DİSK’li kadınlardan eşitlikçi yeni tüzük

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Kadın Komisyonu, kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık içeren yeni bir tüzük oluşturulması için çalışma yürütüyor. Konfederasyon ve bağlı sendikaların uygulaması için yürütülen tüzük çalışmasında, kadınlara yönelik birçok pozitif ayrımcı maddeler yer alıyor. DİSK Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (Genel-İş) Başkanı Nebile Irmak Çetin, çalışma hakkında bilgi verdi. Dünyanın yarısını oluşturmalarına rağmen

Boşanma, İslam ve ben – Saima Mir

Görücü usulü evliliğim sona erdiğinde, ailem beni tekrar evlendirmeye karar verdi. Ne var ki aşkı bulmak o kadar kolay değildi… İkinci evliliğim bittikten sonra, iyi ilişkilerin daha en baştan iyi olduğunu, çabalayarak buna ulaşılmadığını anladım. Şimdi özgürleşmiş bir Müslüman kadınım ve bunda hiçbir çelişki yok. Evlilikten ilk kez bahsedildiğinde on dokuz yaşındaydım. Annem bana, ailesinin

Kadına taciz telaştan, çocuğa tecavüz vacip, çünkü eşitlik sapkınlık

Kadınların, çocukların, LGBTİ’lerin taciz ve şiddete uğraması, eşitlik eğitimi, toplumsallaştırılması Akitgillere göre ‘sapkınlık’. Delirdiğimi düşünmeyin. Ya da öyle düşünün, belki de delirmişimdir. Kadın düşmanlığının boyutu ve kadınları, çocukları, koca bir toplumu mağdur etmek için adım adım planlananların karşısında delirmemek mümkün değil çünkü… Çocuklara tecavüzü evlilikle ödüllendirmeyi planlayan, bir kadını polis aracına ‘ittirirken’ poposunu avuçlayanı ‘telaştan’

Canan Güllü: Kız çocuklar karanlığa gömülmek isteniyor!

Süresiz nafaka hakkının sona ermesi için başlatılan tartışma; çocuğun, cinsel istismarcı failiyle evlendirilmesi halinde failin affını öngören düzenleme; YÖK’ün “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi”ni sonlandırması; siyasi partilerin yerel seçimde kadın adayları yok sayması… Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü’ye sorduk: neler oluyor? Tamer Arda Erşin  taersin@gazeteduvar.com.tr  “Süresiz nafakaya hayır!” sloganıyla başlatılan tartışma; mağdur çocuğun cinsel istismarcısıyla

Evlilik de feminizme dahil mi?

Evlilik bence feminizme halel getirmiyor. Dramatik anlamda bir son oluşu da bir tür meydan okuma; yürüyen, yürüyor. Ama nasıl ve nelere rağmen yürüdüğü önemli. Evlilik ve ilişkiler konusunda ‘kader’ deyip geçen önceki nesillerin çaresizliğiyle günümüzün seçenek yanılsaması arasında kendi yolumuzu bulmamız, kendi hikâyelerimizi üretmemiz gerek. Sevdiğim ama üç-beş yılda bir ancak denk getirip görüşebildiğim bir akrabam

“Bana LGBTİ+/Queer Anlatsana”

“Bana LGBTİ+/Queer Anlatsana” başlığıyla bir söyleşi dizisine başlayan İstanbul Yoğurtçu Kadın Forumu, bu hafta Aylime Aslı Demir ile “queer teorinin düşünsel kaynakları”nı konuşacak. İstanbul Yoğurtçu Kadın Forumu, “Bana LGBTİ+/Queer Anlatsana” başlığıyla bir söyleşi dizisine başladı. Bu kapsamda 20 Şubat Çarşamba günkü oturumda, “queer teorinin düşünsel kaynakları” konuşulacak. Sosyal Dayanışma ve İletişim Derneği’nde (SODİD) saat 19:30’da yapılacak söyleşiye

Anneliğin kısa tarihi 5: Milletin, tayyörlerini bir zırh gibi kuşanan münevver anaları… Ceylan Akgün

Cumhuriyet elitleri için kadınlar üzerinde ihtimamla durulan varlıklardır. Ataerkil sözleşme toplumunun tezahürü olan ulus/devlet yapılanmasında kadınlar yine denetlenir ancak bu sefer normları din ve gelenek değil, devlet belirler. Annelerin yetiştirecekleri evlatlarla, aile hayatının ıslahı olacağı fikri vardır. Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye, eski devirlerinki gibi basit değildir. Binaenaleyh kadınlarımız; hatta erkeklerimizden daha çok münevver, daha

Gelemeyen adamlar

Collins sözlüğü bana 2018’in kelimesini sorsa, kişisel meşguliyetlerime bakıp hiç düşünmeden “online date” derdim (mübalağa). Otuzlarımın başında gündelik hayatımda çok şeyi değiştirme çabası içine girdim. Bu yazının hiç de konusu olmayan, taşıyamamaya başladığım gündelik yükler, kişisel olarak beni bu çabaya mecbur bıraktı. Hayatımın bu döneminden başlasam sayfalarca yazmak istediğim, ara ara biri otursa da karşıma,

Füruğ: Tek başına kadınlık manifestosu – Tuba Torun

Asiydi Füruğ. Yüreğinin peşinden dört nala koşuyordu. Kimseyi değil, daima kendini dinledi; çünkü onun için özgürlük de, şans da “kendini bulmak”tı. Şiir onun her şeyiydi. Çok erken veda etmişti hayata ama şiir olmasaydı çok daha erken ölebilirdi.13 Şubat 1967 Pazartesi. Tahran’da karla karışık yağmur yağıyor. Füruğ Ferruhzad, İran İngiltere Kültürevi Kütüphanesi’nde Jean d’Arc’ın çevirisi üzerine

Anneliğin kısa tarihi 4: Baştan çıkaran Havva’nın uysal Meryem’e dönüşümü – Ceylan Akgün

Aydınlanma’nın ilerlemeciliği, bugünün geçmişten, geleceğin bugünden iyi olacağı tezi sağlıklı nesillerin yetiştirilmesini ilerlemenin kendisi olarak ortaya çıkarır. Fedakar, özverili, alçak gönüllü ve itaatkar anne olan kadınlar günahkar ve asi Havva’dan masum Meryem’e dönüşür. 19’uncu yüzyıl Batı’da kadınların annelikle ilgili rollerinde dramatik değişikliklerle kendini gösteren “zihinsel bir devrime” tanıklık yapar. Annelik içgüdüsü gibi yeni değerlerin ortaya