Alaattin ve Yassıhöyük halkı Taşocağı’na da genişletilmesine de karşı

Serinhisar’dan sonra Alaattin ve Yassıköy halkı da taşocaklarına karşı sesini yükselttiler.

Acıpayam’ın Alaattin ve Yassıköy halkı, genişletilmek istenen taş ocağına karşı birleşti. Taşocağı’nın genişletilmesine karşı yoğunlaşan tepkiler basın açıklaması ile devam etti. Yöre halkı bu süreçte taşocağına karşı olduklarına dair dilekçeleri ilgililere sunmuştu.

Acıpayam’da yapılan basın açıklamasına Alaattin ve Yassıhöyük halkı ile birlikte yöre dernekleri, Büyük Menderes İnisiyatifi, Acıpayam ve Serinhisar Belediye Meclis Üyeleri, siyasi parti temsilcileri, Acıpayamlılar ve STK temsilcileri katıldılar.

Yöre halkı önce Alaatin’de biraraya geldi. Taşocağı ve zararları hakkında bilgi paylaşıldı. Yine ÇED sürecinin usulüne uygun yapılmadığı da dile getirildi. Taşocağına’na karşı nasıl bir yol izleneceği katılımcılarla paylaşıldı.

 

Ardından Alaattin’de basın açıklamasına izin verilmediği için açıklama için Acıpayam’a gidildi. Doğaseverlerin ve yaşam savunucu Acıpayam’lıların katılımı ile kitle daha da büyüdü.

‘TAŞIMIZA TOPRAĞIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ’

Alaattinliler adına basın bildirisini okuyan Osman Can, bölge halkından habersiz ÇED raporu hazırlandığını öne sürdü. Söz konusu taş ocağının tarım ve hayvancılıkla geçinen yöre halkını tehdit ettiğini iddia eden Can, “Halktan gizli kapaklı işlerle, bir takım oldu bittilerle topraklarımız talan edilmek isteniyor” dedi.

‘ÇED OLMADAN RUHSAT ALDILAR’

İşletmeci firmanın ÇED raporu almamak için 2012 yılında 250 dekardan daha az bir alan için ruhsat aldığını belirten Can, “Firma o günden bu yana faaliyetlerini sürdürmektedir. şimdi de büyüyerek kapasite artırarak, beton santrali ve asfalt tesisi de kurarak bin dekarlık alanda 21 yıl, günde 16 saat çalışmak istiyorlar. yasaların arkasından dolanarak gizli kapaklı işler çevriliyor. Şimdi bin dönüm istiyorlar, 21 yıl sonra da o dağların tümünü isteyecekler. ÇED toplantısı yapılmış Alaattinlilerin haberi yok. Milletin hayrı için bu ÇED reddedilmeli ve mevcut işletme derhal faaliyetlerini durdurmalıdır” diye konuştu.

KUŞÇU: TOPLANTI YAPILMADI

Yassıhöyük Mahallesinde yapılmak istenen toplantıyı mahalleli olarak terk ettiklerini ve toplantıya katılmadıklarını belirten Muhtar Kadir Kuşçu da taş ocağından en çok etkilenen mahallenin kendileri olduğunu belirterek, “Biz mahalle halkıyla birlikte toplantıyı terk ettik. ‘Toplantı yapıldı’ diye tutanak tutmuşlar. Biz mahallemizde taş ocağı istemiyoruz” dedi.

Basın açıklaması sırasında Dalaman Çayı’nın kirletilmesi ve Yazır’da yapılan HES ve madenin yol açtığı ekolojik tahribatta dile getirildi. Bu sorunlar içinde ortak çalışmaların yapılması gündeme getirildi.

Taşocağı protestosunda okunan basın açıklmasının tam metni şöyle:

ALAATTİN 10 TEMMUZ 2019

BASINA VE KAMUOYUNA DUYURULUR

Değerli Alaattin Halkı,

Değeli Basın Mensupları

Değerli Arkadaşlar,

ÖNCELİKLE VE AÇIKÇA BELİRTMEK İSTERİZ Kİ;

ALAATTİN – YASSIHÖYÜKJ – ACIPAYAM – SERİNHİSAR – KIRCA – OĞUZ

DAĞLARIYLA OVALARIYLA BİZİMDİR! HALKINDIR!

