütülen bu zeminde hegemonik ilişkileri tanımlamak ve hegemonyaya karşı koyabilmek için çarpıtılmış sağlık algısını doğru tanımlamayı ve bu

Rojava’da Sağlık

Rojava’da sağlık “toplumda sağlığın ve sağlık hizmetlerinin toplumsallaşmasına dayalı demokratik modernite, yalnızca kendinden menkul değildir, aynı zamanda Demokratik Özerklik’in inşası için zorunludur” Ercan Ayboğa , Anja Flach ve Michael Knapp  tarafından 4 yıllık bir gözlem ve görüşmeler üzerinde hazırlanan “Rojava Devrimi” adlı kitap Rosa Lüksemburg Vakfı’nın desteğiyle “VSA Verlag” adlı yayınevi tarafından Almanya’da yayınlandı. Almanca, Farsça, Rusça,

Hapishane Edebiyatı: Duvarın ardındaki yüz ve söz – Nejla Kurul

Son zamanlarda okuduğum ve okumayı düşündüğüm kitapların bir kısmı cezaevi üzerine ve cezaevlerinde yazılmış çalışmalar, kitaplar, notlar. Başta Gramsci’nin Hapishane Defterleri ve Michel Foucault’un Hapishanenin Doğuşu. Ayrıca Dostoyevski’nin Yeraltından Notları’na göre kapatılmanın bir hayli sert yaşatıldığı Türkiye cezaevlerinden çıkan kitaplar: Selahattin Demirtaş’ın Seher ve Devran’ı, Gültan Kışanak’ın Kürt Siyasetinin Mor Rengi, İdris Baluken’in Üç Kırık

KÜRESEL LİKİDİTE BOLLUĞU TÜRKİYE İÇİN NE ANLAMA GELİYOR? (2)- Delikli kova dolar mı? – Mustafa Durmuş

PARASAL BOLLAŞMA SERMAYE AKIMLARINI NASIL ETKİLER? Düşük faizler borç almaya niyetli ülkeler için teşvik edici olduğu kadar, yüksek borçlu ülkeler için de (geçici de olsa) rahatlatıcıdır. Ama bu kaçınılmaz olarak hali hazırda çok yüksek düzeylere erişen borç stoklarının daha da artmasıyla sonuçlanır. Ayrıca bu yüksek borçlu ülkeler uluslararası ticaret savaşlarının sonuçlarına ve yavaşlayan küresel ekonomik

KÜRESEL LİKİDİTE BOLLUĞU TÜRKİYE İÇİN NE ANLAMA GELİYOR? (1)- Su hep akar mı? – Mustafa Durmuş

Ekonominin gündemi bugünlerde son derece yoğun. Temmuz ayı cari hesap dengesi (+) 1,158 milyar dolar oldu (1). Yani ekonomi 1,2 milyar dolara yakın bir cari fazla verdi. Yıllıkta bu fazla 4,4 milyar dolara ulaştı. Bu gelişmede küçülen ekonominin ve bunun paralelinde iyice azalan ithalatın etkisi büyük. Hükümet faizde bir adım daha attı ve politika faizini

EYLÜL DARBELERİ: ŞİLİ VE TÜRKİYE (2) / 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi – Mustafa Durmuş

Dün paylaştığım yazımda 11 Eylül 1973’te Şili’de yapılan askeri darbeye değinmiş ve bu darbe ve bu dönemde yapılan diğer darbeleri ABD emperyalizmi ile doğrudan ilişkilendiren bir bakış açısına (1) yer vermiştim. Bu bakış açısına göre; 1960 sömürgecilik sonrasında iktidara gelen Ulusal Kalkınmacı Yönetimler (batılı kapitalist ülkelerin çıkarlarına ters düşen strateji ve politikalar izlediklerinden) başta ABD