“BÜYÜK MENDERES YOK OLMASIN!” fotoğraf sergisi açıldı

Büyük Menderes İnisiyatifi, ‘Büyük Menderes Yok Olmasın’ temalı fotoğraf sergisi ile B. Menderes Nehri kirliliğine ilişkin duyarlılığı artırmaya çalışıyor.

İnisiyatif çalışmalarını toplumsal duyarlılığın yüksek olduğu yörelere yoğunlaştırmış durumda. Sarayköy’de Jeotermal Enerji Santralleri (JES), Tavas Avdan’da kömürlü termik santrali, Çal Akkent’te meyve suyu fabrikası atıkları ve kanalizasyon, Çivril Kufi Çayı’nda jeotermal kirlilik ve kanalizasyon, Işıklı Gölü’nde kanalizasyon ve avcılığa bağlı kurşun kirliliği öne çıkan temalar olarak halkın çevre konusunda örgütlendiği, sorunlarına sahip çıktığı ve değiştirmeye çalıştığı başlıklar. İnisiyatif tüm bu çalışmalarına bir yenisini eklemeye çalışıyor: Çürüksu. Denizli Organize Sanayi Bölgesi kimyasal atıkları ile ölüme terk edilen Çürüksu çayı. Fotoğraf sergisi ile gündemleştirilen konu devamında doğa yürüyüşü, doğa için yapılacak konser ve konferans dizisi ile devam edecek.

26 Nisan 2019 tarihinde açılan sergiye profesyonel ve amatör 26 fotoğraf sanatçısı, 64 fotoğraf ile katıldı. İki yüzden fazla başvuru yapılan sergide her sanatçının en az bir fotoğrafı yer aldı. Denizli yerelinde yer alan üç fotoğraf derneği ve topluluğu da (DEFSAD, DENFOT ve LAFOT) sergiye destek verdi. Tarihi fotoğrafların yanı sıra B.Menderes Nehri havzasındaki doğal ve kültürel güzellikler ile nehrin uygarlıklara yaşam vermesine dikkat çekildi. Bununla birlikte kirlilik, çeşitli yönleri ile fotoğraflarla çarpıcı bir şekilde izleyicilerle buluştu. Sergiye katılım yoğundu.

 

Sergi 02 Mayıs tarihine kadar Turan Bahadır Sergi Salonu’nda Denizlililer ile buluşmaya devam edecek.

İnisiyatif çalışmalarını hazırladığı pano ve broşürle tanıttı. Broşürde inisiyatif kendini şu şekilde tanıttı:

“BÜYÜK MENDERES YOK OLMASIN!”

Büyük Menderes İnisiyatifi olarak birlikteliğimiz 2018 yılı Eylül ayı içerisinde gerçekleşmiştir. Gerek Denizli yerelinde gerekse diğer illerde çalışma yapan örgütlü ya da örgütsüz doğa ile ilgili yapıları Eylül 2018’de Büyük Menderes Nehri’ne ve havzasına sahip çıkmak için bir araya getirdik. Büyük Menderes Nehri kirliliğine yönelik koordineli bir faaliyetin olmadığını düşünüyorduk. Uşak ve Aydın’ın çalışmalarını izliyorduk. Denizli olarak ana kirlilik kaynağı olmamıza karşın aktif, yoğunlaşan bir faaliyet ne yazık ki yoktu. 1994’lü yıllarda başlatılan kısa sürede hızla büyüyen Büyük Menderes Doğa ve Çevre Platformu (BÜMEDÇEP) hareketi ne yazık ki sönümlenmiş, daha sonraki faaliyetler daha sınırlı, kısa süreli çalışmalar olmuştu. Çağrı üzerine gelen heyetin uzun ve yorucu tartışmaları sonucu havza içerisinde yerleşimi olan Afyon-Dinar, Uşak, Denizli ve Aydın illerinde var olan çevre gönüllüsü ve ekolojik dengeyi korumayı kendine amaç edinmiş kurum ve kişiler bir araya gelerek Büyük Menderes İnisiyatifi adını almışlardır. Daha sonra değişik etkinliklerle bir araya gelen inisiyatif üyeleri kurumsallaşan bir çalışmanın da adımlarını atmıştır. Her bileşen kendi yöresindeki Büyük Menderes Nehri ve havzası çalışmalarına yoğunlaşıp diğer bileşenlerin çalışmalarına destek veren bir tarzda faaliyet yürütmektedir.

Kadim bir uygarlık tarihinin yol güzergahı olan Büyük Menderes Nehri ve havzası, dokuz bin yıldan beri çeşitli uygarlıkların doğduğu alanları kapsamaktadır. Ekonomide, ticarette, alışverişte bu kentler ve kültürler tarihsel izler yaşatmışlar, gelecek nesillere büyük eserleri miras bırakmışlardır.

İnisiyatif, Büyük Menderes Nehri ve havzasının ismini almış olsa da bu daha çok sembolik bir duyarlılığı, tarihsel bir yüklenişi içermektedir. İnisiyatifin görev ve sorumluluk alarak önüne koyduğu program sadece nehir havzası ile sınırlandırılamaz. Sözü geçen coğrafi alanda var olan tüm yaşamsal çevre sorunları, yaşam alanı hakkı ihlalleri, doğa dengesine kasteden tüm ekoloji sorunları ilgi alanımıza girmektedir.

