Aytaç Ünsal: Zorla müdahaleye izin vermeyin

Avukat Didem Baydar Ünsal, eşi Aytaç Ünsal’ın “Bilincimiz kapandığı takdirde, bizim etrafımıza bu hekimler akbabalar gibi üşüşüp müdahale mi edecekler, lütfen buna izin vermeyin” şeklindeki mesajını paylaştı.

Ölüm orucundaki avukat Aytaç Ünsal, eşi Avukat Didem Baydar Ünsal ile gönderdiği mesajında, tıbbi müdahaleyi kabul etmediğini bir kez daha beyan etti.

Didem Baydar Ünsal, eşinin, “Bilincimiz kapandığı takdirde, bizim etrafımıza bu hekimler akbabalar gibi üşüşüp müdahale mi edecekler, lütfen buna izin vermeyin” mesajını paylaştı.

Adil yargılanma talebiyle ölüm orucunda olan tutuklu avukatlar Ebru Timtik ile Aytaç Ünsal, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “hapishanede kalmaları uygun değildir” raporuna rağmen tahliye edilmeyerek 30 Temmuz’da hastaneye kaldırıldı.

Ölüm orucu eylemi 215. gününe giren Timtik, Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi’nde; 184 gündür ölüm orucunda olan Ünsal da Kanuni Sultan Süleyman Eğitim Araştırma Hastanesi’nde tutuluyor.

Tutukluluğa devam kararıyla ilgili İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edildi.

“Çok zayıflamış, konuşması ve hareketleri çok yavaş”

Mezopotamya Ajansının aktardığına göre, Aytaç Ünsal’ı ziyaret eden eşi Avukat Didem Baydar Ünsal, eşinin sağlık durumunun iyi olduğunu söylemenin pek mümkün olmadığını, bunu da ATK’nin verdiği raporda görebildiklerini söyledi.

“ATK raporuna göre onların tahliyesini beklerken, iradeleri dışında hastaneye götürüldüklerini öğrendik. Aytaç çok zayıflamış, konuşması ve hareketleri çok yavaştı.

Eşinin hastanenin mahkum koğuşunda kaldığını aktaran Ünsal, kaldığı ortamın ne kadar steril bir ortam olduğu hakkında ciddi endişeleri olduğunu söyledi.

“Tutulduğu yer tek kişilik. Yanında bir refakatçisi var. Onu da bizim uğraşlarımız sonucunda 2 gün sonra kabul ettiler. Tüm bu yaşadıklarının onların ömründen yediğini düşünüyoruz. Onları apar topar, kucaklayarak hastaneye getirmişler. Tuttukları yerler morarmış. Ne kadar yıprandıklarını tahmin edebiliyoruz.

“Biz müdahaleye izin vermeyeceğiz diyorlar. Dışarıda dostlarından da onları sahiplenmesi ve zorla müdahaleye izin vermemesini ve onları hastaneden almalarını bekliyorlar. Bizde bunun için çabalıyoruz. Sürekli hastane önlerinde, içerisinde nöbet tutuyoruz.”

* Fotoğraflar: ÇHD, HHB

Barış Anneleri ve avukatlar tahliye istedi

Savunmaya Özgürlük Koordinasyonu, ölüm orucundaki avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın durumuna dair İstanbul Adliyesi önündeki Adalet Nöbetinde açıklama yaptı.

Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Merkez Sekreteri Nergiz Tuba Aslan’ın okuduğu basın açıklamasında “Bağışıklık sistemleri oldukça zayıflamış olan meslektaşlarımız, pandemi hastanesi olan ve yüksek risk altında olduğu belirtilen hastanelerde zorla tutulmakta, ciddi anlamda yaşamları tehlikeye atılmaktadır. Meslektaşlarımız bu koşullarda yaşamsal risk altında iken, ‘pandemi’ en temel haklarının kısıtlanmasına gerekçe yapılmıştır” dendi.

“Dünya ve Türkiye tecrübelerinde çok sayıda eylemcinin iradesi dışında beslenmeye ve tedaviye zorlanması, daha büyük ölçüde kalıcı sakatlanmaya, bazı hallerde ölümlere yol açmıştır. Tokyo ve Malta Bildirgelerinde, tıbbi etik gereği açlık grevi ve ölüm orucu eylemcisinin iradesine aykırı zorla besleme ve zorla tedavi uygulanamayacağı, bunun işkence niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.

“Meslektaşlarımıza rızaları dışında bir tıbbi müdahalede bulunulması açıkça suçtur. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nin vermiş olduğu hukuka aykırı bu kararın kaldırılması ve bir an önce meslektaşlarımızın hastaneden taburcu edilerek özgürlüklerine kavuşturulması acil ve hayatidir.”

Barış Anneleri İnisiyatifi ve Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) de Timtik’in tutulduğu Bakırköy Sadi Konuk hastanesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, iki avukatın da tahliye edilmesi talep edildi.

Kaynak: BİANET

İlginizi çekebilir