Namus Belası – Nejla Kurul

Yaşam tüm canlılara verilmiş bir armağan! Farklı insan-hayvan-bitki-makine öbekleşmeleri ile birlikte nefes almak! Yaşamın değeri, toplumsal sınıf,  toplumsal cinsiyet, etnik köken ve inançtan bağımsız olmalı! Ne var ki, insan, toplum ve doğanın bedenine; ataerkil, türcü, ırkçı ve dinci bir kapitalist giysi geçirilmiş durumda! Kapitalist modernleşme, bizleri birbirimize, hatta kendimize yabancılaştırıyor, Öteki’ler, eşitsizlikler ve ayrımlar üretiyor.

Gelir ve servet eşitsizliği döviz kurunu yükseltiyor! – Mustafa Durmuş

1 ABD doları 1 hafta önce 6.85 TL iken dün 7.30’un üzerine çıktı. Yani 45 kuruş değer kazandı. Bu; TL’nin dolar karşısında sadece 1 haftada yüzde 6,6 değer kaybettiği anlamına geliyor. Dolar diğer paralar karşısında değer yitiriyor, TL hariç Üstelik dolar, başta avro olmak üzere diğer rezerv paralar karşısında değer kaybederken (1), TL dolar karşısında

Korona ile mücadele: Tavşana kaç tazıya tut! – Mustafa Durmuş

Öyle bir dönemden geçiyoruz ki basın toplantılarıyla yapılması gereken resmi açıklamalar, artık konudan sorumlu bakanların ya da bürokratların tweetlerinde yer alan bir iki kısa cümle ile yapılıyor. Böyle bir yöntem belki politikacıların işini kolaylaştırıyor, ancak halkın ülkede olup bitenle ilgili olarak tam ve doğru bilgi edinme hakkını da ortadan kaldırıyor. İki tweet Nitekim son bir

Yoldaş Türler – Nejla Kurul

Başka bir türle yaşama deneyimi olan insanlar hayvanların hissedebilen varlıklar olduğuna kolayca ikna olurlar. Çünkü onlarla aynı evde güne başlarlar. Herkes kendi dilinde diğeri ile selamlaşır, konuşur, anlaşır da. Oyun ortaklaşınca sevinçli olur. Kısaca farklı olanı sevmek ve saygılı bir ortak yaşam kurmak insanlaştırır. İdris Baluken’in iki romanından biri sokakta yaşayan köpekler, diğer bir deyişle

Korona vakaları artıyor, salgın küresel bir açlık salgınına dönüşüyor – Mustafa Durmuş

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) dünkü önceki Koronavirüs raporuna göre (1); dünya çapında virüse yakalanan insan sayısı 17 milyonu aştı. Salgın nedeniyle şu ana kadar 668,910 kişi hayatını kaybetti. Dünya çapında günlük vaka sayısı 292,527; günlük ölen sayısı ise 6,812 oldu. Salgın (özellikle de dünyanın bazı bölgelerinde) artarak sürüyor. Üstelik birinci dalga sürerken, Belçika ve İspanya

Tüketim harcaması: mızrak çuvala sığmıyor – Mustafa Durmuş

İşsizlik, yoksulluk ve beraberinde gelebilecek açlık… Bunlar ne yükseltilen militarizmle körüklenen milliyetçilik, ne de Ayasofya’nın ibadete açılmasıyla körüklenen siyasal İslamcılık hamleleriyle üzerleri örtülemeyecek kadar büyük ve ekonomik oldukları kadar, sosyal ve siyasal sorunlar. Kamuoyu yoklamaları Türkiye toplumunun işsizlik, hayat pahalılığı ve yoksulluk gibi ekonomik sorunları en yakıcı sorunların başında gördüğünü ortaya koymasına rağmen, çoğunluğumuz (biraz

Ceza Sömürgesi – Nejla Kurul

Şiddet ve cinsel saldırı ile suçlanan iki HDP’li milletvekili, iktidar karşısındaki konumları ve farklı etnik kimliklerinden dolayı “marjinal erkeklikler” arasında görülebilir. Ancak şiddet uygulayabilen milletvekili konumları onları ataerki ile güçlü bir suç ortağı yapar. İktidarın gözü, gözetleyebileceği merkezi bir mekâna yerleşir: ev, sokak, kent, bölge, hapishane, okul, hastane vb. Gözetlemek, Foucault’un eserindeki örneklemesiyle (1) “…

Toplumsal mücadeleler ve korona – Fikret Çalağan

Uygarlık krizi olarak ifade edilen bu krizi yeni bir yaşam ve uygarlık için biz değerlendirmez isek, kapitalizmin bu krizini aşma kapasitesine sahip olduğunu ve aşabileceğini bilmemiz gerekir. Sorun bizim ne yapacağımız… Korona ile birlikte “hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” alışıldık cümlesi çok sık kullanılmaktadır. Gerçi bu söz her toplumsal buhran ve kargaşa süreçlerinde dillendirilmektedir. Söze

Uçuyoruz… – Mustafa Durmuş

Ancak bugünü kurtarmak, kısa vadeli hesaplarla ayakta kalabilmek için toplumun geleceğinin feda edilmesinin ekonomik sınırları olduğu kadar, çok ağır politik sonuçları da var. Tarih bunun sayısız örnekleriyle dolu. Bu ayın 16’sında Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ilk 6 aylık Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmesi Raporu yayınlandı (raporu Bakanlığın sayfasından indirebilmek mümkün).(1) Bu raporu incelerseniz sadece genel

Kadınlar: ‘Elveda Ayasofya!’ – Nejla Kurul

İster Müslüman olup ibadet için gitsin, ister dinden özerk bir yaşam sürsün, ister Hristiyan, ister Yahudi olsun, kadınlar Ayasofya’da çok daha az yer kaplayacak… Kadınlar, “Elveda Ayasofya!” demek zorunda kaldılar; ne var ki “elveda hayat!” dememek için İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkmak gerekecek… Danıştay’ın Ayasofya kararının farklı siyasal sonuçları var. Bunlardan birisi de “cambaza bak!” hilesi!