ATO genel sekreteri Dr. Ali Karakoç: ‘Sağlık emekçileriyle görüşmeden şiddet çözülmez’

ATO Genel Sekreteri Dr. Ali Karakoç, Bakanlığın sağlık emekçileriyle görüşmeden sağlıkta şiddet sorununu çözemeyeceğini vurguladı.

Dr. Ali Karakoç: Sağlık emekçileriyle görüşmeden şiddet çözülmez

Fotoğraf: Evrensel

Burcu YILDIRIM

Ankara

Ankara Tabip Odası (ATO) Genel Sekreteri Dr. Ali Karakoç, sağlıkta şiddete karşı önlemler alınması için görüşme taleplerinin bile kabul edilmediğini belirterek, yetkililerin sağlık emekçileriyle görüşmeden sağlıkta şiddet sorununu çözemeyeceklerini vurguladı.

ATO Genel Sekreteri Dr. Ali Karakoç, hekim ve sağlık çalışanlarının uzun süredir talep ettiği Sağlıkta Şiddet Yasası’nda gelinen noktayı ve bu süreçte yaşananları gazetemize anlattı. 2003 yılından beri uygulanan sağlıkta dönüşüm programı ile birlikte sağlığın niteliksiz hale getirildiğini ve kâr amaçlı kullanıldığını ifade eden Karakoç, kışkırtılmış sağlık talebiyle şiddet olaylarının arttığına dikkat çekti. Temel taleplerinin sağlıkta yaşanan şiddete yönelik daha caydırıcı bir yasa teklifinin kabul edilmesi olduğunu söyleyen ATO Genel Sekreteri Ali Karakoç, “Bunu bekliyoruz ama sanki sadece yasa beklediğimiz algılanıyor ama hayır. Şiddetin sadece yasayla engelleneceğini düşünmüyoruz” dedi. 17 yıldır uygulanan ‘sağlıkta dönüşüm programının sağlığı bir tüketim haline getirdiğini söyleyen Karakoç, “Bu neoliberal politikalarla sağlığı metalaştırdılar ve bunun üzerinden kâr elde etmek istediler. Dolayısıyla halkın sağlık algısını değiştirdiler. Eskiden evde çocuğun ateşi çıkınca anneler, ilk elden ıslak bez vb. müdahalelerde bulunurdu. Şimdi bütün okumuşlar dahil olmak üzere çocuklarını alırlar, koşa koşa acillere giderler” diye konuştu.

“2017 YILINDA 110 MİLYON HASTA ACİLLE BAŞVURDU”

Türkiye nüfusunun 80 milyon civarında olmasına karşın 2017 yılında sadece acillere 110 milyon hasta başvurduğuna dikkat çeken Karakoç, “Bizim kışkırtılmış sağlık talebi dediğimiz bu işte. Bu, dolayısıyla hasta başına düşen zamanı kısaltıyor. Acile başvuran hastalara el sürülemiyor, çünkü kuyruklar var. Siz hastayla ilgilendiğiniz zaman dışarıda bekleyen hasta ve hasta yakını bunun için sağlık çalışanlarına tepki gösteriyor” dedi.

“SAĞLIKTA ŞİDDETİN NEDENİ SAĞLIK POLİTİKASIDIR”

Ayrıca sağlıkta verilen niteliksiz hizmetin sebebinin hem yöneticiler hem de kamu otoritesi tarafından sadece sağlık çalışanlarıymış gibi gösterildiğine dikkat çeken Karakoç, “Basınsa kendi ilkelerine ters düşecek şekilde sağlık çalışanlarını hedef gösteren yayınlar yapıyor. Bu da ister istemez sağlık alanında yaşanan şiddeti arttırıyor. Biz her şiddet olayından sonra ya eylem yaptık ya iş bıraktık ya da basın açıklaması yaptık ama Sağlık Bakanı hiçbir şey yapmadı. Sağlık Bakanı kendi koyduğu yasaya uymuyor. Çıkıp bir açıklama yapmıyor ve sağlıkta şiddete dair de herhangi bir söylemi yok Sağlık Bakanı’nın” diye konuştu. Karakoç, toplumun içinde bulunduğu şiddet ortamının düzeltilmediği halihazırda uygulanan sağlık politikalarına radikal bir çözüm bulunmadığı müddetçe sağlıkta şiddetin sadece yasayla düzelebileceğine inanmadıklarını ifade ederek “Sağlıkta yaşanan şiddetin en önemli nedeni uygulanan sağlık politikaları” dedi.

“SAĞLIK BAKANI BİZİMLE GÖRÜŞMÜYOR”

3 Ekim 2018 tarihinde İstanbul’da görevi başında katledilen Dr. Fikret Hacıosman’ın ölümünden iki gün sonra TTB ve ATO olarak Mecliste grubu bulunan bütün siyasi partilerden randevu talep ettiklerini ifade eden Karakoç; “Bizim randevu talebimize sadece muhalefet partileri cevap verdi. AKP ve MHP, bize randevu vermedi. Bunun yanında ise TTB, sürekli sağlık bakanlığından randevu talep etmektedir. Randevu talebine en son 2 buçuk hafta önce yanıt verdiler. Sağlık Bakanı yardımcısı görüşecekti ama iki kere ertelediler. Neden erteliyorlar? Neden bizimle görüşmek istemiyorlar? Asıl bu işin öznesi, sağlık emekçileri olan bizleriz” diye konuştu.

Kaynak: Evrensel

İlginizi çekebilir