YENİ BİR YAŞAM” HİKÂYESİ – Mustafa Durmuş

Cenneti de cehennemi de bu dünyada yaşıyoruz. Kapitalist milyoner ve milyarderler, seçkinci-otoriter yöneticiler, egemen kimlikler ve savaş baronları için dünya adeta bir cennet iken; emekçiler, yoksullar, işsizler, kadınlar, ezilen kimlikler, mülteciler, demokrasi ve barışı savunanlar için bir cehenneme dönüşüyor. Diğer yandan gelir bölüşümü eşitsizliği, yönetenlerin şatafatı, görgüsüzlüğü ve umursamazlığı ile birlikte artıyor. Artan işsizlik, açlık

ZENGİNLER KULÜBÜNÜN İTİRAFI: KAPİTALİZM İFLAS EDİYOR! – Mustafa Durmuş

2020 yılına hem dünya, hem de Türkiye giderek derinleşen sosyal, ekonomik ve ekolojik sorunlarla birlikte girdi. Küresel çapta gelir ve servet eşitsizliği ve yoksulluk arttı, iklim değişikliği iklim krizine evrilmeye başladı,  demokrasi karşıtı otoriter rejimler işbaşında kalmayı sürdürüyor. Bu konular Zenginler Kulübü Dünya Ekonomik Forumu’nun Ocak başında Davos’taki geleneksel toplantısında da ele alındı. Avustralya’yı sarsan

İMKÂNLI ÜÇLEME (*): DÖNER KAPI, TRUVA ATI, PARAVAN VAKIF – Mustafa Durmuş

Çizgi: Kutlukhan Perker / Diken 17 Ağustos 1999’da yaşanan büyük depremin ardından çıkartılan 4481 Sayılı Kanun ile deprem vergileri olarak da bilinen yeni vergiler getirilmişti. Bunların arasında, bir sefer alınması planlanan ve 2004 yılından itibaren kalıcı hale getirilen, “Özel İletişim Vergisi” başta olmak üzere 2003-2019 arasında (2019 yılı fiyatlarıyla) 147 milyar lira toplam deprem vergisi

NEO-LİBERALİZMİN SİYASAL İSLAM İLE STRATEJİK İTTİFAKI- “FAİZ CAİZDİR” DEDİ VAİZ (2) Mustafa Durmuş

Tarihe baktığımızda toplumsal gelişmelerin monolitik bir biçimde gerçekleşmediğini görürüz.  Öyle ki dini kurumlar ile siyasal iktidarların açık ya da gizli ittifaklarına tanık olunduğu gibi, az da olsa (Latin Amerika ülkelerinin bazılarında geçmişte görüldüğü gibi, özellikle de halkın içinden gelen) dini önderlerin siyasal iktidarlarla çatıştığı ya da yönetenlere karşı çıktığı dönemleri yaşadık. “İKİ PAPA”(*) Güncel bir

“FAİZ CAİZDİR” DEDİ VAİZ (1) – Mustafa Durmuş

Diyanet’in kamu bankalarından alınan TOKİ kredileri üzerine uygulanan faizin dinen caiz olduğu yönündeki açıklaması bu haftaya damgasını vurdu. Diyanet’in faiz açıklaması şöyle:(1) TOKİ aracılığıyla uygulanan sosyal konut projesinde, peşinat haricindeki tutar, kamu bankaları vasıtasıyla kredilendirilmekte olup devletin söz konusu borçlandırmadaki amacı, faiz geliri elde etmek değil, ödeme güçlüğü içindeki vatandaşlarının ev sahibi olmalarına yardımcı olmaktır.

ROSA VE KARL’IN KATLİ: CİHATÇI ÖRGÜTLER FREIKOPS’A DÖNÜŞÜR MÜ? – Mustafa Durmuş

15 Ocak Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’in bundan tam 101 yıl önce (1919 yılında) hunharca katledilmelerinin yıl dönümü. Türkiye’de daha ziyade sol-sosyalist çevrelerce bilinen ve anılan bu iki sosyalist devrimci Avrupa’da her yılın Ocak ayının ikinci Cumartesi günü gerçekleştirilen büyük bir konferansla (Rosa Lüksemburg Konferansı / RLIC) anılıyor. Bu konferans 1996 yılından bu yana her

PROVOKATİF BİR SUİKASTTEN BÜYÜK BİR SAVAŞ ÇIKAR MI,  NE YAPMALI? – Mustafa Durmuş

Türkiye’de Meclis’in Libya’ya asker gönderme kararını aldığı günlerde, ABD İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’yi Irak’ta öldürdü. Ardından da Üçüncü Dünya Savaşının fitilinin ateşlendiği yönünde yorumlar yapılmaya başlandı. Süleymani’nin geçmişte binlerce İranlı Kürt’ün öldürülmesinden sorumlu bir ölüm makinası olduğu biliniyor. Ancak savaş hali mevcut değilken, yerinin insansız hava aracıyla belirlenip, ardından bombardıman ile

BU YIL BORÇ TAHSİLDARLARI KAPINIZI ÇALABİLİR – Mustafa Durmuş

Geçen yılın son haftalarına Libya’ya asker gönderme, Kanal İstanbul ve “Yerli ve Milli” Otomobil tartışmaları damgasını vurdu. Kamuoyu bunlarla oyalanırken 2019’u iki haneli enflasyon, çok yüksek işsizlik, artan hayat pahalılığı ve yoksulluk ile uğurladık. Yılın kendi gitti ama sorunları devam ediyor. Özellikle de işsizlik ve yoksulluk artık sosyal bir sorun haline geldi. Geçen yıldan bu

Eğitimdeki ikilik: Özelleştirme ve devletleştirme – Nejla Kurul

Okullar ne dar bir bürokrasinin akıl ve duygusuyla, ne de kâr peşindeki sermayedar eliyle iyi olabilirler. Kamusal bir eğitimde okullar işlevlerini kamu finansmanı ile yerine getirir, bu yaklaşım eğitimde eşitliği sağlar. Bu nedenle kamusal eğitim resmi okul/özel okul ikiliğini aşan bir perspektife sahiptir. Fotoğrafta yazının tartışma konusu olan iki model yan yana duruyor. Özelleştirme mağduru

‘DAR KORİDOR’DA FUTBOL OYNANIR MI? – Mustafa Durmuş

Şirin Payzın’ın Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) iktisat profesörü Prof. Daron Acemoğlu ile yaptığı söyleşi (1) sosyal medyada (özellikle de krizin sürmekte olduğu tespiti nedeniyle)  ilgiyle karşılandı. Söyleşinin asıl konusu Acemoğlu’nun Robinson ile birlikte yazdıkları The Narrow Corridor (Dar Koridor) adlı kitabı (kitabı henüz edinip okuma fırsatımız olmadı. Kitabın tam bir değerlendirmesini sonraya bırakıyoruz). Söyleşi sırasında