Bulaş zinciri ve iyileşme hareketi – Nejla Kurul

Yaşam belki de karşılaşmalardan ve bu karşılaşmaların etkileri, yarattığı duygular ve bedenleşmelerden ibaret. Biz insanlar, kendimizi merkeze koyuyor ve sadece insanlarla karşılaştığımızı zannediyor ve yanılıyoruz. Gün içinde çok geniş bir coğrafyanın içindeyiz: insanlar, cisimler, virüsler, bakteriler, hava, su, metalar, plastikler, makineler, yağmur, solucanlar, ağaçlar, karıncalar, köpekler, kediler vb. arasındayız. Bu süreçte Spinoza’dan esinle, karşılaştığımız bazı bedenlerin bizimkilerle birleşen bazılarının ise birleşmeyen ilişkileri var. Bazı bedenler bizlerde sevinç duyguları yaratırken bazıları ise kederlendiriyor.

Bedenlerimizi ne kadar sakınsak da başka bir beden olan Covid-19 ile karşılaşıyoruz, belki ayakkabımızın ipinde, belki plastik bir torbada, belki dış kapının tutamağında veya ellerimizde. Deleuze’ün arsenikle ilgili örneği yaşadığımız şeyin bir başka tercümesi (1). Virüs bedenimin parçalarını beni karakterize eden orandan başka bir orana geçmeye zorluyor. Virüs şimdi konaklayacak bir beden buldu, bu yüzden mutlu, bizimle besleniyor, neşeli bir tutku yaşıyor. Virüs sevinçli, biz ise kederliyiz… Virüse karşı direncim sağlık durumuma ve bağışıklık sistemimin gücüne bağlı. Dünya genelinde 9.633.157 Covit-19 vakası var, 490.481’i ölüm oldu ne yazık ki (2). 

Durumu sorunsallaştırmalıyız. (1) Kederin azalması bulaşın nedenlerini öğrenmemize bağlı, sezgisel bilgimiz güçlenmeli. (2) Bulaş zincirini kırmamız için hem bireylerin, toplumsal örgütlerin hem de devlet kurumlarının yapabileceklerini öngörmeli ve eylemeliyiz. (3) Fırsatçı devletleşme pratikleri ve sermaye aksiyomatiği karşısında yapabilirliklerimizi düşünmeliyiz. (4) Cesaret, dayanışma, duyarlık, ortak zenginlik duyguları gibi yeni olumlu bulaşlar üretebilir miyiz?

Berardi’nin makalesi bize insan merkezci kaba soyutlamaların ötesinde yeryüzüne daha dikkatli ve duyarlı gözlerle bakmayı anımsatıyor: Dağılmanın ve iyileşmenin üç haline dikkat çeken üç kavram kullanıyor:

Yaratık: Salgın günlerinde insan, artık hayatın merkezinde değil. İnsanın boşalttığı sahneye, Harraway’in küçük oynak yaratıkları, virüsler ve Burroughs’un mutasyon ajanı olan virüsler yerleşiyor. Dünya gezegeninin yeni ajanları sel, yangın ve en çok da yaratıktır. Bunun anlamı şu: İnsan artık “benden sonrası tufan” diyemez. İnsana düşen yeryüzünün sorumlu bir parçası olmasıdır. Düşünce, sanat ve siyaset bütünlük olmaksızın çoğalma süreçleri olarak görülmek zorunda kanımca.

İkincisi yararlılık: Salgın günlerinde asıl olan hayatta kalmak Yaratık, kapitalizmin gündelik yaşamını, değişim değerini askıya aldı. Küresel ekonomik beden büyük bir hasar aldı. Kırk yıllık neo-liberal ivme sonrasında, finansal kapitalizmin yarışı durma noktasına geldi. Ekonomiye para enjeksiyonunun da çok az anlamı var. Yani para şimdi iktidarsız.

Sadece sosyal dayanışma ve bilimsel zekâ canlı. Yararlı olan sosyal alana geri döndü. İktisat alanının üvey evladı olan kullanım değeri geri döndü. Şimdi neye ihtiyacımız var? Hastalığa karşı bir aşıya, koruyucu maskelere ve yoğun bakım ekipmanına ihtiyacımız var. Toplum sağlığını önceleyen bir sağlık sistemine ihtiyacımız var. Yine yemeğe, sevgiye ve sevince ihtiyacımız var.

Bu durumda iki politik alternatifle karşı karşıyayız: Birincisi siyasal iktidarların pek de istekli olduğu kapitalist makineyi şiddet yoluyla yeniden başlatacak tekno-totaliter bir sistemdir. İkincisi, insan etkinliğinin kapitalist soyutlamadan kurtarılması ve kullanışlılığa dayalı yeni moleküler bir toplumun yaratılmasıdır. Eş deyişle yeni bir hassasiyet, dayanışma ve tutumluluk kültürü: birikim ve ekonomik büyüme zorunluluklarından uzak bir toplum…

Sonuncusu sevinç: Hiç ölüm yokmuşçasına süren kapitalist yaşama ölümün gölgesi düştü. Endüstriyel üretimden bilgi temelli çalışmaya, iletişim alanında ilişkiden bağlantıda olmaya yönelen kapitalizm, pandemiyle birlikte bağlantıyı durdurmak zorunda kaldı. Salgın sürecinde insan yaşamının belirleyici özelliği olan ölüm geri geldi.

Dahası salgında kavuşmak yasak – evde kalın, arkadaşlarınızı ziyaret etmeyin, mesafenizi koruyun, kimseye dokunmayın-. Çevrimiçi olarak harcanan zaman muazzam bir şekilde genişledi. Tüm sosyal ilişkiler – iş, üretim, eğitim – kavuşmayı engelleyen bu alana taşındı. Çevrim içi bu yeni oluş hastalık demektir. Bu durumda bir okşama/iyileşme hareketine ihtiyacımız olacak. Bizleri, özellikle gençleri ekranları kapatmaya zorlayacak bir duyarlık, dayanışma ve tutumluluk hareketi hayal etmeli ve yaratmalıyız.

Özetle, bulaş zincirini kırmalı ve yeni bir iyileşme hareketi başlatmalıyız.

Dipnotlar:
1. Gilles Deleuze, Spinoza ve İfade Problemi,(Çev. Alber Nahum) İstanbul: 2013.
2. https://covid19.who.int/, 27 Haziran 2020.
3. https://conversations.e-flux.com/t/beyond-the-breakdown-three-meditations-on-a-possible-aftermath-by-franco-bifo-berardi/9727WHO Coronavirus Disease (COVID-19) Dashboardhttps://covid19.who.int”Beyond the Breakdown: Three Meditations on a Possible Aftermath” by Franco “Bifo” Berardihttps://conversations.e-flux.com

İlginizi çekebilir