Suriye, Türkiye ile diyaloğa nasıl bakıyor?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Suriye ile alt düzeyde politika yürütülüyor” açıklaması, Ankara-Şam ilişkilerinin normalleşmesine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Suriye’de yönetim değişikliğini savunan Erdoğan’ın bir ilk özelliği taşıyan bu açıklamasını, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye ve Suriye arasında 21 yıl önce imzalanan Adana Mutabakatı’nın gündeme gelmesinden sonra yapması dikkat çekti. Peki Erdoğan’ın açıklaması Suriye’de

Dön dolaş yine Esad! (Sahi biz bu işi niye yaptık?) – Koray Düzgören

Madem 8 yıl sonra yine Esad’a dönülecekti neden bu kadar hesapsız, ölçüsüz davranıldı? Bunca yıl sürdürülen bu kirli savaşın maliyetinden kim ya da kimler sorumlu olacak? Suriye ile alt düzey diplomasi yapıyormuşuz! En sonunda herkesin bildiği gerçeği Cumhurbaşkanı açıklamak zorunda kaldı. Yol haritasını Putin çizince yapmamak olmaz. Son Moskova görüşmesinde önlerine konulan 1998’de Suriye ile imzalanan

Ne ‘dikey’ ne ‘yatay’, mesele çukur! – Bahadır Özgür

“Gerekirse takayla yüzer Londra’yı, takunyayla yürür Berlin’i alırız” diyen Sofular kıraathanesinin palavracısı Sakallı Vasfi gibi, AKP’li adayların da coşmasının bir nedeni olmalı. Belediye hizmetleriyle çözülemeyeceği düşünülen, ancak ‘beka halısı’nın altına süpürülerek örtülmeye çalışılan bir neden. Erdoğan’ın şu sıralar pek sevdiği ‘yatay-dikey’ mimari karşılaştırması ipucunu veriyor. Nasıl mı? Binali Bey (Yıldırım), “İstanbul’un çözülemeyecek hiçbir sorunu yok”

ABD Çekilirse Suriye’de Yeni Denklem Nasıl Kurulur? – Yasin Atlıoğlu

“İç savaş sırasında çok rastlanmayan bir biçimde devlet otoritesinin tamamen çökmemesi Suriye’de güvenliğin yeniden inşa edilmesi açısından bir avantaj.” Suriye Savaşı’nın başlangıcı olarak 6 Mart 2011’deki Daera kentindeki ilk ayaklanmalar gösterilir. Yani savaş Suriye’de sekiz yılı tamamlamak üzere. IŞİD’ın Suriye’deki etkinliği uluslararası güçlerin Suriye’de askeri varlıklarıyla yerleşmesine neden oldu ve Suriye düğümü çözülmesi güç bir hal

Venezuela tipi anti-emperyalizm mümkün mü? – İlhan Uzgel

ABD birçok fazla zayıflığı ve tutarsızlığı olan bir modeli zamana yayarak, başarısızlığını bütün dünyanın gözüne sokarak, kendi halkına tasfiye ettiriyor. Bu noktada sosyalist model denemesinin ABD yaptırımlarına ve dolarla belirlenen petrol fiyatlarına bağlı olması da zaten kendi içinde yeterince ironiyi barındırıyor. Sonuçta, Chavez’in Bolivarcılığı çevre bir ülkenin merkeze bağımlılığını azaltmadığı gibi, kırılganlığını artıran, küçük bir

Semra Kuytul: İslami faaliyetleri bitirme işi Müslüman kimlikli bir hükümet eliyle yapılıyor

Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı’nın Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul, 24 Ocak’ta verilen tahliye kararının ardından kısa bir süre sonra yeniden tutuklandı. Son 16 yıldır Türkiye’yi yöneten anlayışın siyasal İslam’dan bambaşka bir noktaya sürüklendiği yeni bir tespit değil ama Kuytul’un eşi Furkan Nesli Dergisi yazarı Semra Kuytul’un anlattıkları, durumun bildiklerimizle sınırlı olmadığını gösteriyor. Merkezi Adana’da bulunan

HDP seçmeninin demokratlığı CHP’yi etkiler mi? – Koray Düzgören

Demokrasi ve barış için fedakarlık yapma kararı aldığını açıklayan HDP’nin bu yaklaşımına karşı CHP’nin ne yapacağı merak konusu. Kürt siyasi hareketini, bu hareketin kurduğu siyasi partileri ya da adaylarını destekleyen seçmen kitlesi son 15 yıldır ülke siyasetini belirleyici bir rol oynuyor. Bu nedenle özellikle seçim süreçlerinde bu partilerin oy potansiyelleri, seçmen eğilimleri gündemin ana tartışma

Peki Sur’daki miras kime kalacak? Jînda ZEKİOĞLU

‘Sur’daki projeye baktığımız zaman, bunun ‘Sur halkının yeri’ olmayacağı aşikâr. Peki Sur kimin Sur’u olacak? Sur’daki miras kime kalacak? Bu soruların cevaplarını arıyoruz.’ Barut kokuları, kurşun izleri, kan ve duvarlarına bırakılan yazılamalarla gelecekte başına ne geleceğini haykırmıştı Sur. Şair Gülten Akın’ın “Ölüm yok eder, göç değiştirir” dizelerinde bahsettiği yakıcı gerçeği hatırlatırcasına, gözümüzün önünde bir kent değişti.Oysa

Havasını kirlettiğin kentleri bezle temizleyebilir misin AKP? – Pelin Cengiz

Çevrecilik dediğimiz şey var gücüyle kömürlü termik santral savunurken plastik poşeti ücretli yapmakla övünmek mi? Görüntülere yazıyla eşlik eden “Her şehir kendi sesiyle güzel. Çevreye duyarlı seçim kampanyamız başlamıştır” ifadelerinin yer aldığı AKP’nin seçim reklamları yayına girdi. Buradan üç aşağı beş yukarı her köprüye, her geçide salkım saçak asılan seçimden sonra eskiyip sökülene kadar indirilmeyen afişlerin,

‘Herkesin safını belli eden bir sınav’

Sabiha Temizkan Bir insanın annesiyle söyleşi yapması zordur sanırım, hele de anneniz 87 gündür açlık grevindeyse. Sizin hiç anneniz açlık grevinde oldu mu? Genelde evlatlar yatırır bedenini açlığa ve analar döker gözyaşlarını. Ama benimki gibi bir anneniz varsa durum biraz farklı olabilir. Nasıl mı? “Ben sadece kendi çocuklarımı düşünemezdim çünkü Cizre’de kızı Cemile’nin cansız bedenini