Diğer illeri de kapsayan Büyük Menderes İnisiyatifi’nin hedefi tüm bölgede yaşanan çevre ihlalleri için ortak bir organizasyon ve program doğrultusunda duyarlılık yaratmaya çalışmaktır. İnisiyatif içerisinde yer alan bileşenlerin görevi, öncelikle kendi illerinde ve daha sonra tüm bölgede başta -Büyük Menderes Havzası olmak üzere- tüm ekolojik sorunlara müdahil olmak şeklindedir.

İnisiyatif çalışmalarında öğrenme, anlama, araştırma, belgeleme, yerelde konuya duyarlı tüm yapılarla sorunu ortaklaştırma, sorunlara sahip çıkma ve çözme iradesi öncelikle yer alır. İnisiyatif bu mücadelenin çok boyutlu ve uzun soluklu bir yol olduğunu bilir. Kısa sürede yıkımların, doğa katliamlarının yok olacağı düşünülemez. Ancak halkın direngen mücadelesiyle doğa katliamlarına engel olduğu da bilinen bir gerçektir.

İnisiyatifin Denizli Bileşeni olarak ciddi eğitim süreçleri yaşadık. Bundan sonra da bilimsel temellerde eksikliklerimizi seminerler ve okumalarla gidermeye çalışıyoruz. Sahada ise Jeotermal Elektrik Santralleri (JES) ile ilgili Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerine müdahil olduk. Sarayköy ilçesi Hasköy Beldesinde Zorlu Enerji’nin yürüttüğü sondaj çalışmalarında toplantıların şirketin istediği doğrultuda yapılmasını engelleyip ÇED sürecini gerilettik. Aralık 2018 ve Şubat 2019 ÇED toplantılarını halkın karşı koyması neticesinde gerçekleştiremediler. Aydın/Kızılcaköy’de devam eden JES direnişine yerinde destek olduk, basın açıklamaları yaptık.

Güncel olarak inisiyatifimiz aşağıdaki konularda imza toplama, dava açma, hukuksal zeminde hak arama ve kamuoyu oluşturma çalışmaları yürütmektedir.

1- Tavas ilçesi Avdan bölgesinde kömürlü termik santral. ÇED süreci devam ediyor, halk toplantısı yapılmış, bakanlık düzeyinde İDK aşamasında olup henüz sonuçlanmamıştır. Yöre halkının yoğun tepkisi vardır.

2- Dinar Suçıkan mevkiinde Büyük Menderes Nehrinin kaynayıp başladığı yere (Uluköy, Karataş, Cumhuriyet, Çayüstü köyleri) bir termik santral kurulması planlanmaktadır. Bu termik santrali ciddi hava kirliliğine, B. Menderes Nehri’nin kirlenmesine, debisinin azalmasına ve suyun ısınmasına yol açacaktır.

3- Çivril bölgesinde yaşanan su ve nehir kirlilikleri, Adıgüzel Barajında ve Işıklı Gölünde yaşanan yoğun kirlenme ve kimyasal atık problemleri. Evsel ve işletme atıkları (meyve suyu ve cips fabrikaları) ön planda. Işıklı Gölü için de balık çiftlikleri kirlilikte rol oynuyor. Sandıklı’da kaplıcalara bağlı jeotermal kirlenme de söz konusu.

4- Çal bölgesinde Büyük Menderes Nehri kenarı ve havzasında yaşanan su kirlilikleri, özellikle Akkent beldesinde Konfrut meyve suyu fabrikasının yarattığı kimyasal kirlilikler. Yine yöredeki yerleşim alanlarının kanalizasyonlarının arıtılmadan nehre verilmesi de önemli kirlilik kaynağı.

5- Denizli Organize Sanayi Bölgesi (OSB) atıklarının arıtılmadan Büyük Menderes Nehri’ne atılması. OSB’ne ait arıtım tesislerinin her zaman çalıştırılmamasının yanı sıra kapasite eksikliği de not edilmelidir. Çürüksu’da kirlenen su, Sarayköy ve sonrasında JES’lerin akışkanlarının illegal dejarşları ile tamamen kullanılamaz hale gelmektedir.

6- Sarayköy’de yoğunlaşan JES ihalelerini engellemeye yönelik çalışmalar. JES’ler, Büyük Menderes Nehrine illegal olarak deşarj edilen akışkanlarıyla ve havaya salınan zehirli gazların toprağı kirletmesiyle doğa ve insan sağlığı için ciddi bir tehdittir.

7- Kentsel dönüşüm, Honaz tüneli, Aydın-Antalya otoyolu, Dalaman Çayı, Seyir Tepesi, Zeytin Yaylası, Salda Gölü, yabani yaşam alanları, mermer ocakları vb. başlıklar.

Denizli yerelinde odaklandığımız konuları içeren bir rapor hazırlanmış olup web sitemizde yer almaktadır.

BÜYÜK MENDERES İNİSİYATİFİ

İletişim Bilgileri:

buyukmenderesinisiyatifi.com

buyukmenderesinisiyatifi@gmail.com

@buyukmenderesinisiyatifi

İlginizi çekebilir