ABD’nin unutulan Sovyet işgali: Bizim burada ne işimiz var? – Kavel Alparslan

Rusya’da gömülen ABD askerlerinin cenazeleri, Washington uzun bir süre Moskova yönetimini tanımadığı için müzakere konusu edilmez. Yıllar sonra bulunan ve kimliği tespit edilen kimi askerlerin cenazeleri teslim edilir. Bu seferin ardından ABD’nin elinde kalansa Michigan’da yaptırılan bir Kutup Ayısı anıtı..

Ekim Devrimi’nin hemen ardından Sovyet yönetiminin, korkunç bir ‘iç savaş’ dönemiyle karşı karşıya kaldığını biliyoruz. İtilaf Devletleri’nin, özellikle Sovyetler savaştan çekildikten sonraki tavrının ‘askeri’ boyutuna da aşina sayılırız. İşgalde en radikal kartları dönemin ‘süper gücü’ İngiltere oynadığı için ABD’nin rolü gölgede kalabiliyor. Dönemin ABD Başkanı Woodrow Wilson, askerlerinin büyük çoğunluğunu Sibirya’daki karşı devrimcilere destek için ülkenin doğusuna çıkartır. Öte yandan Rusya’nın kuzeyine, Kızıl Ordu’yla savaşmak üzere 5 binin üzerinde Amerikan askeri gönderir. ‘Kutup Ayısı Seferi’ olarak anılan bu işgal Bolşeviklerin sayısı hiç de azımsanmayacak karşı devrimcilerle olan savaşında fazla bilinmeyen, ancak oldukça ilginç hikayelerin yaşandığı bir ‘cephe’.

‘In Russia’s Fields’ yani ‘Rusya Düzlüklerinde’ isimli şarkıyı, Kuzey Kutbu çemberinin hemen altındaki Arkhangelsk’e gönderilen ABD askerleri, ölen arkadaşlarına yazar. Sözlerden bir bölüm şöyle: Dört-beş-sekizdeki demiryolu köprüsü yakınlarında / ve Chamova ormanlıklarında tanıştık kara yazgımızla. / Kızıllardan önce düştük / Şimdi etrafımızda uluyan kurtların olduğu yerde / uzaklardaki, yalnız Rusya topraklarında.

Şarkının sözlerinden İtilaf Devletleri’nin Kuzey Cephesi’ndeki işgalinin yenilgiyle sonuçladığı çıkarılabilir. Bir başka bakışla bu sözlerden, ABD askerlerinin savaşmaya isteksizliği de anlaşılıyor. Yenilginin ardından alınan geri çekilme kararında ‘ordu içinde isyan’ tehlikesi oldukça etkili olur. Bugün Kutup Ayısı Seferi’ni ABD askerleri açısından inceleyeceğiz. Tabii öncesinde İtilaf Devletleri ve ABD’nin Sovyet işgalindeki amaçlarına kısaca değinmemiz gerekebilir.

İTİLAF ASKERLERİNİN SOVYETLERLE DERDİ NE?

İtilaf Devletleri’nin ofansif ilgisini anlatırken, ‘Ekim Devrimi’nin hemen ardından’ ifadesi aslında hiç de abartılı bir tanım değil. Fransa, İngiltere, ABD, Japonya, Kanada gibi güçlerin askeri çıkarmalarını bahane olarak gösterdikleri vurgulanıyor. Doğruya doğru bu tezlerin büyük bölümü yanlış değil, ancak eksik bir halde karşımıza çıkıyor. Mart 1918 tarihli, Almanya ile Sovyetler arasında yapılan ve Moskova için oldukça olumsuz şartlar altında imzalanan Brest-Litovsk Barış Antlaşması’yla Sovyet yönetimi resmen ‘Cihan Harbi’nden çekilir. İtilaf Devletleri Almanların doğu cephesi kapanınca tüm gücünü batıya aktaracak olmasından tedirgindir. Dolayısıyla Sovyet yönetiminin yıkılıp kendi kontrollerindeki ‘Beyazların’ gücü eline alması savaşta kendileri için daha faydalı olacaktır. Buraya kadar bir sorun yok ancak eksik olan kısım, İtilaf Devletleri’nin eşzamanlı isteği, savaş yorgunu Sovyetler’i savaşta tutarak, kendileri yerine Bolşevikleri Almanların yok etmesini sağlamaktır.

