‘Bedenimize müdahaledir’

Emniyet Müdürlüğü’nün kürtaj yaptıran kadınların listesini istemesine tepki yağdı. ‘Kürtajı tekrar toplumsal baskı alanına sokmanıza izin vermeyeceğiz’ diyen kadınlar, bu talebin ve bilgi verilmesinin hukuka aykırı olduğunu hatırlattı

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü’ne yazı göndererek, 1 Ocak 2017 ile 31 Mayıs 2019 tarihleri arasında kentteki tüm kamu ve özel hastanelerde 30-40 yaş aralığında ‘polikistik over sendromu’ olup, kürtaj yaptıran kadınların listesini istemişti. Emniyetin ‘ivedi’ ve ‘gizli’ ibareleriyle gönderdiği yazının ardından İl Sağlık Müdürlüğü de ilgili kurumlardan listenin en geç 13 Eylül’e kadar kendilerine ulaştırılmasını talep etti. Bu talebin de sağlık müdürlüğünün bilgi vermesinin de hukuka aykırı olduğunu belirten kadınlar, konuya dair tepkilerini dile getirdi.

‘Yasaya aykırı bir durum’

Kürtaj olan kadınların listesinin Sağlık Bakanlığı’ndan talep edilmesinin başta hasta haklarına aykırı olduğunu söyleyen Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, “Hukukta istisnai durumlarda bilgi verilebilir. Ancak bedene yönelik suçlar olduğunda bilgi verilebilir. Bazı durumlarda kişinin kendi rızası dahi olsa, beden ihlali ve temel insan hakları konusunda sorun oluşturduğu için yasalarda ‘rızaya dayalı olsa bile verilemez’ diyor. Bir soruşturma konusuyla birlikte bilgi istemi yönetmeliğe ve yasaya aykırı bir durum. Ne sağlık müdürlüğünün bunu verme hakkı var ne de emniyetin bu bilgileri isteme hakkı” diye konuştu.

‘İzin vermeyeceğiz’

Yürütülen soruşturma kapsamında akıllara, “Kadınlar fişleniyor mu?” sorusunun geldiğini ifade eden Gülüm, şöyle devam etti: “Biz biliyoruz ki bu iktidar kürtaj hakkını elimizden almak için elinden geleni yapan, resmi olarak geri çekemese de filli uygulamalarla kürtaj hakkının önüne geçmeye çalışan bir iktidar. Öyle bir bilgi edinmenin kendisi, kadınların üzerinden yeniden bir müdahale, yeniden bir baskı oluşturacak bir mekanizmadır. Biz bunu bedenimize müdahale olarak algılıyoruz. Bir kadın kürtaj olup olmadığını kimseye açıklamak zorunda değil. Buna dair bir bilgi aktarımı hukuken de kadın hakları açısından da kabul edilebilir değil. HDP olarak bu olayın peşini bırakmayacağız. Kadın hareketi, avukat arkadaşlarımız ve tüm kadın vekil arkadaşlarımız ile beraber sağlık müdürlüğünün bu bilgileri vermesini engelleyeceğiz. Şuan kadınlar da bunu tartışıyor, hiçbir şekilde bu verilerin soruşturma dosyasına konulmasına izin vermeyeceğiz” diye belirtti.

‘Kabul etmiyoruz’

Mor Dayanışma sözcüsü Cemile Baklacı da, TCK 135’inci maddede “sağlık ve cinsel hayata ilişkin özel nitelikli kişisel veri kapsamına giren mahrem bilgilerin paylaşılması yasaktır” hatırlatmasında bulunarak şunları kaydetti: “Bu yasağın uygulanmamasını teşhir edip kabul etmiyoruz. Fiiliyatta yasaklanmaya doğru götürülen bir süreçte özellikle kürtajın söz konusu olması ve bunun açığa çıkartılması, erkek egemen zihniyeti tekrar devreye sokmuştur. Son zamanlarda gözlemlediğimiz 6284 sayılı kanun kapsamında alınmış olunan gizlilik kararları, koruma kararlarının uygulanmaması ve bu kararların yeterince gizli şekilde de olmamasından kaynaklı kişilerin, bu bilgilere çok rahat ulaşabildiği ve bu bilgilerin bir şekilde teşhir edildiğini ve açığa çıkartıldığını biliyoruz. Buna izin vermeyeceğiz. Ne kürtajı tekrar bir toplumsal baskı alanına sokmanıza izin vereceğiz ne de hayatın gizliliğinin bu şekilde ihlal edilmesini kabul edeceğiz!”

Savcılıktan garip açıklama

Emniyetin kürtaj listesini istemesine gelen tepkiler üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı açıklama yaptı. Açıklamada emniyetin kürtaj olan kadınların değil, ‘polikistik over sendromu’ tedavisi gören kadınların listesinin istendiği kaydedildi. Bir ihbar üzerine bu bilginin istendiği belirtilen açıklamada şöyle denildi: “Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen bir şüpheli hakkında ihbarda bulunan ve açık kimlik ile adres bilgileri bilinmeyen bir şahsın tespiti amacıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü aracılığıyla İl Sağlık Müdürlüğüne gönderilen yazının amacının; yürütülen soruşturma süresince tüm araştırmalara rağmen ihbar eden şahsa ulaşılamadığı ve soruşturmadaki bilgilerden ihbarcının 2017-2019 yılları arasında İstanbul İli’nde ‘Polikistik Over Sendromu’ tanısıyla tedavi gördüğünün tespit edildiği anlaşıldığından, bu nedenle söz konusu tarihler arasında bu tanıyla tedavi gören şahsın tespitine yönelik olduğu kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Kaynak: YENİ YAŞAM   (Dilan Babat – Jinnews)

İlginizi çekebilir