DAĞIMIZI, TAŞIMIZI, TOPRAĞIMIZI KİMSELERE PEŞKEŞ ÇEKTİRMEYECEĞİZ!

TALAN ETTİRMEYECEĞİZ!

TAŞIMIZA TOPRAĞIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ!

ÇATALDERE DE TAŞAOCAĞI İSTEMİYORUZ!

ÇATALDEREDEKİ MEVCUT TAŞ OCAĞININ 1000 DÖNÜMLÜK ALANDA 21 YIL DAHA ÇALIŞMASI İÇİN YAPILAN ÇED RAPORUNU RED EDİYORUZ! İTİRAZ EDİYORUZ!

MEVCUT TAŞOCAĞI FAALİYETİNİ DURDURMASINI VE SAHAMIZDAN GİTMESİNİ İSTİYORUZ!

Değerli Basın Mensupları,

Geçen hafta içinde Acıpayam ve Serinhisar Kaymakamlıkları ve Belediye Başkanlıkları aracılığı Alaattin ve Yassıhöyük Muhtarlıklarına ekli gelen ekte sunduğumuz yazı ile öğrendik ki;

Yapı yol İnşaat ve Madencilik adında bir Firma tabiri caiz ise DAĞLARIMIZI DELİK DEŞİK edip Tozunu dumanını da ovalarımıza, tarlalalarımıza, ürünlerimizin üzerine göndermek için ÇED raporu hazırlamış! Bu ÇED i inceleyip eğer itirazımız var ise 10 gün içinde iletmemiz gerekirmiş!

Hemen Söyleyelim;

İTİRAZ EDİYORUZ!

YAPIYOL FİRMASININ MADENCİLİK YAPMAK İSTEDİĞİ ALAN BİZİM CAN DAMARIMIZDIR!

CAN DAMARIMIZI KESMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ!

ÇATALDERE DE 1000 DÖNÜMLÜK ALANDA 21 YIL İŞLETİLMEK İSTENİLEN TAŞOCAĞI VE BETON SANTRALİ FAALİYETİNE İZİN VERMİYORUZ!

İLGİLİ ÇED RAPORU VE KARARINA İTİRAZ EDİYORUZ, RED EDİYORUZ !

MEVCUT İŞLETME DE DERHAL FAALİYETİNİ DURDURMALI, SAHAYI TERK ETMELİDİR!

Değerli arkadaşlar,

Bizlerden, halktan gizli kapaklı işlerle, birtakım oldubittilerle topraklarımız talan edilmek isteniyor. Öncelikle bir sürece bakalım ve konuyu değerlendirelim;

  • 6 Ağustos 2012 yılında bu firma, Yapı yol İnşaat bu sahada 250 dönümden az bir sahada faaliyet göstereceğim diye “ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR” kararı aldırarak bu sahaya girmiş ve dağlarımızı delmeye başlamıştır. O faaliyetin sonuçlarını, çatalderede ki Çirkin oyuğu her yerden görebilirsiniz.

Şimdi de büyüyerek kapasite artırarak, beton santrali ve asfalt tesisi de kurarak 1000 dönümlük alanda 21 yıl süre ile günde 16 saat çalışmak istediğini belirtiyor! Ve bunun için ÇED yaptırtıyor!

  • Yasaların arkasından dolanıyor, tabiri caiz ise alavere dalavere ve gizli kapaklı işler çevriliyor. Görüyoruz ki ÇED yapmamak için 2012 de 1000 dönüm için değil sadece 237 dönümlük alan için işe başlamışlar. Şimdi 1000 dönüm itiyorlar AÇIKTIR Kİ 21 YIL SONRA DA O DAĞLARIN TÜMÜNÜ İSTEYECEKLER! Neden? Yavaş yavaş, halkı gerçekleri göstermeden, halktan saklayarak!
  • ÇED yapılmış, Alaattin’lilerin haberi yok. Son anda usulen haber veriliyor. İNCELEDE GÖRÜŞ BELİRT DENİYOR. Ve ÇED raporu 891 SAYFA!!! Alaattin’li, Yassıhöyük’lü vatandaşlar İnternetten, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arşivlerine girecek, ilgili ÇED raporunu bulacak, 891 sayfalık raporu inceleyecek ve görüş belirtecek !!! ÇOK AÇIKTIR ki bu görüş belirtilmesi için değil GÖRMESİNLER Kİ İTİRAZ ETMESİNLER diye izlenen bir yoldur!
  • ÇED kanunu gereği rapor sürecinde YÖRE HALKINA BİLGİ VERİLİR, PROJE ANLATILIR! Gel gör ki Alaattin’lilerin bu projeden daha geçen hafta Muhtara Kaymakamlıkça yapılan tebligat ile haberdar olmuştur.