Bir diğer konu meşhur ‘Çekoslovak Lejyonu’dur. Rusya savaşa dahilken esir düşen ya da taraf değiştiren Çek ve Slovak askerlerden oluşan kolordu, Ekim Devrimi’nden sonra da Sibirya’da bulunuyordu. Sovyet yönetiminden alınan izin doğrultusunda sayısı 40 bini aşan askerlerin güvenli bir şekilde Batı Cephesi’ne geçişi onaylanır. Fakat çok geçmeden İtilaf güçleri ve karşı devrimciler, Sovyetler’in kolorduyu Avusturya-Macaristan’a teslim edeceğine dair bir söylenti yayar. Buna söylenti denmesinin anlaşılabilir nedenleri var. Çünkü hali hazırda Brest-Litovsk sonrası Sovyet yönetimi içinde çıkan karışıklıklarla ve örgütlenen Beyazlarla mücadele eden Bolşeviklerin, pek de güçlü olmadığı Sibirya civarında çıkacak bir isyan riskini alması, siyasi ve askeri açıdan tutarlı görünmüyor. Sonuçta Mayıs 1918’de korkulan ‘isyan’ patlak verir. Kolordunun isyanı kimi karşı devrimci güçleri de arasına katar ve bölgede 60 bin kişilik bir askeri güç doğar. Çekoslovak Lejyonu’na yardım bir diğer resmi müdahale nedeni olarak gösteriliyor. Burada eklenebilecekler öncelikle İngiltere, Fransa ve ABD’nin henüz Ekim Devrimi’nin dumanları tüterken Aralık 1917’de yaptıkları gizli bir anlaşmayla Sovyet Rusyası’ndaki etki alanlarını peşinen paylaşmalarıdır. Bu, İtilaf Devletleri’nin aldıkları işgal ve savaş kararlarının, yalnızca ‘stratejik’ olmadığı, aynı zamanda komünist düşüncenin yayılması korkusuyla sermayeden yana bir karar olduğunu gösteriyor.

.

‘BU SAVAŞ BOLŞEVİKLERE KARŞIDIR’ DİYEMEZDİK…

Buraya kadar genel olarak İtilaf Devletleri’nin tutumlarından bahsetsek de ABD’nin neden bu işe dahil olduğunu sorgulayabiliriz. Başkan Wilson’ın ülkesinin Rusya işgalini Çekoslovakya Lejyonu’nu ve Beyazların ‘kendilerini savunusu’ öne sürülerek temellendiğini görüyoruz. Dönemin ABD basınındaysa ‘Rusya’yı açlıktan kurtarma’ gibi ifadelere rastlıyoruz. Diplomasi diliyle bir işgal ya da askeri hamle için bunlardan daha ideal ifadeler olmasa gerek… Kansas’ta bulunan Ulusal Birinci Dünya Savaşı Müze ve Anıtı’nın başsorumlusu Doran Cart şöyle diyor, “Bu hareket açık bir şekilde Bolşevik güçlere karşı düzenlenmişti ama kalkıp gidip de ‘Bu savaş Bolşeviklere karşıdır’ diyemezdik. Bu eskiden aynı cephede yer aldığımız müttefiğimize karşı bir hareket olarak görülürdü” ifadelerini kullanıyor.

Rusya’nın kuzeyine 1918 baharına toplamda 50 binin üzerinde İtilaf askeri gönderilir. Alman yenilgisinin yaklaşıyor olması bu ülkelerin daha da güçlü bir şekilde Bolşeviklerin üzerine gelebilmesini mümkün kılar. Bunların çok büyük bir kısmı İngiltere’ye aittir. Aynı yılın Eylül ayında Amerikan askerleri Rusya’nın kuzeyindeki Arkhangelsk’e 5 bin 700 kişilik bir güçle çıkartma yapar (Doğudaki ABD kuvvetleri bu sayıya dahil değildir). Bu uzak ve neredeyse Kuzey Kutbu’nda yer alan bölgeye gönderilen askerler ABD’nin kuzeyindeki Michigan çevresinden seçilir. Nedeniyse diğer bölgeden gelen askerlerin bu soğuğa dayanamayacak olduğu düşüncesidir. Hatta seçilen askerler İngiltere’de eğitim aldıkları sırada Antarktika kaşifi Ernest Shackleton’dan “sıfırın altında sıcaklıkta hayatta kalma” dersleri görür.

KIRILMA ANI: ATEŞKES GÜNÜ KANLI SAVAŞ

İlk haftalarda işgal güçleri Kızıl Ordu’ya karşı kimi galibiyetler elde eder. Ancak kışın yaklaşmasıyla birlikte taarruza geçen Sovyet güçleri kısa süre içinde İtilaf güçlerinin ilerleyişini kesin bir şekilde durdurur. 11 Kasım 1918 günü, yani Fransa’da taraflar arası ateşkesin sağlandığı gün, ‘Kutup Ayıları’ için de oldukça tarihi bir gündür. O gün, ABD askerleri ve Kızıl Ordu arasında yaşanan çatışma kanlı kayıplarla Sovyet galibiyetiyle biter. 11 Kasım, ABD askerleri arasında huzursuzluğun tırmanmaya başladığı gündür. Verilen kayıplar ve Kızıl Ordu’dan duyulan korku bunda etkili olur. Ancak asıl sorun -her ne kadar ABD sonradan dahil olsa da- biten bir savaşın ardından neden çok uzaklarda ölmeye devam ettikleridir. İtilaf güçleri tarafından ortaya atılan ‘Bolşevikler Alman ajanıdır’ tezi de artık askerler için bir şey ifade etmemektedir. Çünkü eğer ‘düşman’ Almanya’nın yenildiği kesinleştiyse, hangi nedenlerden dolayı ABD askerleri Kuzey Kutbu’nun hemen altında bulunduğu sorgulanmaya başlar. Aynı şeyleri diğer İtilaf kuvvetleri için de söyleyebiliriz.

