Çanakkale’de Jeotermal için altı noktada sondaj yapılacak!

Çanakkale merkez ilçeye bağlı, verimli arazilere sahip Karacaören köyünde jeotermal kaynak arama için altı adet sondaj çalışması yapılacak.

Çanakkale’nin verimli arazilerine sahip ovalarından biri olan Karacaören’de jeotermal için sondaj çalışmasına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan izin çıktı.Karacaören Köyü’nde Mesut Topaloğlu adlı şahıs tarafından gerçekleştirileceği belirtilen ve 805 bin TL’ye mal olacak “altı adet jeotermal kaynak arama sondaj çalışması” projesi hakkında “ÇED gerekli değildir” kararı verildi.

Altı adet sondaj çalışması toplam 24 bin 562 metre alan üzerinde yapılacak. Dosyada yer alan bilgilere göre jeotermal arama sondaj çalışması için jeolojik, hidrojeolojik, jeokimya, jeofizik, sondaj, test ve ölçümler yapılarak ortaya çıkan jeotermal kaynak merkezinin ısıtma, termal tedavi merkezi ile yaşlılar bakım merkezi vs. için kullanılmasının planlandığı kaydedildi.

Dosyaya göre faaliyet alanı içinde orman alanı bulunurken, tarım alanlarının bulunmadığı ifade edildi.

SAYISIZ PROJE İÇİN ‘ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR’ KARARI VERİLİYOR

Jeotermal için sondaj çalışması yapılmasını Artı Gerçek’e değerlendiren Avukat Ali Furkan Oğuz “Çanakkale’de artık doğayı ve insan yaşamını hiçe sayan birçok proje için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildiğini belirterek şunları söyledi:

“Şirketlerin amacı da ÇED raporuna gerek kalmaksızın, süreci uzatmadan proje tanıtım dosyası ile bir an önce faaliyetlerine başlamak. İlimizdeki sayısız vahşi madencilik, termik santral, jeotermal projelerinin ardından şimdi de sıra benim köyüme Karacaören’e geldi. Diğer köyüm Serçeler ise dev maden projeleri ile zaten karşı karşıya.”

PROJE DOSYASINDA VERİMLİ OVALAR DA YOK SAYILDI

Projenin yalnızca Karacaören’i kapsamadığını aynı zamanda Özbek, Kemel, Kurşunlu, Kayadere köylerini ve Çanakkale merkez ilçeyi ve şehrin su kaynağı Atikhisar Barajı’nı da kapsadığına da dikkat çeken avukat Oğuz, “Ekolojik değerlerden uzak, doğayı ve insan sağlığını hiçe sayan, özensiz hazırlanmış bir proje tanıtım dosyası ile yine karşı karşıyayız. 3 bin 881,49 hektarlık ruhsatlı alanın sınırlarının son yerleşime uzaklığını geçelim, proje sınırları yerleşimlerin arasından hatta Çanakkale’nin içinden geçiyor. Akıl tutulmasının yaşandığı en acı durum ise; bölgede tarım ve mera alanlarının olmadığının ifade edilmesi. Oysa, Karacaören ve Özbek ovaları Çanakkale’nin en verimli ovaları arasında yer alıyor” dedi.

SONDAJ ALANLARININ ARTMASI DEMEK SAYISIZ JEOTERMAL DEMEK

“Bölgenin çoktan gözden çıkarıldığını görüyoruz” diyen Oğuz, “Öte yandan, sondaj alanlarının her birinin orman alanı içerisinde olduğu ifade edilmiş. Sondaj alanları açmak için ne kadar ağaç kesileceği, yapılacak yollar, doğaya ve tarım alanlarına vereceği tahribat hiçbir şekilde proje tanıtım dosyasında belirtilmemiş ve üzerine bu sondaj alanlarının ileride artacağı da ifade edilmiş. İleride sondaj alanlarının artması demek Çanakkale ile birlikte Özbek, Karacaören, Kurşunlu, Kemel, Kayadere köylerini ve Atikhisar Barajı’nı da içerisine almış sayısız sondaj ve sonrasında jeotermal tesisler demek” ifadelerini kullandı.

PROJE HAYATA GEÇERSE TELAFİSİ ZOR ZARARLAR DOĞACAK

Oğuz sözlerinin sonunda şu çağrıda bulundu: “Su kaynaklarının, tarım alanlarının ve yerleşim birimlerinin çok yakınına ve orman alanlarının içerisine planlanan projenin gerçekleşmesi durumunda insan ve doğa yaşamı ile tarım alanları açısından telafisi imkansız zararlar oluşacaktır. Tüm Karacaören, Özbek, Kemel, Kayadere, Kurşunlu ve Çanakkale halkını acilen yaşamına ve toprağına sahip çıkmaya davet ediyorum.”

Kaynak: DUVAR – Rıfat Doğan

İlginizi çekebilir