İşte bu haberden sonra bizler de harekete geçtik. ÇED i mümkün oldukça incelemeye çalıştık. Ve açıkça gördük ki yöre halkının, Vatanın, Milletin Hayrı için BU ÇED RED EDİLMELİDİR! BU MADENCİLİK ÇALIŞMASINA İZİN VERİLMEMELİDİR! MEVCUT İŞLETME DERHAL FAALİYETİNİ DURDURMALIDIR!

Değerli Arkadaşlar;

  1. Açıkça görülmektedir ki Yapı Yol İnşaat ÇED YAPMAMAK için öncelikle 25 hektarın altında bir alan için ruhsat almıştır. Şimdi sahaya yerleşmiş ve kapasitesini dört kat dolaylarında artırarak 100 hektarlık alanda faaliyet göstermek istemektedir. Orman kanunu ve birçok yasa ve işleyişi ihlal ederek, yasaların arkasından dolanarak ve bazı oldubittiler yaratarak bölgemize telafisi mümkün olmayan büyük zararlar verecektir.
  2. ÇED dosyasının başında da açıkça ifade edilmektedir ki söz konusu saha ORMAN ALANIDIR.

Orman alanlarında madencilik çalışmaları yapılamaz!

  1. Dosyada da çok açık belirtildiği ve görüldüğü gibi saha YASSIHÖYÜK VE ALAATTİN e ait bir sahadır. İdari olarak YASSIHÖYÜK te olsa bile KULLANIM ve DOĞAL ETKİLEŞİM açısından ALAATTİN daha ilgilidir. Yine ÇED Yönetmeliğine göre ÇED sürecinde HALKIN KATILIMI TOPLANTILARI yapılarak halka bilgi verilmesi ve görüş alınması gereklidir. Bu kapsamda ALAATTİN DE HALKIN KATILIM TOPLANTISI YAPILMAMIŞTIR.
  2. İlgili raporda Yassıhöyük de prosedürel Halkın Katılım Toplantısının yapıldığından bahsedilmektedir. SONUÇLARINDAN BAHSEDİLMEMEKTEDİR. Oysa Yassıhöyük halkı itiraz ettiklerini ve toplantının tamamlanmadığını söylemektedirler.
  3. Alaattin Halkı söz konusu işletmenin ilk kuruluş amaç ve görevinin tamamlandığını ve artık kapatılması gerektiğini düşünmekte hatta bu günlerde kapanmasını beklemektedir. Söz konusu kapasite artımı ve ilavesinden son anda alınan ilgili yazıyla haberdar olmuş ve büyük bir üzüntü yaşamıştır.
  4. Bu yöre Alaattin in CAN DAMARI denilecek bir bölgedir. Önemli tarım alanlarının bulunduğu bir yerdir. “AKYAKA ARMUDU” O yöreye ve Alaattin e özel belki de yazılı literatüre geçmemiş bir ENDEMİK MEYVEDİR. Son yıllarda o yörede armut, elma, badem, ceviz, üzüm, kiraz gibi meyvecilik hızla çoğalmaktadır. Tıbbi aromatik bitki ve bilhassa LAVANTA tarımı da yakın gelecekte bu bölgede geliştirilmeye ve yaygınlaştırılmaya çalışan önemli katma değer yaratacak bir tarımsal faaliyet olacaktır. Velhasıl bu bölge, Alaattin Halkı tarafından özel bir tarım alanı olarak gelişeceği öngörülmekte ve planlamaktadır. S.S Alaattin Tarımsal Sulama Kooperatifinin SU KUYULARINDAN biri söz konusu sahanın dibindedir. Ve bölgenin yakınına kadar tarımsal sulama sistemi kurulmuştur. Bölgede sulu tarım olanakları mevcuttur.
  5. ÇED dosyasında belirtildiği üzere söz konusu tesis 21 yıl, günde iki vardiya çalışacak. Çalışma alanı bin dekar (dönüm). Rezerv derinliği 30 m. Yani 21 yıl süreyle ÇEVRE RAHATSIZ EDİLECEK. Birçok telafisi mümkün olmayan hasarlar oluşturacak ve sonuçta BİN DÖNÜM YÜZEY ALANLI VE 30 M DERİNLİĞİNDE ÇİRKİN BİR OYUK bırakacaktır!
  6. Söz konusu alan Alaattin ve Yassıhöyük Halkı nın özellikle küçükbaş hayvancılık için kullandığı önemli alanlardandır. Bu madencilik faaliyeti ile ruhsat sahasından onlarca kat daha fazla alan hayvancılık için de elverişsiz hale gelecektir. Bölgede daha önceki yıllarda kurulan ağıllar mevcut işletmeden olumsuz etkilenerek kurulamaz hale gelmiştir. Söz konusu madencilik faaliyeti nedeniyle şu anda küçükbaş hayvancılık olumsuz etkilenmiştir.
  7. Söz konusu alan E85 İzmir – Denizli – Antalya Karayoluna çok yakın ve TAM MANZARALI bir alandır. “Türkiye’nin Maldivler’i” diye anılan Salda Gölü Karayoluna tam manzaralıdır. Bu önemli TURİZM YOLUNDA Bu madencilik işletmesinin yaratacağı görüntü TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN MADENCİLİK, TARIM, DOĞA BİLİNCİ VE TURİZM anlayışında OLUMSUZ BİR İMAJ yaratacaktır!
  8. Çed raporu baştan sona yanlış, tutarsız ve yanıltıcı bilgiler ile her şeye rağmen madencilik yapılmasını sağlamak amaçlı yapılmış DERLEME bir rapordur. Jeolojik ve Hidrojeolojik bilgiler de tutarsızlıklarla doludur. Bir yerde 300 m derinlikte su bulunmadığı belirtilirken bir başka kesit çizimde 200 m dolaylarında su seviyesi işaretlenmiştir. Her şeyden öte mevcut tesisin ayakucu kadar yakınındaki S.S Alaattin Sulama Kooperatifinin Su kuyusundan hiç bahsedilmemektedir.