Biz ‘Kutup Ayısı Seferi’ni siyasi ve tarihi açıdan ele alıyoruz ancak memleketinden olabilecek en uzak bir noktada top atışları altında bulunuyorken insanın sorguladığı şeylerin gücü çok daha etkili olabilir. Hele ki askerlerini oraya gönderenlerin bu sorgulamaya verecek en ufak bir yanıtları yoksa…

.

‘NEDEN SAVAŞTIĞINI KİMSE BİLMİYORDU’

Ocak 1919’da Kızıl Ordu’nun ABD askerlerine taarruza geçmesinden sonra Kutup Ayıları geri çekilmeye başlar. Chicago Tribune gazetesinde 9 Şubat tarihinde yer alan karikatür bu olayı, ABD bayrağı tutan küçük askerin Ruslarla özdeşleştirilen bir boz ayının ağzında merhamet dilemesiyle resmeder. 1919 baharına doğru savaşmak istemeyen ABD askerlerinin üstleriyle girdikleri tartışmalar alevlenir. Kimilerinin yargılanması dahi önerilir. Kuzeydeki diğer işgal güçleri için de durum farklı değildir. Tüm bu olayların kolaylıkla ordu içinde bir isyana gidebileceği fark eden ABD, Kutup Ayıları’nı memlekete çağırma kararı alır. Ancak bir sorun vardır: Kuzey Buz Denizi’nin donmuş olması… Dolayısıyla karara ‘iklim ve hava şartlarının müsaade ettiği ilk anda’ ifadesi eklenir. Tabii Kızıl Ordu için bu karar bir şey ifade etmediği için taarruz Mayıs ayına kadar devam eder. ABD askerleri Arkhangelsk’i terk etmek için Haziran’ı beklemek durumunda kalır.

Kesin bir başarısızlıkla sonuçlanan seferde ABD ordusu resmi rakamlara göre 235 askerini kaybeder. Arkhangelsk’de bulunan 339. Alay’dan Teğmen John Cudahy şöyle diyor: “Son tabur Arkhangelsk’ten yelken açtığında, hiçbir asker bilmiyordu, hayır, belirsizlik bile yoktu, neden savaştığını ya da neden şimdi döndüğünü ve neden arkadaşlarını geride bıraktığını kimse bilmiyordu -onların çoğu tahta haçların altında kaldı.” Rusya’da gömülen ABD askerlerinin cenazeleri, Washington uzun bir süre Moskova yönetimini tanımadığı için müzakere konusu edilmez. Yıllar sonra bulunan ve kimliği tespit edilen kimi askerlerin cenazeleri teslim edilir. Bu seferin ardından ABD’nin elinde kalansa Michigan’da yaptırılan bir Kutup Ayısı anıtı…

ABD ve diğer İtilaf güçlerinin askerlerini farklı tarihlerde Rusya’dan çekmesi, bölgenin iç işlerine dair ilgilerinin de tükendiği anlamına gelmesin. İtilaf güçleri Beyazlara en büyük yardımı yan yana savaşarak değil, askeri ve mali destekle yapar. Nitekim Cihan Harbi’nden en büyük acılarla çıkan ve ardından yine korkunç bir savaşın içinde kendini bulanlar Kızıl Ordu’daki askerlerdir. Düşmanların çeşitliliğine ve cephe gerisindeki açlık ve sefalete rağmen zafer Kızıl Ordu’nun olur. Kutup Ayısı Seferi’yse askerlerin kara propagandalara doyduğu, siyaseti ve savaşı sorgulamaya başladığı sıradışı bir örnek olarak İç Savaş tarihine geçer…

Kaynaklar ve daha detaylı bilgilerin yer aldığı linkler

1- https://bowlersandhighcollars.com/2015/06/06/four-americans-in-russia/
2- http://www.inquiriesjournal.com/articles/1458/the-polar-bear-expedition-of-1918–1919-interpreting-masculinity-through-the-eyes-of-a-soldier
3- https://www.smithsonianmag.com/history/forgotten-doughboys-who-died-fighting-russian-civil-war-180971470/

Kaynak: DUVAR

İlginizi çekebilir