Sonuç olarak bu işletmeye izin verilmesi durumunda Alaattin ve Yassıhöyük ovasında yapılan tarım büyük zarar görecektir. Küçükbaş hayvancılık çok olumsuz etkilenecektir. Bölgede ürün kalitesi ilk yıllarda hızlıca düşecek birkaç yıl içinde de çok geniş bir alanda tarım yapılamaz duruma gelinecektir. Doğal çevre tahrip edilecek, tarım alanları çoraklaştırılacak, kullanılamaz duruma getirilecek, yeni tarım ve turizm potansiyelini sonlandıracaktır. Yaban hayatı sona erecek bölgeye has keklik, tavşan ve güvercin, bıldırcın yaşam alanı tükenecektir.

Tüm bu hususlar nedeniyle ilgili ÇED RAPORUNA VE KARARINA İTİRAZ ETTİĞİMİZİ, ilgili ÇED İN VE KARARIN İPTAL EDİLMESİNİ ve ilgili kapasite artışı ve ilave tesis kurulmasına izin verilmemesini, mevcut tesisin çalışma ruhsatının iptal edilerek faaliyetinin durdurulmasını ve SAHADA REHABİLİTASYON ÇALIŞMALARI YAPILARAK bölgenin boşaltılmasının sağlanmasını talep ediyoruz.

Mevcut işletmenin bu güne kadar doğal çevre ve tarımsal faaliyetlerimiz dahil her türlü  kişisel ve kamusal zararlara ilişkin tazmin ve ruhsat iptali talebi hakkımızı saklı tutmaktayız. İlgili itirazlarımızın dikkate alınmaması durumunda Doğal Çevremizin ve değerli Tarım Alanlarımızın korunması için  her türlü hak ve hukuk mücadelesi vereceğimizi de belirtmek istiyoruz.

DAĞLAR BİZİMDİR, DAĞLARIMIZI DELDİRMEYECEĞİZ!

“BU DÜNYA BİZE ATALARIMIZDAN MİRAS KALMADI O BİZE TORUNLARIMIZIN EMANETİDİR”

TORUNLARIMIZIN EMANETİNİ SAHİP ÇIKACAĞIZ!

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Alaattin Halkı adına

10/07/2019

 

 

İlginizi çekebilir